15 yaşımdayken gittiğim izmir'deki hayvanat bahçesinde tanıştığım bilge bir fil ile üzerine kelam ettiğim kavram.
file; karanlığın kötülük ile anılmasından olan rahatsızlığımı dile getirdim. karanlık kötü değil, insan ona kötülük atfediyor ve yanlış yapıyor dedim.
fil de hortumuyla beni sırılsıklam ıslatarak bu dediğimi onayladı. ve şöyle devam etti:
-evet haklısın. karanlık, sizin zihninizle yarattığınız bir kötülük imgesiyle yapışmış durumda. henüz kainatta kutsal saydığınız o ışık var olmadan önce derin bir karanlık mevcuttu. her yeri örten, kaplayan ve her yerde soluk alan bu karanlık, ışığın vücut bulmasıyla yırtıldı. yani kainatın ilk sahibi karanlıktı. ve kainatın ilk sahibi de " kötülüğü çağrıştırmayı" hiç hak etmiyor.
fil ile aynı fikirde olduğuma sevinmiştim. ne de olsa o bilge bir fildi.
insan görmediği zaman, zifiri karanlıkta kaldığı zaman her şeyi daha iyi duyabiliyor ve tüm kokuların farkında olabiliyor. ve sonra hayalgücümüz aklımızdaki türlü türlü korkuları uyandırmak için adeta avazı çıktığı kadar bağırıyor.
Üstteki yazar çok güzel şeyler paylaşıyor * iki gündür takip ediyorum, çok sevdim kendisini.
Karanlığa gelince * Yıldızları görmek için belirli bir karanlığa ihtiyaç vardır. Güzel sonuçlar için sanki kötüymüş gibi gelir yaşadıklarımız ama değildir aslında. sonunda yıldızları seyretmek var. Değer *
içinizden hiçbirinize ait hissedemiyorum,
Davanıza davam diyemiyorum.
Bilemiyorum, sorun bende mi? Ne yapsam kendimi?
Anlatsam derdimi
Her yer karanlık. Yarından umudum yok.
Aslında sorum çok ve cevaplar sayfalar dolusu önümde
Ne kadar görmek istesem de gözümle,
Her yer karanlık… Her yer karanlık,
Hiç ışık yok.
Ne zaman düşsem bu yalnızlığa
Kitaplar koştu hep yardımıma,
Binlerce yıl önce mum ışığında
Kavuşmuşlar insanlar aydınlığa.
Şimdi tüm bu ustalar izlerlerken
Ve güya tanrılar da bizlerleyken
Ne yaptık da düştük bu karanlığa?
Sanki uzanıyor ta' yanıbaşımdan sonsuzluğa.
Her yer karanlık. Yarından umudum yok...
Aslında sorum çok ve cevaplar sayfalar dolusu önümde,
Ne kadar görmek istesem de gözümle
Her yer karanlık… Her yer karanlık.
Hiç ışık yok.
Yine birilerini kızdırdım, yağıyor üstüme tanrının laneti.
Ne hain, ne katil, ne de hırsızdım
Tanrınız buysa beyler, yok hiç adaleti.
Protestler, yeni tezler üretirlerken
Bir şekilde marjinal olalım derken
Az olmak uğruna yine çoktan oldular,
Adeta koskocaman bir b.ktan ordular.
Ne yaptıysam olmadı, hep haksızdım
Söylemlerim pek çokları için tatsızdı.
Arkamda Titanlar olsa da fark etmez,
Onların gözünde ben hep dayanaksızdım.
Konuştukça gözlerinde düşüyorum
N’olur ört üstümü anne, çok üşüyorum
Delirtiyor beni insanların gamsızlığı.
Ne olacak da bitecek bu yalnızlığım?
Her yer karanlık. Yarından umudum yok.
Aslında sorum çok ve cevaplar sayfalar dolusu önümde
Ne kadar görmek istesem de gözümle,
Her yer karanlık… Her yer karanlık
Hiç ışık yok.