sanatçının şarlatanlık mertebesi hiç önemsenmez karadenizliler tarafından, yeterki müzik karadeniz müzigi olsun azcık yerinden kımıldatsın.
hatta karadenizliler tanıdıkları şarkıcıları daha çok severek dinlerler. tabi bunu anlamak biz karadenizli olmayanlar için mümkün değildir.
sözleri inanışlar, dünya hayatı ve aşk ilişkileri temalarında kuruludur. ritm ile de anlatılsa, tulum inlemeleri ile de olsa, mutlu sonuçla bitmemiştir çoğunlukla, fakat yine de vazgeçilmemiştir. durum kabullenilmiştir ve ti'ye alır şair kendini acısı ile beraber. belki amacı sevdiğini güldürmektir kim bilir.
bir kız arkadaşın ısrarı ile gittiğim bir karadenizli grubun konserinde sona yaklaştığımızda hala tek cümlesini anlayamadığım şarkıları dinlemekten hiçte keyif almadığımı belirtmem gereken müzik dalı.
kemençe çalar horon oynarlar, tulum çalar oynarlar, volkan konak, kazım koyuncu vs. şeklinde sınırlandırılamayacak kadar geniş kapsamlı incelenmesi gereken müzik tarzıdır.
öncelikle belirtmek gerekir ki; kemençe ordu' nun giresun' a yakın ilçelerinden başlayıp rize merkeze kadar kullanılan müzik aletidir. kemençeye dayanan karadeniz müziğinde eski pontus türkülerinin etkisi yoğundur. trabzon tonya civarlarında tamamen rumca türkülerin türkçe versiyonları söylenir. hareketli parçalar daha önceliklidir.
gümüşhane, bayburt civarlarında kemençe etkisi görülse de davul zurna daha öndedir.
rize merkezden ötesindeyse tulumun hükümdarlığı sürmektedir. bu bölgede pontus türküleri yerini laz ezgilerine bırakır. tulum hızlı ritmlerle coşturabilirken, yavaş parçalarda alır götürür insanı. ( tulum çalabilenlerdenim ne mutlu bana)
bu bölgede üç dilde türküler söylenir. bunlar lazca, türkçe ve hemşincedir.
daha doğuya yani hopa - artvin kısmındaysa ( özellikle hopa' dan ötede) gürcü müziğinin etkisi açıkça görülür. akordiyon ve mızıka türkülerin vazgeçilmezidir.
atma türkülerin karadeniz müzik kültüründe büyük önemi vardır. eskiden köylerde atma türkü yarışmaları düzenlenir ve atma türkücülere büyük saygı gösterilirdi. ( büyük dedem de bunlardan biridir)
büyük sanatçıları vardır karadeniz müziğinin. volkan konak, kazım koyuncu gibi büyük ustalara gelmeden evvel ustaların ustası maçkalı hasan tunç vardır. trabzon türkülerinin ağa babasıdır kendisi. mekanı cennet olsun.
he bir de, ismail türüt, davut güloğlu gibi kazmatörler vardır ki, kendilerini karadeniz müziği konusu altında görmek en basit tabiriyle ayıptır.
en underground şekilde erkan ocaklı tarafından icra edilmiştir. ismail türüt gibi ona buna yağlama yapmadan silahlı külahlı gezmeyi, gözükaralığı yüceltmiştir.
bazı şarkılarında gurbetçi karadenizlilere selam ederken alman erkeklerin mezheplerinin geniş olduğundan, hanımlarını kıskanmadıklarından da bahsetmiş ama neyse o konulara girmeyelim * allah rahmet eylesin.
bazı yazarlarca ismail türüt'le kazım koyuncu'nun aynı anda yüceltildiği, erkan ocaklı'nın tanımazdan gelindiği müzik türü. vah vah..
erkan ocaklı'nın dıptıslı, korg pa80'li parçaları imkansızlıklar arasında çıkmış albümlerdir. adam kasedini cd'ye dahi bastıramamış, yapımcı firma bile kasetten kayıt koymuş youtube'a albümü. bu adam "bir klibim bile yok" diyerek öldü.
kazım koyuncu ve diğer sanatçılar erkan ocaklı, kamil sönmez gibi abilerinin izine basarak bir yerlere gelmişlerdir.
celayirum cidayurim diyor ha? şunu bir dinle ondan sonra konuş;
yapımı basit müziktir. 1 adet sevup da alınamayan ela gözli yar, 1 adet çirpinan karadenuz ve 1 adet de kavuşulamayan gaybana geceler ortalama bir karadeniz eseri yapmanıza yetecektir.
Az önce o ses türkiye'de denk geldiğim ve tekrar hayran kaldığım müzik türüdür. inşallah bir tatilde gidip yerinde dinleyip horon tepme girişiminde bulunup rezil olacağım.