türk televizyonlarındaki kaliteli sayılabilecek nadir yapımlardan bir tanesidir. başrollerde kenan imirzalıoğlu ve bergüzar korel oynamaktadırlar. filmin konusu 70'lerde türkiyenin geçirdiği iç bunalımlar ve sosyal sarsıntılardır....
Nedir bu dizide yaşananlar aklım almıyor. Kadın tutturdu karadayıyı adalete teslim edeceğim diye. Beni kaçıramazsın, kanunsuzluğa izin vermem diyor. Sonra kadın yatağa giriyor adamla, fikri değişiyor, birden aydınlanıyor. Yahu 'Y..' effect bu kadr mı etkilidir yahu! En azından bu effecti bu kadar basit kullanmayın! Yazık.... Olsun diziyi izlemeye devam....
sevdiceğin o ses türkiye tutkusu sebebiyle ertesi gün netten reklamsız izlediğim dizi. Turgut yavşağının sonu geliyor ya yemin ediyorum içimin yağları eriyor. öyle kolay ölüm yok sana cancağızım.
Enterasan bir dizidir. Ezel ile karşılaştırılması gayet doğaldır. Oyuncu kadrosu, müzikler, heyacan, duygusallık ve en önemlisi de 'gizem' ve 'sırların bir gün ortaya çıkacağı' noktasında Ezel'e epey benzeyen dizidir.
Ancak dizide bir ton tuhaflık var.
Öncelikle dili. Olaylar 1970'lerde geçiyor. Ancak diyaloglardan ve dilden sanırsınız 100 yıl önce geçiyor. Oldukça suni bir Osmanlıca kullanılıyor. Üstelik turgut denilen savcının yerli yersiz 'mamafih' demesi var ya deli ediyor beni.
Diğer taraftan aslında dizi Türk adaletinin anasını ağlatıyor, rezil ediyor.
Bu da üzücü yanı. Hele hakim rolundeki kadının hiç hakimlikle alakası olaması var ya, o da ayrı bir muhabbet. Kadın belli ki aşk için yaratılmış. Ver coşkuyu gitsin....
Velhasıl kelam, milleti uyutsun bu dizi, uyumayı ve uyutulmayı çok severiz.....
güzel iyi hoş dizi de, izlemeyen insanı tam 2 saat 20 dakika esir edip kurtaramıyor.*
nasıl derseniz, şu an kaykılmış halde diziye odaklanan mal ve gereksiz arkadaşım bunu izliyor diye 2:20 dakikadır atv ye gömüldüm de ondan!
nazif baba ile dalyanın konuşması akabinde gözümden iki damla yaşı döken dizidir. ulan ben bu kadar sulugöz değildim be. deniz kenarında demli çay içeceksin benim canıma değecek. bu nasıl bir cümledir böyle?
fazlasıyla severek takip ettiğim dizidir.
zorunlu tanımı girdikten sonra şimdi asıl tespitime geliyor ve bu entrymi okuyan ay yapım yetkilileri varsa harbiden tespitim doğrumu yoksa rastlantı mı beni bilgilendirmelerini rica ediyorum
dün yayınlanan 39. bölümünde necdet ve feride sahnesi.
sahnenin linki bu;
yeni sezonda hiçbir haltın olmadığı dizi.
-savcının metresi, turgutu tehtit etmişti, ne oldu? fıss.
-turgutun pis işlerini yapan adam turgutu öldürecekti ne oldu? fıss.
sürekli kuru sıkı atıyor, ne zaman yem atsa o iş boşa çıkıyor. sıkmaya başladı bu iş.
2 sezon boyunca ne oldu diye bakıyorum belki 1 karış yol anca gitmiştir mahir.
mahir cezaevinden kaçıp evine geliyor, polislerde mahirin evde olduğu anda kardeşi orhanı tutuklamaya evine geliyor ve kapıyı polislere mahir açıp polisleri buyur ediyor..
Varsın Senaristler, biz izleyici kitlesini gerizekalı, salak, beyinsiz olarak görsün..
edit: (bkz: sarkar sarkmaz sarkan meme) adlı yazarımız, ''elektrik kesilince telsiz telefonlar kesilir. eski o modeller kesilmez'' diyerek uyarmıştır. Kendisine teşekkürlerimi bir borç bilirim.. Lakin beni uyardığı bu olay, senaristlerin yinede biz izleyici kitlesini, gerizekalı yerine koyduğu gerçeğini değiştirmediğini kendisine sözlük aracılığı ile iletme işlemini gerçekleştirmiş bulunuyorum.
bi heyecanla başladım izlemeye ilk 13 bölümü izledim sonra sıktı. sürekli bi tesadüf meydana geliyor olaylar çözülmüyor. aynı olayın etrafında sürekli dönüyor. ondan dolayı sonrasını izlemek içimden gelmedi.
saçma sapan bir dizi. bu diziyi izleyenlerin zeka seviyesini hep merak etmişimdir. aynı konu üzerinde dön dolan dur. ne zaman gezinirken denk gelsem hep mahkemedeler.