marlon kemal lakaplı gerçek hayatta yaşamış 1974 de kumarhanede öldürülmüş bir savcı ile dizideki savcı turgut arasında muazzam benzerlikler bulunan dizi.
anne ç nin metresi canlandırdığı dizi. hayır arkadaş kadında nasıl bir şans varsa hep extreme rolleri oynuyor. sevilmeyen anne, rahmetli savcının metresi. bu ney lan?
turgut'un en son evine gittiği savcı süleyman'ın madigudisi aslında nazif kara'nın ilk eşi.
kolyenin sol tarafında eliyle kapattığı yerde nazif kara'nın resmi var.
bana kalırsa savcı süleyman nazif kara'yı içeri attığında vicdanına yenilerek nazif kara'nın ilk eşine sahip çıktı.
hatta o kız nazif kara'nın kızı bile olabilir.
savcı turgut bu ilişkiyi ortaya çıkardığında ise nazif kara'yı kıskançlık cinayeti ile suçlayacak.
bu kadar uzun ve sıkıcı devam ederse izlemeyi bırakacağım dizidir. kenan imirzalıoğlu'nu bile es geçeceğim yani. bu ne anasını satayım! yukarıda da birisi yazmış hobbit örneğini... sinemada ara vermeden 3 boyutlu hobbit'i izledik, bu kadar sürede hobbit bile adamı "bit artık" moduna getirdi.
ama bu dizinin hedef kitlesi farklı olduğu için sürede hiçbir değişiklik yapılmayacak bence. binaenaleyh 2-3 bölüm sonra izlemeyi bırakacağım muhtemelen.
23. bölümü 45 dakika sonra başlayacak güzel dizi. ama umarım son haftalardaki sıkıcı bölümlerinin aksine biraz aksiyon, biraz ilerleme görürüz. tamam oyunculuk izlemek bile zevk veriyor ama, nereye kadar. açıp eski bölümleri izleriz oyunculuk izlemek istesek.
Türkiye'nin en profesyonel çoxcuk oyuncusuna sahip dizi. Böyle bir yetenek o çok sevilen OSMAN karakterinde bile yoktu. vay arkadaş analar neler doğuruyor.
kemiksiz 2 saat 10 dakika süren dizi. hadi biz diyoruz şu fringe'e başlayım filan, bölüm başı 45 dakika.
arkadaş yurtdışında birisi hadi yaa şu karadayıya başlayım dese sıçtı. tek bölümü neredeyse hobit kadar.
son bölüm aşırı sıkıcıydı. acıtasyon acıtasyon acıtasyon başka birşey yok. bu yönetmenleri anlamıyorum , abicim biraz yabancı dizileri izleyin artık türk halkını salak yerine koymayın bu ne ya böyle diziyi 2 saat yapmak için aptal aptal sahneler.
Dizinin başindan beri , savci turgut'un serranin en az 6. yada 7. kere boğazini siktiği dizi.arkadaş ya şu kariyi boğacaksan boğ yada her canin istediğinde şu kadini boğmaya çalişma.yazik günah ya.
Geçen izlerken aldığım caps, en arkadaki beyazlar ford transit okul servisi, en öndeki seat ibiza, onun arkasındaki hydundai elentra gibi duruyor. annem hep derdi her yer otomobil dergisi, alıp alıp caydanlığın altına kullanıp hiç ederdi demek ki bir gün. bu kadar okumanın faydasını görecektim.
bu senaristler beni asıl deli eden kişiler; ya arkadaşım feride bas bas bagırıyor ben işime duygularımı karıştırmam, araştırır sonuca vararım vs vs gibi geyikler yapıyor, ama olay mamafi ye gelince duygu ön plana çıkıyor ve o öyle adam degil mantıgına gidiyor. e hani nerde duygu karıştırmama olayı ? hem sen haftalarca yaver arat, hemde şüphe duyma. bu kadar salak hakim olmaz pardon da.
21. bölümü nazif baba'nın tutuksuz yargılanma haberinden sonra hüzün seline dönmüştür. nazif babanın hapisten çıkıp eve gelene kadar vurulacağını falan düşündüm. zira, ipne savcı turgut'un bir götlük peşinde olduğu aşikardır. ama götlüğün büyüğü ahırda duruyormuş, küçük nazif'e bir şey olursa, ben de yaşayamam.. yok la bi bok olmaz benden de, bebeye yazık, güzel oynuyor valla.