karabasan

entry486 galeri23 video2
    86.
  1. dini öğelerle bağdaştırılmaya çalışılan ancak sadece fizyolojik bir olay olan ve kadınların lohusa döneminde sık yaşadığı korkunç olay.
    0 ...
  2. 85.
  3. derin uyku halinde, üzerinizde aşırı bir ağırlık varmışçasına nefes alamama ve hareket edememe durumudur. kurtulması zordur. ne dua kar eder ne besmele. ufacık bir hareket yeter aslında ama felç olmuş gibisindir. onun geldiğini hissedersin. tanıdığın biri sanırsın önce için ürperince anlarsın karabasan ama yapılacak bişey yoktur. gelmiştir istenmeyen misafir. ağzın dilin, elin ayağın bağlanır, nefes alışın sıklaşır, zorlaşır. gözünden oluk gibi yaş boşalır.kurtulamayacakmışsın gibi gelir. ölüyorum diye geçer aklından. en sonunda refleks gibi kıprıdar bi tarafın kurtulursun ama ömründen de ömür gitmiştir.
    1 ...
  4. 84.
  5. national geographic tarafından da belgeseli çekilen bu olgu bir çok kültürde farklı adlarla tanımlanmıştır. insanlar uyku sırasında rem doneminin belirli safhasında(hızlı göz hareketi görüldüğü sıralarda) beyin, rüyanın etkisi ile vücüt kendisine zarar vermesin diye geçici felce sokar. bu esnada beynin uyanması bu durumu bozar fakat felç hali bir süre daha devam ettiği için insanlar haraket edemezler. o esnadaki rüyaları da sanki odalarında meydana geldiğini sandıklarından dolayı uzaylı kaçırmaları*, karabasan* veya * hayalet benzeri hayallerin görülmesinin sebebi de budur. fakat bu durum herkes için değil belirli insanlarda meydana gelmektedir.

    edit:imla
    3 ...
  6. 83.
  7. kendini komik sanan bazı insanların kara basan adamı adlaşmış sıfat yaparak iğrenç espri emellerine alet ettiği kelimedir.
    0 ...
  8. 82.
  9. her insanın hayatında başına en az 1 kez geldiği söylenen, halk arasında doğa üstü güçlerin varlıgına delalet ettiği söylenen ama tamamen bilimsel nedenlere dayanan olay.

    (bkz: uyku felci)
    0 ...
  10. 81.
  11. biz uykudayken gelir ve üzerimize kabus gibi çöker, elimizi kolumuzu bağlar. uykudan uyandığımızda da çok kötü bir kabus gördüm falan diye anlatırız bu karabasanı. bilim ile çok net bir şekilde açıklanıyor aslında ama halk arasında böyle bir isim almıştır işte. kabusunuzu anlatırken mahalledeki teyzeler: "vahh vaaah söyle de annene gitsin bir okutsun seni, evinizi cinler basmış yavrum" gibi saçma sapık şeyler söyleyip, gece rahat yatamamanıza da sebebiyet verebilir. çünkü; olayı büyütmüştür ve fazla dikkate almıştır. siz de yeniden geleceğinden korkarsınız karabasanın. yok yahu ne karabasanı "cin"in...
    1 ...
  12. 80.
  13. sadece fizyolojik bir olaydır. gerceklikle bir alakası yoktur. hurafeden baska bir sey degıldir.
    0 ...
  14. 79.
  15. yok kardeşim uzmanlar uyku felci falan diyor ama ben kesinlikle inamıyorum bu olaya. şayet ben artık kanka durumundayım elemanlarla , beni hiç yanlız bırakmazlarken ev arkadaşıma neden uğramıyor bu uyku felci madem ? o da düzensiz uyuyor , o da çok yemek yedikten sonra yatıyor , ya da ne diyim o da vize , final derken stres oluyo hatta daha çok stres oluyo ama elemanlar hep bana uğruyor nedense ?

    ama açıkça ilk geldiğinde cidden çok tırstırıyor adamı. efendim ben yıllardır ortaokul , lise yılları boyunca sağdan soldan duyuyorum bu efsanevi varlığı ama hem tırsıyorum bana gelmesin diye , hem de merak ediyorum bir o kadar. yok ekmek kırıntısının üzerine yat bakalım ne oluyor gece, tarzı söylemnlerle çokça karşılaştım lakin ben bu kırıntı olayını uygulamadım manyak mıyım nimetin üzerinde uyuyacam gece. neyse efendim en son bu elemanlar banim yıllardır süregelen merakımı duymuşlar ve beni de uygun bi zaman da ziyaret etmeye karar vermişler.

    üniversite ikinci sınıftaydım yurtta gece uyuyorum. odada da üç kişi daha var , çok korkulacak bir durum yok yani. gece birden uyandım ne oldu anlamadan üzerimde birşey !!! ulan noluyo diyorum. ama üzerime bişey bir baskı uyguluyo ki sanırsın akrep nalan üzerinde oturuyor. neyse bide derinden bir ses geliyo ki sorma gitsin. ama ses bir gelip bir gidiyo , baskıyla beraber ses de artıyor böyle wuuuuuuuuuuuuuuvv tarzı manyak tırsınç bir ses.. neyse ben uğraş dur , o an ki manyak ruh haliyle aklıma karabasan falan gelmiyo , ben diyorum tamam gittim acaba ölmeden önce ki durum bumu falan diyorum yok tövbe yarabbim cin midir , şeytan mıdır diye düşünüyorum. neyse efendim bu nuri alço edasıyla bir beş on dakika sonra koydu çocuğu gitti. ben ama o kadar tırstım ki gözlerimi açamıyorum , bırak gözlerimi açmayı abartmıyorum yarım saat ayağımın tek bir parmağını bile kıpırdatmadım * . tabi bu kadar korkmamda bizim yurdun her türlü korkuya davetiye çıkaracak konumda olması da etkili oldu. neyse yarım saat geçti ayağımı oynattım falan yavaş yavaş harekete başladım bir süre sonra gözümü açtım yavaş yavaş. ama odada birşey aroyorum , bişey geldi eminim , kapı sesi falan da yok çıkmadıysa hala bu odadadır herhalde diyorum. sonra yavaş yavaş jeton düştü. dedim heralde karabasan dedikleri zat bu olsa gerek. sonra bir şekilde uyumayı başardım .

    ve ertesi gün yeni bir hayata gözlerimi açmıştım artık . beni de artık karabasan basmıştı ve içimde buruk bir mutluluk vardı.

    ama gel zaman git zaman artık kanka olduk , bazen haftada üç bazen ayda bir sağolsunlar gelirler ziyaretime , arayı açmazlar hiç. bı konuda profesyonel oldum sayılır artık , bazen hissediyorsun uykuya dalarken bir ağırlık hafif hafif çöküyor üzerine kendini kasıp hareket edip açıyosun , beş dakika sonra bir daha geliyo dalarken uykuya sülük gibi yapışıyor gitmiyor namussuz. en gıcık yönü de bu olsa gerek , ertesi gün sınavın var gözüne iki saat uyku girsin diyorsun ama bir saati mundar oluyor böyle uykunun.

    aslında bunca yıllık geçmişimiz var , o da bir uludağ sözlük yazarı yada okuyucusuysa lütfen çağrıma karşılık versin ;

    lütfen artık ziyaret edeceğin günleri beraber seçelim. bak uygunsuz zamanda geliyosun , çat kapı geliyosun olmuyor böyle. ne bileyim ortalık dağınık oluyor , bakımsız oluyorum . sonra da sana mahcup oluyorum kanka. lütfen bir çağrı atıver gelmeden topraam.
    3 ...
  16. 78.
  17. ürkütücü olsa da yararlı olaydır. eğer karabasan olmasaydı insan rüyadaki hareketlerin aynısını yapardı.
    1 ...
  18. 77.
  19. ömrü hayatımda ilk defa, yaklaşık 2 saat önce yaşadığım tecrübenin halk arasındaki adı.

    yaklaşık 2 hafta önce ev arkadaşıma da gelmişti. olayı korkuyla karışık bir heyecanla anlatırken ben de hafif merak, bolca korku ve "aman gelmesin sakın, nasıl birşey olduğunu öğrenmeyeyim. neme lazım?" tırsmışlığıyla dinlerken, üzerinde çok geçmedi ve müşerref olduk kendisiyle. hafif dozdaydı Allah'tan. üzerimde öyle tonlarca yük yoktu. ben diyeyim 50, sen de 100 kilo en fazla. ama acayip bir kulak uğultusu. hiçbir yerimi hareket ettiremiyorum, "ğğaaaa, ğğaaa" gibi acayip sesler çıkartıyorum kendi kendime ve bunları da duyabiliyorum. yarı uyku, yarı uyanıklık hali. en son sabah ezanını duyduğumu hatırlıyorum. "ezandan sonra gelmez" tezini de çürütmüş olduk böylece. metafizik öğelere inanırım. ama "beynin uyanması, vücudun uyanamaması" açıklaması da mantıklı geldi bana. tekrar uyuyayım dedim, yemedi! çok değil, 1 saat sonra işe kalkıcaz. * * tırstım sevgili sözlük, itiraf ediyorum.
    1 ...
  20. 76.
  21. rüya içinde rüyada olduğumu ve gördüğüm ve hatta rüyayı da gördüğüm içiçe rüyalar silsilesi. saatlerce çığlık atmışım gibi hissettiren aslında birkaç saniye sürdüğünü bildiğim durum. fakat uyandığımda bağırmamama rağmen sesimin kısık olduğu ve boğazımın şiddetle ağrıdığını hissettiğim korkudan anlatırken gözlerimi dolduran olay.
    0 ...
  22. 75.
  23. Karabasan (Uyku felci)

    Uyku felci, uyandıktan hemen sonra (hypnopompic felç olarak da bilinir) veya, seyrek olarak, uykuya dalmadan hemen önce (hypnagogic felç olarak da bilinir), bedenin geçici olarak hareket edememesi (felç olması) ile karakterize edilen bir durumdur.

    Fizyolojik olarak, REM atonia olarak da bilinen REM uykusu sırasında oluşan normal felç ile yakından ilgilidir. Buna göre bazı bilim adamları ve fizikçiler bunun uyku döngüsünün "doğal" bir etkisi olduğuna inanır. Uyku felci beyin REM durumundan tamamen uyanık duruma geçse de beden felcinin devam etmesi durumunda oluşur. Bu durum, kişinin bilincinin tamamen açık olmasına rağmen hareket edememesine sebep olur. Ayrıca bu durum ile birlikte hypnagogic halüsinasyonlar olabilir.

    Çoğu zaman, uyku felcine uğraya kişi tarafından bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanılır. Bu yüzden, insanların hareket etmek istese de hareket edemediği rüya sayısı bu kadar fazladır. Uyku felcinin sebep olduğu halüsinasyonlar bazen durumun normal bir rüya olarak algılanmasına, bazen de oda içerisinde hayali şeyler görülmesine sebep olur.

    Uyku felcinin başlıca belirtisi uyanma öncesi veya uyuma öncesi görülen kısmı veya geçici iskelet kası felcidir. Diğer bir deyişle, bir kişinin uykuya dalarken veya uyanırken hareket edememesi veya konuşamaması hissidir. Uyku felci ile birlikte hypnagogic halüsinasyonlar olabilir. Bu halüsinasyonlar işitsel, dokunsal ve/veya görsel olabilir. Uyku felci kişi tekrar REM uykusuna dönmeden önce veya tamamen uyanmadan önce birkaç saniye veya birkaç dakika sürebilir. Çok uç durumlarda, 4-5 saat sürdüğü de bilinmektedir.

    Uyku felci, rüya gören bir kişinin rüyasında yaptığı hareketleri aynen yapmasını engellemek için REM uykusu süresince oluşur. Uyku felcinin fizyolojisi hakkında çok az şey bilinir. Bununla birlikte, uyku felcinin beynin pons bölgesindeki motor nöronların post-sinaptik inhibisyonu ile bağlantılı olduğu önerilmektedir. Özellikle, düşük seviye melatonin kasların uyarılmasını engelleyecek şekilde sinirlerdeki depolarizasyon akımı durdurabilir, ve rüyada yaşanan fiilin gerçekte yaşanmamasını sağlayabilir (mesela, rüyasında koştuğunu gören bir kişinin gerçekte koşmasını engellemek gibi).

    Ayrıca, bu düzensizliği yaşayanlar ve narkolepsiden muzdarip olanlar arasında belirgin bir ilişki vardır. Fakar, değişik çalışmalar çoğu insanın hayatlarında en az bir kez uyku felci yaşadığını göstermektedir.

    Bazıları, değişik faktörlerin uyku felci ve halüsansyonların yaşanma olasılığını arttırdığını rapor etmişlerdir. Bunlar :

    * Sırt üstü yatmak
    * Düzensiz uyuma saatleri; şekerlemeler, çok veya az uyumak
    * Fazla stres
    * Ani çevre/yaşam tarzı değişiklikleri
    * Olaydan hemen önce görülen berrak rüya. Ayrıca berrak rüya durumuna girebilmek için kullanılan bilinçli indüksiyon yaygın bir yöntemdir.
    * Yapay uyku yardımcıları ve antihistaminler.

    * Çin halk kültüründe, uyku felci "gǔi yà chúang" (鬼压床,鬼壓床, kelimesi kelimesine : "Hayalet yatağa basıyor": 鬼: hayalet, 压: basmak, 床: yatak), olarak bilinir. inanışa göre bir ruh veya hayalet uyuyan kişinin üzerinde oturup veya yatıp uyku felcine sebep olur. Bu ölümün güçleri tarafından, küçük çapta ruhun ele geçirilmesi olarak düşünülür ve genellikle kurban bir zarar görmez.

    * Hindistan'da, uyku felci hakkında iki düşünce vardır. Bunlardan biri uyku felcinde olduğu gibi uyurken bilincin açık olması aydınlanmaya ulaşırken görülen işaretlerden biri olmasıdır. Fakat aynı zamanda kendi aydınlanması için yol alan kişilere saldıran rakshasanın da (Hindu şeytanlar]]) bir hareketidir.

    * Japonya'da, uyku felci kanashibari (金縛り, kelimesi kelimesine: "metal içerisinde bağlanmış olmak": kana: metal, shibaru: bağlı olmak"), olarak bilinir.

    * iskandinavya mitolojisinde, uyku felcine bir Mara sebep olur, ya da bir mare - kabuslara da sebep olabilen kötü bir dişi hayalet. ilk olarak Norse Ynglinga destanında görülmüştür, fakat bu inanış muhtemelen daha eskidir. "Mara"; eski Norveççe, isveççe ve izlandaca ismidir, "mare" ise Norveççe and Danimarkacadır.

    * Newfoundland'de , yaşlı bir cadının ziyareti olarak bilinir, Newfoundland irlandacası ile Ag Rog).

    * Meksika'da, subida del muerto (tepeye tırmanan ölü) olarak bilirnir.

    * Yunanca'da, mora (Yunanca: μώρα) olarak bilinir, isim Slav bir kökenden gelmektedir.

    * Almanca'da, Hexendrücken (cadı basması) olarak bilinir.

    * Tükçe'de, karabasan olarak bilinir. Türkiye'deki genel inanışa göre bu metafiziksel bir olaydır ve özellikle inançlı insanlar buna bir cinin sebep olduğuna inanırlar, ve bazı dualar tavsiye ederler.

    * Hazaragi dili'nde, Syahi Zer Kado (basan mürekkep) olarak bilinir.

    * Güney Birleşik Devletler'de, insana binmiş bir cadı olarak tarif edilir.

    * Kore'de, Gawinullim, (가위눌림 kelimesi kelimesine: "Gawi tarafından bastırılmak."), olarak bilinir. Gawi'nin anlamı tam olarak belli değildir fakat genellikle "ruhlar" veya "şeytanlar" olarak bilinir.

    * Endonezya'da, Cavali insanlar tindihan derler, yerel lehçede okunuşu "tindhihen" (üzerine uzanılmak).

    * Filipinler'de, uyku felci genellikle Bangungot ile bağdaştırılır.

    * Vietnam'da,uyku felci, anlamı insanın üzerinde bastıran bir hayalet veya ruh olan "ma đè" olarak bilinir.

    * Antiller'de, "duppy tarafından binilmek" olarak bilinir.

    * Ortaçağ Avrupasında uyku felci, mara, incubi, succubi, diğer şeytanlar ve büyücülüğe bağlanırdı. ingiltere'de insanlar uyurken cadıların insanların göğsüne bindiğine, ve nefes alamama, kıpırdayamama gibi hislere bunların sebep olduğuna inanırdı.

    * Geleneksel Rusya inanışında uyku felcine, kötü evlilik, ihanet için ev halkını cezalandıran ev ruhu domovoi sebep olur.

    * Gelenksel islam kültüründe uyku felci bir cin ile açıklanır; insanlara benzeyen ve dünyada yaşayan bir ırk. "Cin" kelimesi kelime olarak gizli, görünmez, ıssız, yabancı olan herşey için bir yan anlam olarak kullanılır ve Kuran tarafından doğrudan işaret edilen iki yaratılmıştan biridir (diğeri de insandır). islami kaynaklarda, and islam iliminde, Cinler irade sahibi, dolayısıyla insanlar gibi yaptıklarından sorumlu yaratıklar olarak tanımlanmıştır. Onlar da insanlar gibi yaşarlar ve ölürler, toplum olarak yaşarlari bir kültürleri ve dinleri vardır.

    * Laos kültüründe, "hayalet seni sessizleştiriyor" diye çevrilebilen "pee um" diye bilinir. inanışa göre hayalet geceleri gelir, kurbanın kollarını ve bacaklarını tutar, üzerine bastırır, hatta ses çıkartamasın diye ağzını bile kapatır.

    * Finlandiya dlinde kabusa painajainen denir, fakat kelime olarak "basmak" demektir. Uyku felcinden esinlenilerek böyle bir kelime kullanıldığı düşünülüyor.

    * Macaristan halk kültüründe uyku felcine "lid*rcnyomás" ("lid*rc: basmak") ve "lid*rc", "boszorkány", "tünd*r" veya "ördögszerető" gibi doğa üstü varlıklarla ilişkilendirilebilinir."boszorkány" kelimesi Türkçe kökü "bas-"'tan türemiştir.

    * Bilimadamları uzaylı kaçırmaları, beden dışı seyahat, ve diğer paranormal olaylarından birçoğunun aslında uyku felci sırasında yaşananların yanlış yorumlanmasından kaynakandığını düşünüyor.
    *
    1 ...
  24. 74.
  25. geceleri insanları fenalaşdıran karayı gördümü basan.
    1 ...
  26. 73.
  27. uyku felcinin halk arasındaki dili.

    uyku sırasında görülen rüyaların harekete dönüşmesini engelleyen bölgenin kısa süreli felce uğraması. akabinde gözleri açmak, bağırmak istemek bağıramamak, hareket etmek istemek edememek...
    1 ...
  28. 72.
  29. trakya insanından karabasan geldiğinde kurtulma yolları:

    0 ...
  30. 71.
  31. geldiğinde hakkında okuduğunuz bir sürü bilimsel makalenin hiç bir işe yaramadığı basıcı. bu cümleyi yazdıktan sonra gelecektir mutlaka. hakkında ne zaman atıp tutsam gelmesinden dolayı şu soruyu soruyorum: bana beynimin bir oyunu mu bu?
    4 ...
  32. 70.
  33. bu gece içinde 2 kez üzerinde tepinmiş muhterem kişi veya kurum. daha önce çoook küçükken ziyaret etmişti ama bugün tekrardan gelmeye karar vermiş belli ki... tamam gelsin lafımız yok ama beceriliyormuşum hissine kapılmam neden? ne yapıyorsun üstümde güzel kardeşim?
    3 ...
  34. 69.
  35. 68.
  36. herkese basabilir..dikkatli olmak lazım.3 kevser 1 elham caredir
    1 ...
  37. 67.
  38. karabasan, bir yerden düşer gibi sıçrayıp kasılmak, gözünüzü kapattığınızda olduğundan daha karanlık görmeniz ve uykuya dalıcağınız sırada zihnin ani hayallere sürat etmesi, buna ister bilinçaltının hararetlenmesi densin isterse beyin yanılgısı burada zarar vermeye çalışan bir varlığın mevcut olduğu muhtemel ve geceleri babannenizin okuduğu yasin tebarekelerden ve dualarınızdan gayri sığınağınız yoktur. o yüzden o geceyi düşünmemek en iyisi toprağın altı zaten kötü nefes aldığımız ana şükretmek gerekir. ceylan otlarken bir ses duyar ve hemen oradan kaçar çünkü bilir çıtırtının geldiği yerde ya ölüm yada korkucağı bir şey vardır kurcalamaz (savaşma sıvış ilkesi) ama insanoğlu bunu yapamaz kurcalar kurcalar ve kendine zarar verir.
    1 ...
  39. 66.
  40. 65.
  41. başlarda çok sallamadığım, hatta başımın üzerine yaptığı baskıdan sanki uçuyormuş hissi aldığım için hoşlandığım ama son zamanlarsa sık sık beni ziyaret eden hede.

    şimdi uyanıkken fiziksel ya da psikolojik olduğuna inanmak istiyorum ama gece kulağıma fısıldarken bu fikirler kalmıyor tabi ortada.mecbur ne dua biliyorsak okuyoruz. bu arada karabasan gittikten sonra uyandığımda beynimin sol tarafında bir zonklama oluyor 10-15 dakika kadar ki beni en çok korkutan bu.

    aramızda geçen birkaç olay;

    -
    *
    ben: noluyo lan uyandım mı... hass. geliyoOoo.. *zınnnnnnnnnnnnn* ıggkk..
    o: kikikiki... fısır fısır fısır...
    ben: bismmm
    o: bunu ancak hızır paklar!*
    ben: neeeeey! allaahımm bismm..

    ve herkesin bahsettiği gibi etrafı görebilmekteyimdir. o an yatağın kenarında böyle korkuluk gibi, o türk filmindeki gulyabani gibi bişey belirir. eli, kolu, kafası seri bi şekilde sağpa sola hareket etmektedir. gittikçe yaklaşır, gittikçe yaklaşır ve korkunun zirvesindeki anda kaybolur gider.
    -

    -
    huzurlu bi şekilde uyunmaktadır, odanın kapısının açıldığı hissedilir. ben acaba babam odaya mı geldi diye düşünürken bir gölge boynum, yanağım civarına gelir yerleşir.

    ben: aha babam öpecek mi napacak özlemiş heralde adam.
    o : ...
    ben: ulan bi bokluk var ama..
    o : zınnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn
    ben: haydaaaa bismm...
    o : kapıyı kapar gider
    -

    daha çok karşılaşmamız oldu da hepsini yazmayayım buraya. bazen belimde bir tırnak batırma acısı, bazen beni yataktan düşürüp düz* taklalar attırdığını hissedip yatakta uyanmam, bazen duyduğum al sana al sana sesleri, bazen odaya sessizce girmeye çalışan insanlar olduğunu hissetmem, fısıltılar duymam gibi gerçekleşen bir sürü karabasan vakası yaşadım.

    bu olayın benim için sadece abdestsizken yaşanması bu olayın metafiziksel bir yanı olduğu hakkındaki fikrimi güçlendiriyor ama bunu yaşarken kendimden birşeyler katmam (hızır paklar bunu falan*) olayın psikolojik bir boyutu olduğunu da gösteriyor. uyku düzensizliği konusunda özellikle son zamanlarda rekora giden bir insanım, 4'te yatıp 7'de işe gitmeler falan da bu olayın fiziksel bir olay olabileceği ihtimalini her daim güçlü kılıyor.

    sanırım bu olayı ilk yaşadığımda bilim adamlarının açıkladığı gibi fiziksel bir olaydı yorgunluktandı. daha sonra ben buna anlamlar yükledikçe senaryolar da şenlendi, bahanelerim arttıkça* yaşama sıklığım da arttı.

    ne olursa olsun yaşaması hoş birşey değil, özellikle fısıltılar falan çok korkunç oluyor, hiçbirşey yapamamak hareket edememek de bu korkuyu arttırıyor. bu olay fiziksel de olsa metafiziksel de olsa dua etmek bulabildiğim en rahatlatıcı kurtulma yöntemidir.
    2 ...
  42. 64.
  43. fizik ötesi veya paranormal bir durum yoktur. her şeyin açıklaması elbette var. hatta gördüm, tamamen hissetim diyenlerin bile.
    öncelikle daha önce açıklanmış ama pek sallanmamış açıklayalım tek tek.
    beyin, sırları sonsuz olan muazzam bir aygıt. ne kaynağını ne de çalışma mekanizmasını ne de kapasitesini tam olarak bilmiyoruz.
    henüz, uyku ve rüyanın ne olduğunu dahi tam bilmiyoruz ama yapılan en basit açıklama şu.
    uyku esnasında hafıza bir nevi arşivleme moduna geçiyor. bilgileri önem sırasına koyuyor. örneğin bir erkek beyni düşünelim, o gün gidilen kafedeki garsonun ayakkabısı bilgisi anında çöpe ( çöpe atılmaz aslında çoook diplere saklanır, neyse), arkadaş grubunuza bir uğrayıp giden çocuğun adı arka raflara, çalıştığınız dersin bilgileri ön sıralara, yarın ki şampiyonlar ligi maçı ise en öne yerleştirilir. sonra bir kapı pencere açılır beyin iyicene bir havalanır. böylece pırıl pırıl bir beyinle uyanırsınız.
    bu ensada sayısız bilgi geçer beyinden, rüya da, bu geçen onlarca bilginin yaratmış olduğu slaytlardır bir nevi. lucid dreaming yapanları, hafızdaki bir anı yakalayarak orada oynama yapabilir. bu da arşivleme işleminin iptaline ve yorgun uyanmaya sebebiyet verir. hipnoz ile eski anılara inme mevzu da bunun gibi birşey neyse.
    şimdi gözünüzün önünden görüntüler geçiyor, mesela dün kaybolmuşsunuz, o sokağın görüntüsü, bir an hafıza üst üste biniyor ve gene kaybolacağım diye başlıyorsunuz koşmaya.
    azizim, beyinden koşma emri geldi bir kere. kaslarınız o anda yukarda olan durumun farkında değil. kaslar işçi, beyin başbakan. işçiler bakıyor emir geldi. başlıyor kolunuz bacağınız sallanmaya, dangur dungur sağa sola çarpmaya.
    hehe olmuyor tabii böyle birşey. çünkü beyin uyumaya başlayınca yandan bir şalteri kapatarak beyine verilen komutların vucudun diğer bölgelerine gitmesine izin vermiyor. ancak kaslardan gelen özel isteklere cevap veriyor zaman zaman.(kaşınmak vs)
    tam o esnada bir şey oluyor ve süper makine insan uyanıveriyor. beyinde bir telaş. ulan adamı kapattıydık, bir anda uyandı şerefsiz diye. belgeler kağıtlar havada uçuşuyor.(yani anılar ve görüntüler)
    insan, beynine emir veriyor. kolumu kaldır. ama kalkmıyor çünkü şalter kapalı. konuşmak istiyor ama henüz oraya enerji verilmemiş. neyse sonra yavaş yavaş kaldırılıyor tüm şalterler ve vucud kendine geliyor.
    ha burada burayı sonradan ekliyorum. tabii ki bu şalterin kapalı kalmasının çeşitli sebepleri olabilir, yorgunluk, hastalık, nabız değişikliği vs. normal birşey değil yani bu.
    karabasan dediğiniz şey bu. kaslarınıza emir verememeniz.
    peki bunu gerçekçi biçimde gördüm, yaşadım diyenler var.
    bilimsel araştırmalar göstermiştir ki, uzaylılar kaçırdı, efendim odama hayalet geldi diyenlerin çoğu karabasan denilen, geçici uyku felcinden muzdariptir.
    şimdi entry'yi biraz geri saralım, ama unutmayın, nasıl karabasan herkeste olmazsa bu da çoğu karabasan yaşayanda olmaz. ama olabilir. az daha sar geri hah dur.
    uyanmışsınız ve beyinde görüntüler hala uçuşuyor. siz birşeyler yapmak istiyorsunuz ve o anda beyin hata veriyor. beynin içinde durması gereken, bazı koku, ses ve görüntüler dışarıya sızıyor.
    bilindiği üzere göz görmez. göz mekanın bir fotoğrafını çekip beyine iletir. beyin de bize böyle bir durum var hacı diyerek gösterir. göz o sırada, mesela odayı görüyor. beyin de odayı bize yansıtmak isterken üzerine, beyindeki ekstra görüntüyü de bindiriyor. yani bildiğin foto montaj yapıyor şerefsiz.
    bu esnada farklı kokular alabilir, sesler duyabilir hatta odada dolaşan birilerini görebilirsiniz. bu korkutucu bir deneyimdir. çok sık rastlanmasa da, çok nadir bir değildir.
    bu noktadan sonra iki ihtimal var. ya uyanırsınız ve yaşadıklarınız korkutucu bir anı olarak kalır, ya da...
    ikinci olasılık gerçekten çok enteresan. beyinin gücüne bir kez daha şaşırıyoruz. sakin kalmayı başarır ve beyninizle çok ters gidip hareket etmeye çalışmazsanız, bir arkadaşın yukarıda belirttiği, karıncalanma ve uyuşma hissi ile tekrar uykuya gidersiniz. o an beyinde ek mesai başlar. tüm arşivler dökülür ve az önce yaşanan tecrübe, adeta arşivin dehlizlerine kaldırılır. bu şerefsiz anılar, hipnoz gibi yöntemlerle ortaya çıkarılınca, beni uzaylılar kaçırmış, odamda hayalet varmış veya önceki hayatımda kraldım diyenler çıkar. bunlar sallamamaktadırlar. sadece rüyalarını gerçek sandıkları sahte bir görüntüyü, zihinlerinin karanlık odalarından gün yüzüne çıkartmışlardır.
    neyse azizim, durum bundan ibarettir. hoş bir şey değildir ama korkmak da yersizdir.

    ekleme: copy-paste değil alın teri. ayrıca eksileyen arkadaşa da bir çift lazım var; +rep beyler emeğe saygı. *
    41 ...
  44. 63.
  45. kişinin gözleri açık olduğu ve etrafında konuşulduğunu duyduğu halde kolunu bile kaldıramayıp sesininin çıkmadığı esrarengiz bir durumdur. Eğer kişi karabasanlık durumuna bağışıklılık kazandıysa bundan sonraki karabasmalarda bilinçli olarak tepki vermemekte aksine onlarla arkadaş olmakta, hele birde bütün exorcist film türlerini izlediyse en korkunç karabasan bile sıradan bir hacı bakkal kadar değer bulamama durumu oluşabilir.Bi nevi koy dötüne rahvan olayı. *
    2 ...
  46. 62.
  47. uykuya daldıktan hemen sonra veya uyanmadan hemen önce beynin uyanık vücudun uyur vaziyette olması durumuna halk arasında uydurulan hikayenin ana karakteri.beyin ayağa kalkmak ister ancak vücut uyuyordur tepki yoktur esas oğlanda bir yaratığın ellerini kollarını tuttuğunu sanar.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük