En sevdigim. En sevdigim yolculuk türü olarak kalacak.
doğu ekspresinde yalnız bir kompartımanda yolculuk yapmak. Kitap okumak manzarayi izlemek o manzaralarda zamaninda yaşamış insanları düşünmek. Trenin gürültüsüne güvenerek şarkı söylemek. Bazen bir teyze bir amcayla tanişmak hikayelerini dinlemek uzun uzun.
Trenin tıkır tıkır sesinde uyuya kalmak. Tarifsizdir tüm bunlar.
En iyi Özhan Eren'in yorumladığı türküdür. Girişinde yer alan şiir ise bir başka güzeldir.
Sevdiğim iki gözüm
Bu sana ilk mektubum...
Yazamadım bir türlü biliyorum suçluyum ...
Kızma sakın ne olur , sanma seni unuttum ...
Bildiğin gibi değip bu hasretlik denen şey.
Hele birde on günlük askersen heyyy yavrum heyyy !
Kışlanın duvarları soğuk olur, üşürsün uzar gider geceler düşünür düşünürsün gün sanki hep aynı gün hiç bitmemiş sanırsın.
Ne geçmiş, ne gelecek, ne memleket, ne adım. Bir sen varsın içimde, bir seni unutmadım.
Bir ali var bizim koğuşta Konya'lı saç çalari türkü okur. Mektup der Kara Tren der, içimiz burkulur.
Dedim ya askerde sevda çekmek zor olur. Sayılı gün tez geçer sen iyi bak kendine, mektup yaz bol bol, ama verme Kara Trene...
içine binildiği anda bir dolu huzur sağlayandır. sanki onun içinde hiçbir zarar gelmeyecekmiş gibi hissettirir insana. hele ki sesi alır götürür dağlara denizlere ovalara güzel ülkemin tüm güzel yerlerine.
ilgili türkülere konu olan tren, izmir-diyarbakır arası çalışan posta trenidir. türküdeki "kara tren gecikir belki hiç gelmez" dizeyi pratik hayata dair günümüzde dahi halen değişmemiş bir gerçeği iletmektedir. örneğin sefer saatlerinin yazılı olduğu panoya baktığınızda saat 9:00 da adana istasyonu'ndan kalkması gereken trene binmek için saat 10:30'da istasyona gider ve hareket amirliğine sorarsınız trenin akıbetini. alacağınız cevap trenin daha yolda olduğu, bir saatten önce gelmeyeceği olur. her gün birer tren karşılıklı olarak diyarbakır ve izmir'den kalkar; yola çıktığı günden itibaren üçüncü günün içinde bir zaman diliminde son istasyona varır. diyarbakır-yolçatı(elazığ)-osmaniye-adana-karaman-konya-afyon-uşak-manisa-basmane (izmir) şeklinde bir güzergah kullanır. insanların bu ömür törpüsü aleti ulaşım aracı olarak kullanmasının ise sebebi çok basittir; çünkü neredeyse şehiriçinde otobüse verilen kadar bir ücret karşılığında böylesi uzunlukta bir şehirlerarası seyahatte bulunmanız mümkün olmaktadır. bu trenin kişiye kattığı en büyük fayda ise yurdum insanını tanımak ve onla kaynaşmak adına bulunmaz bir ortam hazırlamasıdır.