kraliçe karıncanın koloniyi birtakım sesler çıkararak farklı farklı yönlendirdiği yapılan deneylerle kanıtlanmış olan canlı türü. ayrıca tamamı yeryüzüne çıktığı vakit dünyadaki canlı nüfusunu rahatlıkla yokedebileceği bilinmektedir. bu hayvanlar bildiğin gördüğün aşiret çatışmasına girerler mesela. iki koloni birbirine dalıp kıran kırana savaşırlar ve ayrılmazlar da(ayırmayı da denedim ordan biliyorum). büyük parça yiyecekleri taşıyamazlarsa unufak eder yuvaya öyle götürürler, bu süreç iki hafta dahi olsa işlerine yarayan ne kadar parça varsa taşıyana kadar, bitirene kadar didinir o kocaman yiyecekleri götürürler. bu bakımdan doğanın en iyi temizlikçilerindendirler.
ancak ısırma huyları pistir, zaman zaman tek gözü açık uyuyan bir insan olarak gözümün acısıyla uyanıp, içinden birkaç tane karınca çıkarmışlığım vardır. bunların da dışında tadları ekşidir, kötüdür. bu nedenle özellikle bahçe katında oturan insanlar yiyeceklerine dikkat etmelidir, elmanın, armutun içine kadar giriyorlar.
ve son olarak; bu hayvanlarda görerek öğrenme yoktur. ölerek öğrenme vardır. yarım bardak kolanın içinde 500 ölü karınca olsa bile 700 tanesi daha düşer. kolanın asidi kaçtıysa bir ihtimal yaşatılabilirler ancak diğer türlü olmuyor.
bazen uzerine basinca da olmeyen yaratiktir. ilginc.. sanirim ayakkabinin altindaki bosluklara denk geliyor, ya da zeminin biraz yumusak olmasindan... birde uzerine su dokunce epey bir sure su ustunde kalabiliyor.. olmuyor hemen.
insanı farkedemeyecek kadar küçük olmasına rağmen, toplumsal açıdan, sosyalleşme açısından onu ezen bir çok özelliği vardır. biz bir apartman olarak kira parasını veremezken, bu küçük yaratiklar milyonlar halinde tek yürek olabiliyorlar. *
durmaksızın harıl harıl çalışmaktan sızlanmamasıyla tanınmış ve kış geldiğinde ağustos böceğine laf sokmayı üzerine vazife gören minik hayvanlardır.enteresandır gittikleri yolu kaybetmezler çünkü takip edilen yola sinen kokuları yönlerini bulmalarına yardımcı olur.
bak biraz önyargılı davranıcam, sevmiyorum lan bu hayvanları.
bizim toplumda, pek bi sevilir bu ırkını sktiklerim. acaip tolere edilirler. babaannemden başlayarak pek çok kez şu benzeri cümleler duydum: "karıncalar temiz hayvanlardır, pislik tutmazlar" nedir abicim ya? heryerde dolanıyo bu yavşaklar, oraya buraya girip çıkıyolar sonra da temiz kalıyolar?!?!
bi de sırf karıncaların tşşağı için ağustos böceği de harcandı gibi geliyor bana. yani sırf bu yaratıklar prim yapsın deyu ağustos böceklerini damgaladı insanoğlu. karıncalar çalışkan falan değil haceli, adamlar yazın çalışıyor, kışın yatıyor. stokçu lan bunlar, istifçi..
gerçi pazar sabahı, kinlenip karıncalara kaydıran adamın da enteresan bi ruh hali var gibi.
gözünü dünya hırsı bürüyen hayvandır.insanlıktan nasibini almamış bu hayvanın yüreğide taştandır, hangi insan evladı donan böceğe yardım etmez? herkül gibi olanları da vardır, bunlar ağırlığının 40 katını kaldırırlar.
- işçi karıncaların neredeyse tamamı dişidir. Erkekler çiftleştikten kısa bir süre sonra ölürler.
- Karıncalar yaklaşık 60 milyon yıldır değişim geçiriyorlar.
- Kraliçe karınca 20 yıl yaşayabilir. Ve yaşamı boyunca yaptığı tek şey yumurtlamaktır.
- 500 binin üzerindeki bir karınca grubu bir kuşu, bir domuzu ya da bir atı öldürebilir.
- Bir karınca kendisinden 50 kat fazla bir ağırlığı taşıyabilecek güçtedir.
şirin iki anteni, dişlek ağzı, cüssesine göre kocaman bir beyni ve üstün özellikleri bir arada barındıran kendi halinde emekçi diyebileceğimiz bir hayvandır.
birçok insan karıncalara sempati duyar ve çoğu zaman hayran kalır. planlı çalışmaları, hemen organize olmaları, bir karıncanın nesi var, bir koloni gelince görürsün sen felsefesiyle hareket etmeleri şahanedir. bundadır ki karıncalarla ilgili sayısız film, çizgifilm, araştırma, belgesel vardır.