kapı kapatmayı öğrenmeme noktasında direnen öküz desek daha doğru olur. sözkonusu öküz, gerçek öküzleri gücendirdiğinin farkında değildir. malum öküz dediğimiz kontrollü güç teknolojiye yenik düşene değin insan hayatında yardımcı oyuncu oyuncu rolünü kimseye bırakmamıştır. askerde mektup yazan delikanlı onun hatırını sormayı ihmal etmemiştir. işte kapıyı kapatmayı, daha doğrusu gerektiği gibi kapatmayı beceremeyen kişi aldığı mahlası pek de yabana atmamalıdır. zira yaptığı eyleme göre mahlasın mesajı hafif kalmaktadır.
insan kılığı içinde dolaşan öküzdür. bunlardan biri de benim ev arkadaşı. adam istisnasın sabah, gece demeden tüm gücüyle kapayı çarpıyor. ulan bu kapının kapı kolunu sadece açmak için değil bide kapatmana yardımcı olsun diye koymuşlar. kapı kolunu bir kullanda sen yeni bir şey öğrenmiş ol, bizim de arada bir ödümüz bokumuza karışmasın. anlaştıysak gidip bir çay koy bakayım, hadi gözüm görmesin.
görmemiştir. nasıl bulduysan öyle bırakmak bu işin en alt noktasıdır. yani en kötü yapacağın davranış, nasıl bulduysan öyle bırakmaktır. he güzelleştirmek, derlemek, düzeltmek senin kaliteni gösterir o ekstra öyle bir şey beklemiyoruz zaten.