kapitalizm

entry1440 galeri132 video21
    157.
  1. istesekte istemesekte yasadigimiz yasamak zorunda oldugumuz sistem.
    0 ...
  2. 156.
  3. öyle ya da böyle insan doğasına en uygun sistem olarak bilinir. insan sürekli daha fazlasını ister, kapitalizm de hep daha fazlasını hedefleyen bir formdur dolayısıyla bugüne kadar başka bir yaşam felsefesine izin vermemiş, bu konudaki denemeler de kısa sürede başarısızlığa uğramıştır.

    edittir bu: ben kapitalist falan değilim kardeşim doğruları söylüyorum. eksi vermeden önce biraz düşünün..
    1 ...
  4. 155.
  5. gelişmesine en çok komünistlerin sevinmesi gerekir. tabi diyalektiği yalayıp yutmuş gerçek manada komünistlerden bahsediyorum. üniversiteli, zeytin yeşili parka gibi gereksiz metaforlarla kız tavlamaya çalışan eblehlerden değil.

    marx kapitalizmi inceleyip ortaya koyarken kapitalizmin en ileri düzeyde olduğu ülkeleri göz önüne aldı. kapitalizm gelişecek, gelişecek ki gelir dağılımı arasındaki uçurum artacak, gelişecek ki üretim iliişkileri arasındaki çelişki keskinleşecek. bugün kapitalizmin gelişmesinden rahatsızlık duyan marksist, diyalektiği saptırmakta, tarihsel sürecin rayından çıkmasına sebep olmaktadır da o küçücük beyniyle bunun farkında bile değildir.
    3 ...
  6. 154.
  7. 153.
  8. 152.
  9. 151.
  10. Kapitalizmi tarif etmek için illa soros yada ayn rand okumak ve bunun üzerine tahliller yapmak gerekmez. Kapitalizm nedir biliyor musunuz? Ben size iki cümle ila bir ansiklopedi dolusu bilgiyi özetleyeyim;

    Kapitalizm; "Para Var, Huzur Var"
    3 ...
  11. 150.
  12. kim ne derse desin sevdiğim bir sistemdir. bayılıyorum hatta. yok sömürüymüş yok vahşiymiş falan fistan. her şey çok masum da çok evcil de bi bu kaldı vahşi. bi git ya.

    o kocaman kocaman alışveriş merkezlerinin yemek bölümünde keşfettim bi gün bunu.

    gittik yemeğimizi aldık , oturduk masanın birine, yedik bi güzel. sigaramızı içtik.

    yediğimiz yemek artıkları masadan taşacaktı artık. iğrençtik. o mayonezler , ketçaplar falan. bildiğin yemekten sonra tiksinirsin ya aynen öyle işte. tiksindik biz de.

    sonra sigaramız bitti.

    çay içtik.

    çay da bitti , masada öyle durmaya devam etti. masa hınca hınç yemek artığı ve pislikle dolu tabi.

    sonra kalktık, siktirip gittik. onları orda öylece bırakarak.

    ne güzel dedim ya arkadaşa.

    orda öyle yolunmuş tavuk götü gibi kaldılar.

    skmişim fakirliği, bezmişliği dedim sonra...

    sonra taksiye atladık eve geldik.

    akşam evde yemek yiyesimiz gelmedi..
    2 ...
  13. 149.
  14. para sahiplerinin sürekli üretimine dayalı ekonomik sistem. liberalizmin devlet yönetimi olarak benimsendiği ülkelerde görmeye şaşırmayacağımız bir ekonomi uygulaması. en aşina olabileceğimiz sistem laissez faire kapitalizmidir. ezici olmasının sebebi uygulama alanında işçi tabakasının daha çok kar için işveren sınıfınca ezilmesidir. bu sebeble zenginlerin daha zengin fakirlerin daha fakir olduğu sistem de diyebiliriz...
    1 ...
  15. 148.
  16. ilginçtir ki sadece belli bir grup insanın rahat koşullarda yaşamını sağlamasına rağmen genellikle tüm insanlar tarafından kabul edilen sistemdir.

    herhalde zengin olma umudu insanları doyuruyor.
    1 ...
  17. 147.
  18. herkesin küfrettiği ve herkesin içinde yaşadığı sistem. demek ki neymiş: küfrün içinde boğulurcasına yaşamak da varmış. ha unutmadan: kendisi bir dindir. çarpılırsınız.
    3 ...
  19. 146.
  20. tavuk yetiştirdim ,yumartasını aldım sattım hikayeleriyle anlatılamayacak olgu..sömürücü toplum..proletaryanın baş düşmanı..emperyalizmin babası..zulmun ,açlığın, yoksulluğun,her türlü pisliğin kendisi..
    1 ...
  21. 145.
  22. kapitalizm din konusunda hürdür, mesela Afrika'ya giderken adamlar sadece pazar kurdular yoksa misyonerler getirip herkesin dinini değiştirmediler. Kapitlizm kültür konusunda hürdür, çünkü daha güney afrika'da zencilerin haklarını aldığı şunun şurasında 20 yıl oldu. kapitlazim de arada kalanlar olur, mesela batan bakkal ömer abi var bizim o arada kaldı banka ile ülker arasında, ondan sonra tuzla'da ölen işçiler onlar da iki demir arasında kaldılar. Kapitalizm hürdür, her zaman "ayak" işlerini yaptıracak birileri lazımdır, zira adı üstünde o işleri "ayak" işi yapan kapitalizmdir. Kapilizmde sebze yetiştirmek, bostan dikmek "ayak" işidir. Kapitalizm hürdür, mesela dünya'da en çok silahı kapitalistler yapıp onlar almışlar hürriyet için. Kapitalizm üretir mesela, her gün borsada, fonlarda, wall street'te, dolarla euro ile üretir kapitalizm. kapitalizm bir gariptir, zira kapitlistte öyle. Kapitalist müdür ayak ayak üstünde rahatça çalışır, metresini mıncıklar(mış). Kapitalist din de güzeldir, para toplar senden güzel güzel bankalar kurar sonra kar payı dağıtır. Güzeldir kapitlazim; ayak,baş,din,meme,orta da kalanlar.
    2 ...
  23. 144.
  24. işleyen en iyi ve en mantıklı çark. üretim teşvik edilmiştir. taban üreticilerdir. dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde kabul görmüş/görecek sistem. islam ile de bağdaşmaktadır. kimisi üreterek zengin olur kimisi de üretimi teşvik ederek. arada kalanlar orta sınıfı oluşturur. komünizmdeki gibi tüm insanlar eşit değildir. bu bir eksi olarak görülebilir ama aslında en büyük artısıdır. eğer tüm insanlar eşit olursa ayak işlerini kim yapacak? kim köyde sebze yetiştirecek, kim istemez ki bir kuruluşta müdür olup ayak ayak üstüne atıp, kahve içip t.v izleyerek. o sebeple komünizmden daha öndedir. din konusunda insanlara baskı yapmaz, herkes hürdür. bu konuda da diğer sistemlerin önündedir.
    1 ...
  25. 143.
  26. üzerine biraz vicdan eklendiğinde tüm insanların mutlu yaşamasını sağlayabilecek ekonomik sistem.
    0 ...
  27. 142.
  28. uzun yıllardır çocuklarımızı emziren anne!..
    1 ...
  29. 141.
  30. patron bizi mikiyor düşüncesini abla kardeş formatına sokmaya gönül elvermez.
    2 ...
  31. 140.
  32. 139.
  33. 138.
  34. Hırçın bir de çocuğu vardır.

    (bkz: Emperyalizm)
    1 ...
  35. 137.
  36. şöyle bir şey.

    abla kardeş, ağaca bakıyor ve erikleri canları çekiyor. ama ablanın daha çok çekiyor. * erikler toplanıp yıkanıyor. başlıyorlar yavaş yavaş yemeye. ama abla aç gözlü ya da uyanık. eriklerin hepsini istiyor ve erikleri yemek yerine tükürüpleyip kenara koyuyor. böylece pilpirikli kardeşi iğrenip o erikleri yemiyor. abla da sermayesine sermaye katıyor ancak aynı hakka sahip kardeşini sömürerek.

    tamam tamam biraz kelalaka oldu idare edin ya.
    4 ...
  37. 136.
  38. "biraz gittikten sonra süpürge otu çalılarının arasında koca bir yazı masası durduğunu farketti. masanın başında yaşlı bir adam oturuyordu.bir şey hesaplar gibi bir hali vardı adamın.sofie yaklaşıp adını sordu.adam lütfen başını kaldırdı,
    'scrooge' dedi ve tekrar önündeki kağıtlara eğildi.
    'ben de sofie.işadamısın galiba.'
    adam başını salladı.
    'hem de çok zenginim.bir kuruş bile kaybetmek olmaz.onun için hesapları çok dikkatli yapmalıyım.'
    'çok sıkıcı bir iş.'
    sofie el sallayıp yoluna devam etti.ama çok geçmeden bu kez de bir ağacın altında tek başına oturan küçük bir kız gördü. giysileri eski püsküydü kızın, soluk va hasta bir görünüşü vardı. sofie'nin yaklaştığını görünce küçük bir torbadan kibrit kutusu çıkardı.
    'kibrit almak ister misin?' diye sordu.
    sofie cebini karıştırıp para aradı. işte! hiç olmazsa bir kron vardı yanında.
    'kaça?'
    'bir kron.'
    sofie parayı verip kibriti aldı.
    'yüz yıldan uzun zamandır benden birşey alan ilk kişi sensin. bazen açlıktan ölüyorum, bazen de donarak.'
    sofie küçük kızın ormanın ortasında kibrit satamıyor olmasının pek şaşılacak birşey olmadığını düşündü.ama sonra az önceki zengin işadamını hatırladı. adam o kadar zenginken kibritçi kızın açlık çekmesi gerekmezdi.
    'gel benimle' dedi sofie.
    küçük kızı elinden tutup zengin işadamının yanına götürdü.
    'bu çocuğun daha iyi yaşaması için birşeyler yapmalısın.' dedi.
    adam başını kağıtlardan kaldırıp yanıtladı:
    'bu masraf çıkarır. söyledim ya, bir kuruşun bile boşa gitmemesi lazım.'
    'ama senin böyle zengin, bu çocuğun da böyle yoksul olması haksızlık.' diye ısrar etti sofie.
    'haydi canım sen de! adalet birbirinin eşiti olan insanlar arasında geçerlidir.'
    'ne demek istiyorsun?'
    'ben çok çalışıp yükseldim. çalışmanın karşılığı olmalı. ilerleme böyle olur.'
    'öyle şey mi olurmuş!'
    'bana yardım etmezsen öleceğim.' dedi kızcağız.
    işadamı yine kağıtlarının arasından yukarı doğru baktı. sonra kalemini masaya fırlattı.
    'hesap defterlerimde sana ayrılmış bir hane yok. git fakirhaneye sığın!'
    'eğer yardım etmezsen ben de ormanı yakarım.' dedi küçük kız.
    işte o zaman masanın başından kalktı adam. ama küçük kız bir kibrit yakmıştı bile. kuru otlar hemen tutuşuverdi.
    zengin adam kollarını sallaya sallaya bağırdı:
    'imdat! yardım edin! kızıl horoz uyandı, saldırıyor.'
    küçük kız sinsi bir gülümsemeyle bakıyordu adama.
    'komünist olacağım hiç aklına gelmemişti değil mi?'

    sofies verden-jostein gaarder
    1 ...
  39. 135.
  40. aklını kullanabilenin başarı sağladığı sistem'dir.

    bu sistem'de başarılı olmak için aklınızla beraber vicdanınıza'da hükmetmeniz gerekmektedir.

    yoksaaa, hani bi anda 1000 işçi'yi işten çıkarmak, her orospu cocuğu'nun vicdanı'nın kaldırabileceği bir şey değildir.

    edit: böyle orospu çocukları'nı merak edenlerin bir mesaj atmaları yeterlidir.
    4 ...
  41. 134.
  42. 133.
  43. aklını kullabailenin, başaranın dünyasının sistemi. aslanla geyik arasındaki ilişkiye benzer. geyik, mal mal otlanırken, daha iyi yaşam isteyen aslan, o geyiği parçalamak zorundadır. statünün ve paranın sistemidir. işçi kapitalist olmadığı gibi, patron sosyalistte yoktur.
    ayrıca şöyle bir laf vardır. "20 sinde sosyalist, 40 ından sonra da kapitalist olmayananın aklından şüphe ederim."
    20 sinde hayat umrunda olmayan, okuduğu bir kitabın etkisinde kalan yurdun genci, sosyalizm nidaları atarak böğürür. 40 ından sonra parayı bulduğu için sosyalizmiunutur, sosyalizme döneklik yapar, tekmeyi basar ve dünya nimetlerinden faydalanmaya başlar.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük