tlc kanalında yayınlanan bir programda kanserle mücadele için geliştirilen yeni bir tekniği anlatıyorlar ve gönüllü hastalarda deniyorlardı. sistem kabaca şöyle. hasta insanların kendi bağışıkık sistemi hücreleri alınıp kanserli hücreyle savaşması için eğitiliyor ve hastaya tekrar veriliyordu.
bu yeni ve eğitimli bağışıklık hücreleri sadece kanserli dokuya saldırıyor, etrafını kuşatıyor, beslenmesini engelliyor ve zamanla küçülmesine hatta yok olmasına sebep oluyordu. kanserli doku dışında başka hiç bir dokuya zarar vermiyordu ve işi bitince de vücuttan doğal yollarla kolayca atılıyordu.
program sanırım 2-3 yıllık bir programdı. geçenlerde bununla ilgili bir haber izledim. bu tekniğin güvenilirliği bilimsel olarak kanıtlanmış ve genel bir tedavi yöntemi olarak uygulamaya başlandığı duyurulmuş.
allah kanserle mücadele eden herkesin yardımcısı olsun. umarım bu hastalık artık insanoğlunun kolayca yendiği bir bela olarak tarihin tozlu sayfalarında kalır.
akrabalarımdan birini öldürecek gibi görünen hastalık. yok, bırakmıyor; her yerine inatla ve durmadan sıçrıyor, adeta oyun oynuyor hücreler vücudun içinde. bunu biz yaptık, bizi bozan biziz. bunun cezasını da yine bizler çekiyoruz.
normal vucut hucrelerinden biyolojik olarak ayirilamadigi icin ilaclar tarafindan kolayca tedavi edilemezler. kimi zaman son tedavi getirdigi yarara eşit miktarda zararlidir nerdeyse..
bize direkt ölümü çağrıştırdığından ilk duyduğunuzda tüyleri diken diken eden hastalık ancak düşünüldüğünde insanın ölümüne sebep olan bir dünya başka hastalık ve olay bulunmaktadır. yine de bu hastalıkla ilk karşılaşma anı korkunçtur. kafanızda milyon tane soru, her hücrenizde hissettiğiniz korku ve acı. tedavi süreci zorlu olsa bile tedavisinin olduğunu ve bunun bile bir şükür sebebi olduğunu unutmamak gerekir. ayrıca gidişatı ve sonucu kestirilebilir bir hastalık değildir kanımca. tabii ki belli istatistikler bulunmakta ve bu çalışmalara saygım sonsuz ama ailesinin 3 bireyinde cok yakından ve kötü bir şekilde yaşamış biri olarak söyleyebileceğim şey umut hep var,
size düşen tek şey inanıp elinizden geleni yapmak.
tedavisini bulduğum hastalık. tedavisi çok çok ucuz olan bu yöntem ile ilaç firmalarının nefretini kazanacağımı bildiğimden pek cesaret edemiyorum açıkçası. ayrıca bana da para kazandırmayacağı çok açık. kendimi neden riske atayım ? bu tedavinin masrafı 1 kuruş bile etmiyor. ne yaparsam yapayım maliyetini arttıramadım. zengin olmak hayal. şuan ki ilaçlar belli kanser türlerinin belli bir evreden sonrasını tedavi ediyor ve belli aralıklarla sürekli kullanmak gerekirken(yan etkilerinden bahsetmiyorum bile) benim tedavim en ölümcül evrede bile tek seansta 1 kuruştan daha az bir maliyetle kanseri bitiriyor. böyle devasa bir fark var.
bu gidişle ancak kendi kıçımı kurtaracağım kanser olursam.
Allah korusun dediğim hastalık. insanların bu derdini kullanan, kanserin çaresini bulduğunu iddia eden türlü şarlatan çıkıyor tv lere. inanmayın, size akıl verebilecek durumda değiliz ama varsa böyle bir derdiniz; farklı doktorları, farklı, yeni yöntemleri araştırın, umutlu olun. Allah yardımcınız olsun.
Bu başlığa gelmek beni korkutuyordu. Uzun zamandan beri yakınımda olan birinin bu durumda olmasından şüpheleniyordum. ilk bulgular olabilir şeklinde belirtildi. Bir umut, değildir diye diğer sonuçların çıkmasını bekliyorsun. Sende değil de onda nasıl değişiklikler olacak bunları görmek düşüncesi şimdiden yormaya başladı. Ey hayat herkes için daha yaşanabilir bir dünya hayal ederken en azından küçük bir umut olsun istiyorsun. insan için kötü, üzen ne varsa uzaklaşsın.
günümüzde en çok yaygın görülen hastalıktır. genelde teknolojinin gelişmesiyle doğallığın bozulmasıyla insanların bu tarz sakıncalı hastalıklara yakalanma riski artmıştır. çok zor tedavi edilen bir hastalıktır her türü. kemoterapi gibi tedavilerle tedavi edilir. morali yüksek tutmak hastalığı yenme açısından çok önemlidir.
Ciddi anlamda üstünde durulması gerekilen bir konudur, ülkemiz de bu konuda duyarlı çok büyük siyasetçi yok ama Binali Yıldırım dün kanser tedavisi gören çocukları ziyarete gitti. Böyle duyarlı siyasetçilerin çoğalması gerekiyor.
--spoiler--
Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği (TROD) Başkanı Prof. Dr. Yavuz Anacak, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye'de yılda 4 bin 700 çocuğa kanser tanısı konulduğunu belirterek, "Bunlardan bin 300-bin 400'ünü kaybediyoruz" dedi. https://tr.sputniknews.co...-kanser-tanisi-konuluyor/
--spoiler--