her gördüğü kızla kanka olmaya çalışan erkeğin asıl amacı o kankaların potansiyel birer sevgili adayı olmasıdır, her zaman elinin altında kankaları barındırmak bir gün mutlaka işe yarar çünkü küçük kızımızın sevgilisinden ayrılıp korumasız bir şekilde kankasının omzuna yaslanıp şefkat beklemsi muhtemeldir.
ha bu bahsettiğim okulun ilk haftasında kanka olan tiplerdir, senelerce arkadaşlık yapıp kanka olanlar değil.
aramızdan ayrıldığından beri 964 gün 17 saat geçti kardeşim. bazen sesini unutmaktan korkup seninde içinde olduğun vidyolarıma bakıyorum ve gülümsüyorum. senden hep istediğim atkı vardı hatırladın mı? hatırladın tabi.. her istediğimde 'siktir git' dediğini unuttuğunu sanmıyorum. umarım kızmazsın kardeşim. o atkı artık bende.. böyle şeyler sana saçma gelir biliyorum ama , ben o atkıyla konuşuyorum bazen ve hep istediğim cevapları senin ağzından verdiğine inandırıyorum kendimi. neyse sen şimdi merak edersin neler değişti senden sonra diye. hani en yakın arkadaşı çok çirkin olan bir kız vardı ve sen o çirkin kızla çıkmıştın. hala güldüğünden eminim.. sırf ben arkadaşına yakınlaşıyım diye çıkmıştın çünkü. değişen şu ki kanka o kız kaşarmış. fedakarlığına değmediği için kahrolmuştum. başka soracak olursan , çok sevdiğimiz galatasaray kötü durumda be kanka. gerçi sen yanımda değilken iyi olsada önemli değil artık. gol diye bağırıp mutlu olmak bile artık anlamsız. diğer çocuklarıda merak ediyorsun biliyorum. onlarda çok değişmiş kanka. seninle birlikte onlarda artık yok. yanına uğramıyorlar zaten biliyorsun , ama sen yinede işleri vardır diye kendini kandırıyorsundur biliyorum. ailen zaten sık sık yanına geliyor biliyorsun. bende elimden geldiğince onların yanına uğruyorum. aramızdan ayrıldığın gün baban , 'hep gel oğlum olur mu?' demişti çünkü.. en alışamadığımı soracak olursan , benimle birlikte büyüyemiyor olman. hep aynı yaşta kalacak fotoğraflarına bakarak büyüyor olmam berbat bir duygu . belki benim saçlarım beyazlayacak , torunlarım olacak ve senin yaşlarında olacaklar. ama ben fotoğraflarına bakarken hala gülümseyerek 'kanka' diyeceğim sana. her neredeysen çok mutu olduğundan eminim kardeşim ve orada da çapkınlık yaptığını tahmin edebiliyorum , hatta eminim diyelim. son görüştüğümüzde bana söylediğini hatırla ' özledim kanka seni' , ve ben cevap vermemiştim sanırım. Şimdi cevaplamak istiyorum ; bende seni çok özledim kardeşim. verdiğimiz sözün hala arkasındayım , asla unutmayacağım seni. sende unutmasan iyi edersin. unutanın ne olacağını biliyorsun çünkü.
Uyuşturu madde kullananların birbirine hitap şeklidir. ilk kullanımı bu şekildeydi ama zamanla yaygınlık kazanıp asıl anlamını yitirmiştir. kafa dengi, dost, arkadaş kavramlarını karşılayacak anlama bürünmüştür.
2000li yılların ortalarında tureyip Türkçemizi zenginleştirmiş güzide bir kelimedir. ilk baslarda ne demek oldugu pek anlasilamamis ise de, sonradan kankardesin kısaltması oldugu soylenerek yayginlastirilmistir. Ancak en basında lavunya diye tabir edilen yavsak ve gevşek adamların birbirlerine hitap şeklidir. Daha lavukcasi kankidir. Bu kelime de kankigiller isimli sevecen yumuşak arkadaşların uretip turettigi bir kelimedir. ismail Yk'nin sen hiç asık olmadın mı be kanka demesiyle de pop arabesk literatüründen yolunu almş, bu günlerde ise herkesin kaniksadigi ve rahatça kullandığı bir kelime haline gelmiştir.
Kanka çok değişik bir evredir. Kankalık çok çok yakın arkadaşlığa oradan kız arkadaşlığa oradan da sevgililiğe kadar yolu vardır.
-Yavşaklık kelimesidir. (bkz: kanka paran varmı)
-Asıl anlamı: can yoldaşı sizi asla satmayacak iyi günde kötü günde yanınızda bulunacak kişi.
kulağıma iğrenç gelen, kullanmak zorunda kaldığım durumlarda kendimden tiksindiğim hitap biçimidir. "hafız", "hacı", "başkan", "ciğerim", "brüder" gibi kalıplar daha tercih edilesidir. abi adamla ilkokulda bahçede "kardeşim" diye kol kola gezmişiz, okul bitmiş, 7 senedir "merhaba, merhaba" dışında görüşmemişiz, en sonunda belki de işi düşmüş mesaj atmış "kanka naber" diye, mecbur "iyidir kanka senden"* diyecez ne diyelim yani... adam arabesk rap dinliyor artık. "başkan" desem kendini reis sanacak. işte o ikilemde kalmak çok kötü bir durumdur.
'kankardeş' birleşik isminin, konuşma dilinde bizzat halk tarafından budanması ile oluşmuş ve büyük itibar görerek dilimize yerleşmiştir. şu sıralar, argo 'pampa' sözcüğü de aynı yolun yolcusu gibidir.
- bazen olur öyle!
dil, aynı afacan çocuklara benzer. kimi zaman, uzmanlarının eline-avcuna sığmaz olur. siz kendine yakışanı giydirmeye çabaladıkça o, kendince yakışanı giymek ister üzerine.
örneğin, 'bedeni' yerine 'tensel' dersiniz tutar, ruhi yerine 'tinsel' dersiniz tutmaz. üstüne üstlük, arapça-türkçe karışımı 'ruhsal' sözcüğü dile karasakız gibi yapışır kalır.
bir başka örnek, söylenmesi o denli güç olmasına rağmen 'mevzilendirmek' sözcüğü yerine 'konuşlandırmak' dersiniz tutar da koşma ile yürüme arasındaki hızı ifade etmek için 'kılırtmak' dersiniz tutmaz. bunun nasıl olabildiğine dilbilimciler bile hayret eder. zira, çoğunun mantıklı bir açıklaması dahi olmayan bir dünya unsur, bu durumun gelişiminde etkindir.
Dünyanın en güzel kelimesi. Birbirleri için canını bile verecek kadar iyi bir arkadaşlık. Ben 28 yaşındayım Kankam 14. Herkes garip karşılıyor çocuk yaştaymış diye ama ben alıştım yaşasın kankalık. Seni çok ama çok seviyorum kanka. EKiN MUSTAFA KISA YALÇIN SALiM ÖZTÜRK