adamdır. galatasaray'lı değilim ama son olaylarda kim haklı kim haksız iyi bilmek lazım. yazının sonunda şu var: ''büyük camialar bedel ödemez, ödetir. galatasaray'a, fenerbahçe'ye, beşiktaş'a ezik muamelesi yapmak kimsenin yanına kalmaz.'' elin sikko bürokratı kalkıp senin ölmüş başkanına ezik muamelesi yaparsa o zaman ordaki gerçek seyirci o adamı yuhalarda küfürde eder. bu kadar. senin başkanında yağcılık yapmaz o adama. sırf ihale kaybetmiyim diye onun bunun orası burası yalamak ne demek arkadaş?
son yazısıyla herşeyi o kadar güzel özetlemiştir ki üzerine laf söylemek oldukça saçma olacaktır.helal olsun cesaretine ve o güzel sözleri sarfetmesini sağlayan yüreğine.
süper yazmıştır ,gerekeni söylemiştir ama ne yazık ki onun da söyleyebilecekleri karşısındakinin anlayabileceğinden öteye geçmeyecektir. ancak kendisi ile aynı hisleri paylaşmaktayım.sinirliyim,kızgınım,ayrıca utanıyorum.
bugün yazısını okuduktan sonra helal olsun dedim.tam olarak duygularımızı yazıya dökmüş olan yazar.daha önce de yazılarını okuyordum ama ilk defa düşüncelerini kendime bu kadar yakın hissettim.
18 ocak 2001 tarihli yazısıyla, gelsinler kadıköy'de oynasınlar diye aklımdan geçirmeme sebep olmuş galatasaraylı hürriyet yazarı. fenerbahçeli olarak "büyük camialar bedel ödemez, ödetir" sözünü sonuna kadar destekliyorum.
ben galatasaraylı arkadaşımla tartışırken (ki canım ciğerim dostum) toki başkanının üslubuyla konuşmuyorum. sen kim oluyorsun da binlerce galatasaray taraftarının karşısında fırça atar gibi vaaz veriyorsun?
aynı şeyin kadıköy'de mesut yılmaz zamanında yaşandığını varsayıyorum!!!
vallahi galatasaraylılar az bile yapmışlar diyorum.
--spoiler--
yaşadıklarımızın hepsi acaba tam bizim hatırladığımız gibi mi oldu? ya bunların hepsi de aşırı çalışan hayal gücümüzün ya da bir başkasının hayal gücünün ürünüyse? şimdi söyleyin bakalım, siz hiç alışveriş merkezinde kayboldunuz mu?
--spoiler--
otur saatlerce pink floyd konuş, deep purple konuş bu adamla. arada galatasaray konuş. arayada felsefe üzerinden siyaset sıkıştır. kız olsaydım varırdım ben buna. ha olmadı kızım olursa buna veririm bitarafındaki kıllar ağarmazsa.*
(bkz: ailecek takip ediyoruz)
endüstriyel futbola karşı bir kaç adamdan biri. muhabbeti sağlam, müzik bilgisi geniş ve gerçek bir galatasaraylı. rahmetli vedat okyar'ın dediği güzel insanlardan biri.
hayvani bir kitap arşivine sahip olduğunu tahmin etmekteyim. o kitapları şu an elinden çıkarsa sermaye yapıp ticarete atılabilir. yani hem sayıca fazla kitabı var hem de hepsi maddi değeri yüksek -zira manevi değeri olan kitaplar, ilk baskılar, imzalılar- kaliteli kitaplar.
inanılmaz sevdiğim bir yazar olmasına rağmen bu haftasonu boş ama bomboş bir yazı yazarak hem beni şaşırtmış hem de ıqsunu sorgulamama neden olmuştur.
ilkokulda birbirimize sorduğumuz o anlamsız bilmeceye bir kitapta rastlanmış ve ilginç ama çözememiş. önce bilmeceyi özet geçeceğim, sonra da sizi yazıyla başbaşa bırakacağım;
3 adam otele gitmiş. 3 oda 30 dolar demiş resepsiyondaki kız. adamlar 10' ar dolar çıkarmış, fakat kampanya olduğundan 3 odayı 25 dolardan vermiş kız. 5 lira para üstünü adamlara paylaştıramacağı için 2 doları bahşiş olarak alıp adamlara da 1' er dolar vermiş.
şimdi hikayeye baktığımızda adamlardan 9' ar dolar çıkmış oluyor. 3 adamdan 27 dolar çıkmış toplamda, ee 2 de kız bahşiş aldı etti 29. bir dolar nereye gitti? işte bu salak sorunun cevabını azıcık matematik bilen, okuduğunu anlayan herkes çözebilir. üç adamdan, adam başı 9 dolardan toplamda 27 dolar çıkmıştır doğru. bu 27 doların 25' i otel parası 2' si de bahşiştir. yani çıkan 27 doların içinde zaten bahşiş de vardır. e 1' er dolar da adamlarda olduğundan 30 yapar ki herhangi bir bilmece, soru vs yoktur burada.
köşesinde sessiz sakin ve güzel yazan adamdır. yazılarında kesinlikle abartma ve şov öğelerine yer vermez, polemikten kaçınır. kendine ve okuruna yazar. harbiden de yazar. çok yönlü ve ufku geniştir.