bi türlü götümün yemediği eylem. lan kırbaca yatırsınlar oramı buramı iğnelerle haşat etsinler aorun yok da ne zaman böyle bi zorunluluk ya da seçenekle karşı karşıya kalsam gribim deyip kaçıyorum.
sağlıktır ve hayırlıdır. boyu ve kilosu tutmayandan almıyorlar. nasıl delleniyorum.
üniversite hastanesinde yeni doğan bir bebeğe kan veremediğimden beri sinir yaptı bende bu durum.
(bkz: aliklopedi)
sorunda bu ya işte, hiç tanımadıgın birisine kan veriyorsun. Belki de bir terörist ? belki de bir yahudi. Belki de satılmak için toplanıyor ?
kan verme öncesi doldurulan formda ki bilgilerin aşırı özel olmalarından dolayı, sakıncalı durumlara yol açabilir. bazı şeyleri saklayabilir, bazı şeyleri fazladan gösterebilirsiniz ki bu kan alan kurum için çok olumsuz bir durumdur. o yüzden kan vermeye yalnız gidin.
iki haftadır düşündüğüm fakat fırsat bulamadığım, bu sabah uyanıp telefonumdaki 'kızılay çadırı bugün beykoz meydanda' mesajını görünce, 'artık farz oldu' diyerek yaptığım eylem. hem ruhen hem de bedenen çok güzel bir şey.
not: kızılay kanı satıyor diyenlere: kızılay, kanı anlaşmalı olduğu hastanelere veriyormuş. eğer hastanın sigortası da varsa tahakkuk eden ücret sgk tarafından ödeniyormuş. anlaşmalı olmayan kurumlarda tedavi olan ve tedavisinde 'kan' kullanılan hastalar da, fatura kesilirken 'kan faturasını' ayrı kestirdikleri takdirde ödedikleri ücreti sgk'dan tahsil edebiliyormuş. kaynak: kızılay çağrı merkezi:168
not 2: bilgi yanlışı ya da eksiği varsa hatırlatırsanız sevinirim.
hiç hissetmedim bile. ya verilen eğitim çok iyi ya da benim damarlar bildiğin nehir yatağı.
oturmamla tamam kalkabilirsiniz demeleri bir oldu. 3 tüp kan vermişim bir de yani düşün. işinin ehline denk gelmişim demek ki.
son 1 yılda ameliyat ya da endoskopi olanların veremediği eylem. kızılaya kan bağışında bulunulduğu zaman "sevgili x bağışlamış olduğunuz kan ihtiyaç sahibine ulaşmıştır" şeklinde bir mesaj gelince çok çok iyi hissetmenize sebep olan eylem.