sky türk'deki kaçıranlar için, bu akşam saat 10'da show tv'de tekrar gösterilecektir. bu akşamlık, 1-2 saat bağımlısı olduğumuz dizilerden kafamızı kaldırıp, türkiye'nin gerçeklerini daha iyi görebilmemiz için bu belgeseli seyretmeliyiz.
belgeseli izlerken insanın tüyleri diken diken oluyor. eksi 30 derecede terorist avında olan kahraman askerlerimizi izlerken insan duygulanıyor. muhtesem bir belgesel olmus.
içindeki yiğit insanı yitirmiş kanı donmuş bu millet, teröre yirmi bin şehit verdi. ama kimse yüzbinkişilik bir cenaze töreni düşünmedi bu vatanın mert çocuklarına. evet kanımız da uyuyor, yüreğimizde, uyanan tek yerimiz yabancı hayranlığımız..
Türkiye'de halkın güvendiği kurumlar anketinde TSK'nın neden hep başı çektiğinin, siyasetin dipleri süpürdüğünün sebeplerini açık açık ortaya döken ortaöğretimde öğrencilere defalarca izlettirilmesi gereken, bir yandan acı bir yandan gurur veren, insanın göğsünü kabartan aynı zamanda gözünü yaşartan belgesel.
kendi silahlarını satmak için türkiye'ye nato standartları tarafından kabul görmüş * silah sistemlerinden başka silah kullandırtmayan abd nin, daha da kötüsü bunu kabul eden siyasetçilerin (bu arada (bkz: lockheed martin yolsuzluğu)) yüzünden dağdaki teröristin türk askerinden daha kaliteli silah kullanması gerçekten de utanç ve keder kaynağıdır. yukarıda belirtilen insanların yanı sıra, "savunmaya eğitimden daha çok para ayrılıyor bıdı bıdı" şeklinde basmakalıp ve atgözlüklü insanların da izlemesini tavsiye ettiğim belgesel.
bunların hepsi birbirine bağlıdır.
savunmazsan eğitecek bir halkın olmaz, eğitmezsen karnı tok bir halk olmaz, aç bırakırsan savunacak bir halkın olmaz.
dün akşam ki bölümünde süleyman demirel efendi'nin, 95'te iran sınırları içerisinde yapılacak olan bir operasyona neden izin vermediğini, tutarsız ve dayanaksız cümlelerle ifade ettiğini öğrenmiş bulunmaktayız.
içerdiği şiddet görüntüleri yüzünden yayından kaldırılması an meselesi olan yapım. 1000 tane mail yetiyormuş zaten, kurşun sıkacağına mouse a tıklasalar daha başarılı olacaklar demek.
terörün, terörizmin ne olduğunu ve onunla mücadele eden bireylerin baronlar, mafya babaları, polatlar mı yoksa helal süt emmiş vatan evlatları mı olduğunu; "kurtlar vadisi"* saatinde "kurtlar vadisi" ekranında cümle aleme duyuran belgesel, başyapıt..
bu belgesel izlendiginde bunyede olusan dusunce dırekt olarak o yıllarda genc asker yasıtlarımın silahla teror mucadelesi sırasında kendimin universite kapısında ve içinde oldugum oldu. ancak resmi gorulen o sehitlere fatiha okurken su an hala oldugu gibi düsünceleri kelimelere dokmek kolay olmadı. ''eksi sözlük'' yazarı ''wrathful lilith'' kusursuz bir yorum yapmıs. Aynen kopyalıyor ve altına imzamı atıyorum.
'' 93-95 yılları arasında yapılan harekatların -sadece- bir kısmını anlatıyor. 500e yakın asker şehit olmuş. yaşlarına bakıyoruz. 1973, 1974, 1975 doğumlu büyük çoğunluğu. yani o zamanlar 20 yaşındalar haliyle. yani ben ve (şanslı?) yaşıtlarım üniversitede iken, biz bu şekilde üniversitede okuyabilelim diye, kendileri zaten böyle bir şansa ve hakka sahip olamamış, zaten hayata leyleğin son yavrusu gibi şanssız, yokluk içinde gelmiş olanlar, biz böyle okuyabilelim akşam eve gidip anamızın yaptığı çorbayı huzur içinde içebilelim, gelecek planları yapabilelim, aydınlık güzel günler hayal edebilelim diye hayatlarından feragat eden, kendilerini feda eden, feda edilen yaşıtlarımız onlar. bizler otuzlarımıza geldik ölüp gideceğiz ama onlar hala 20 yaşında ve ölümsüz.''