Sözlüğü sev saçını boyat gibi bi kampanya. her kırmızı giyen kalbini mi seviyo nerden bilelim? bi rozet bi bişey uydursaydınız da üzerinde yazı falan yazsaydı anlardık belki. Bu arada şu sözlüğü sev saçını boyat kampanyası iyi geldi kulağıma he... milyonlarca destekçi kazanırız saniyesinde..
kırmızı bir tişört giyip altından göbeği saldıktan sonra son derece anlamsız bir eylem olacaktır.
kusura bakmayın ama haftasonlarında balkonda mangalı yellerken kırmızı kazak giymiş bir adamın kazağına da hiçkimse bakmaz. herkesin gözü ekmeğin arasına koyup vereceği köftelerdedir zira. ondan sonra kırmızı giy kalbini sev... var mı böyle birşey? hem ben kalbimi seviyorsam bile bu kalbimle benim aramda olan birşey kimseyi ilgilendirmez. kırmızı giymediğim zaman da kalbimi sevmediğim anlamına gelmez. bir gün giyersin iki gün giyersin hadi üçüncü gün de giydin diyelim eee? nereye kadar? "mal mısın oğlum sen!" demezler mi adama? kırmızı giymedim diye karşıma geçip "yoksa kalbini sevmiyor musun hain!" diyen olursa "makinede duruyor kardeşim hanım yıkasın yine giyicem!" şeklinde savunma yapmak zorunda kalmak da istemem işte o yüzden kalbimi deliler gibi sevdiğim halde giymiyorum kırmızı.
Kalbini sevenlerin istediği ve sevdiği rengi giyip kendini iyi hissetmesini sağlaması gereken kampanya. Yahut bu slogan altında sırf kırmızı kıyafetler satılan bir mağaza açılsa satışlar tavan yapabilir.
kırmızı rengi kalp için en zararlı renktir zira kırmızı rengine bakmak tansiyonun çıkmasına neden olur. bari bir araştırsaydınız bir kampanya düzenliyorsanız yahu.
yüzme bilmiyorsan ne işin var ağaçta içerikli kampanyadır..kalp krizi riskini önümüze sunulan sağlıksız tüketim mallarının arttırdığı doğru, lakin ne demek oluyor kırmızıyı sana tükettirmek!
şimdi kırmızı kıyafetimiz yoksa kalbimizi sevdiğimiz için kırmızı kıyafetler mi almamız lazım, siyah giyince olmuyor mu, gidiyor muyuz kalp krizinden diye düşündüren kampanya. belki de sevmiyoruz kırmızıyı ama kalbimizi seviyoruz ne olucak yani ?