öylesine özgürsün ki bir tüy kadar hafifsin ruzgar seni oradan oraya alır götürür,
yüzünde hafif bir ruzgar serınlıgı hıssedersın, için rahat kafan hafif, kendi merkezindesindir, kendinden zevk alırsın baya baya bi zaman, neden sonra... göz görür gönül sevmek ister.
kendınden sıkılırsın bazende, tüy gibi hafif olan kendını taşımaktan yorulursun bazen, uçup uçup bir dala, bir yapraga, bir ele, bir omuza konmak istersin sonra ...
kimi zerzevatlar tarafından "eski sevgiliye sardırma sebebi" olarak ele alınabilecek hadisedir.
geçenlerde bir arkadaşımla konuşuyorum, geçmiş zaman buğra adında bir eleman varmış hayatında sonra bir sebepten ayrılmışlar. aradan geçen belli bir sürenin sonunda arkadaşıma gelen bir mesajda bu dişi devenin bilmemnesi(buğra işte), lafı döndürüp dolaştırıp "görüşelim" hadisesine getirmiş.
herneyse arkadaşım hiç istifini bozmadan "görüşmelerinin mümkün olmadığını" söylerken hayatında birisi olduğu bilgisini de verme gereği hissetmiş. gene de bu gavat oğlu gavat ısrarla görüşmek isteyince basmış bizimki de küfrü. değil canım tabi, ben bastım küfrü "or.spunun çocuğuna bak" diyerek.
hayır arkadaş kalbin boşsa siktir git saman doldur, ne demeye "sevgilim var" diyen bir kadının üzerine gidip de illa görüşmeye çalışıyorsun?