Piç adamlardan biri kalbini kırdığında genelde görmezden geldikleri iyi adamlara giderler. sonra rahat götlerine batar yine bir piç adam bulurlar. Sonra iyi adam bir gün kahrından ölür ve o kadın der ki bu adam böyle bir ölümü hiç haketmemişti.
Her seferinde bi yerlere gidiceksek ohoo baş olmaz öyle. Çok kırılırsam eve gelir uyurum çok stres üzüntü uyku yapıyor bende çok mutlu olunca da uyuyorum hep uyuyorum ben
benim yanim. kiriklarini seviserek onarabilirim. evliyse sevisemeyiz ama uzgunum.
konusabiliriz de tabii ama iki dakika sonra sevisecegiz bu bir gercek. illa konusmak istiyorlarsa kadinlar da var, onlara da gidebilirler. neden gitmiyorlar? her sey cok acik cunku. kimse kimseyi kandirmasin.
Eskiden bir yol, sonunda bir park vardı. kendimi dinlemek için kulaklığı takıp o yolu yürüyüp en son parkta oturur dusunurdum. Uzun zaman oldu gitmeyeli. Şimdi önce kendime sonra kitaba.
Ondan başkası toparlayamaz kırık kalbi. Elbette ona gidilir, hiç konuşulmaz usulca sarılınır kedi gibi. Bir özür beklenir ille kelimelere gerek yoktur. özür niyetine bir öpücük bir pişmanlık belirtisi... Baktın ki bi bok değişmedi umrunda değilsin onun, kalkılır sessizce. bir şarap alınır biraz müzik veya bir film biraz da olsa unutulur.
avcılar sahile gitmiştim. kalbim de kırık değildi üstelik. yine de kendimi dinlemem gerektiğini düşünüyordum cünkü ihtiyacım da vardı buna. bu yüzden yaklaşık 2 saat boyunca sahilde denizi seyrettim. dinlendirici ve düşündürücü bir vakitti.