az önce marketteydim. aynı gramajda 4 liraya da 15 liraya da sucuk var. 4 liralıkta et varsa 15 liralıkta ne var, 15 liralıkta et varsa 4 liralıkta ne var?
"normal" şartlardaki bilgi ve kabullerimizi yer yer sorgulatan sorulardır
--spoiler--
önce küçük bir obje ile örneği verelim:
bir kalem ve bir karpuz düşünelim. kalemi karpuzun içinden geçirip karşı taraftan çıkardığımızda uç doğal olarak önce çıkar, baş ise sonra. karpuzun ilk tarafında kalemin ucu karpuza bakarken, diğer tarafta artık baş taraf karpuza bakmakta olur.
bunu dünyaya uygularsak:
dünyanın çekirdeğinde erimeyen bir araca sahip olduğumuzu ve bu araçla dünyanın merkezine doğru yol aldığımızı varsayalım....
aracın yere bakan kısmında bir delici var. yere doğru ilerlemeyi sağlıyor. biz araç içinde dünyada durduğumuz gibi duruyoruz.
araç çekirdeğe ulaşıp diğer tarafa doğru devam ettiğinde ve dünyanın diğer tarafından çıktığında biz yeryüzüne göre nasıl dururuz?
şartlar yukarıdaki gibi olursa ayaklarımız yerden çıkacak ve ters duracağız, düzelmek için hareket etmek durumunda kalacağız. peki çekirdek geçildikten yeryüzüne ulaşılıncaya kadar nasıl bir biyolojik his oluşacak? yani sürekli baş aşağı durma hissi mi oluşacak.
--spoiler--
benim kendimce bir cavabım var tabii ama... ilginç, baş ağrıtan kışkırtıcı bir soru olduğu aşikar.
"KENDi KENDiSiNi ELEMAN OLARAK iÇERMEYEN KÜMELERiN KÜMESi, KENDi KENDiSiNi ELEMAN OLARAK iÇERiR Mi?"
Şöyle anlatayım:
Kasabanın birinde bir berber varmış. Bu berber, o köyde kendini traş etmeyen herkesi traş edermiş, kendini traş edenleriyse traş etmezmiş. Soru şu: bu berber, kendini traş eder mi, etmez mi? Kendini traş etmezse, kendini traş etmeyen herkesi traş ettiğinden, kendini traş etmeli. Kendini traş ederse, kendini traş edenleri traş etmediğinden, kendini traş etmemeli.