herhangi bir sevenin herhangi bir sevdiğine söylememesi gereken sıfat.
öyle bir şey ki seni sevmek, uçurumun kenarından milisaniyeler varken çekip kurtarıyorsun.
o uçuruma sürükleyen de senden başkası değil üstelik.
öyle bir şey ki, burcumun en baskın özelliği olduğu söylenen şeyi, kini, bir an hissedemedim sana karşı.
öyle bir şey ki beni sevmen, yanında geçirdiğim her günü geceyi rüya kabul edip uyanmaktan korkarım.
hep uyanırım, sonra aynı rüyaya dönmek için gün sayarım.
'seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli' der sonra yakınına gelince, aşktan öte bir duygu olduğunu anlarım.
öyle bir şey ki seni sevmek, gel diyince hep gelirim bir an düşünmeden.
geceleri gün günleri gece gibi yaşadığımız o sayısız anları yaşamaktan başka güzel bir şey olabilir mi?
telefonlarının çalıp çalıp susmasının tek nedeni uzun süren banyolarımdan başka ne olabilir ki?
mümkün müydü açmamak o telefonu.
bir an aklımdan geçirmedim.
ne kadar kısa sürede dönüş yaparsam o kadar erken kavuşmuş olacaktım o güzel sesine.
yıllar eskitir insanı derler, hiç inanmadım.
belki beyazlarım arttı saçlarımda, gülümseyince yüzümdeki çizgiler biraz daha belirgin artık, belki vücudum daha yorgun.
duygularımı eskitmekten çok diriltti yıllar.
görmezden gelemezsin bizi, biz hep burada olacağız dediler.
ne kadar derin olduklarından bahsettiler.
senin beni sevdiğin o ilk günden bu yana geçen zaman sabretmekten çok daha fazla şey öğretti.
insan tek biriyle ömür geçirebilirmiş.
aynı tutkuyla, istekle..
öyle bir şey ki seni sevmek, sürünürken seversin.
bir sevmek bin defa ölmek demekmiş, derken bile iyi hissedersin.
ben tüm bunları geçiririm aklımdan.
ve sen sadece, 'seni seviyorum kadınım' dersin.
üstüne söylenecek söz kalmamıştır.
" kadın" üzerine yapılmış şarkıların şahıdır.
Tanju Okan' ın, nefis bir duyguyla seslendirdiği, yüzyıllar geçse de, keyifle ve hüzünlü bir duyguyla dinlenecek şarkıdır.
Bu şarkının var olmasına neden olan kadını, kıskanmamak ne mümkün?
yatağına girmeyi düşünmeden evvel yüreğine girmeyi düşüneceksin evlat.bedenine sahip olmayı hayal etmeden,hayallerindeki erkeğe dönüşeceksin.kadına vurmak mı? haşa!!! erkeğim diye gezenlerin; pek bir avunduğu/savunduğu...Bilgisi,kelime gücü yetmeyince uyguladığı bir ahmakca davranış.
kadınına deliler gibi vurulmaktır bizde vurmak,ondan arta kalanın cenaze namazını kılacaksın.
kadını yıkıp geçmek kolaydır,sen onun güvenini yeniden inşa etmeyi düşüneceksin.
kısacası evlat,bir kadına kadınım diyebilmek için;
önce kendine adamım diyebileceksin!
O ses türkiye'nin 3.sezonunda soyhan bilgeer tarafından sözlerine biraz tecavüz edilse de olağanüstü icra edilen tanju okan şarkısı. Nette var mı bilmiyorum ama mutlaka izlenmeli soyhan bilgeerin unutulmaz performansı.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/1759544/+
Tanju Okan'ın dinleyeni perişan eden "Kadınım" şarkısındaki kadın:Zerrin Doğan. Şarkının etkileyici olmasının en önemli sebebi, Tanju Okan'ın ayrılık acısıyla mahvolmuşken şarkıyı söylemesi ve o hislerle tek kayıt yapılması. Üstüne başka düzeltme, ekleme, çıkarma yapılmamış.Anlık .
Hikayeden de kısaca bahsedeyim madem: Zerrin Doğan, nüfuzlu ve zengin bir ailenin kızı. Tanju Okan da kariyerinin zirvesinde, bir evlilik yapıp bitirmiş ancak içki içmesiyle de nam salmış bir sanatçı. Nasıl kesiştiler bilmiyorum ama birbirlerine çok aşık olmuşlar. Sonra da evlenmişler. Ancak başından beri Zerrin'in ailesi bu birlikteliği onaylamamış. 14 ayın sonunda aile, Zerrin'i Amerika'ya kaçırmaya karar vermiş. Bunu duyan Tanju Okan, karısının ailesinin köşkünün önünde nöbet tutmaya başlamış ancak köşkün arka kapısı olduğunu bilmiyomuş.Zerrin'i arka kapıdan kaçırıp uçağa bindirmişler. Tanju Okan yıkılmış tabii, mahvolmuş. iyice içkiye düşmüş, iyice dağıtmış. O sıra Mehmet Teoman, sürekli Tanju Okan'ın yanındaymış, eşlik ediyormuş ona.Bir gün yine Tanju Okan derbederken bir plak koymuş Mehmet Teoman, Reggiani'nin plağı. O ara "Kadınım" şarkısının ilhamı gelmiş, yazmış, vermiş Tanju Okan'a. Tabii Tanju Okan yerlerde... "Al bunu söyle çabuk" demiş, söylemiş Tanju Okan. Şarkının tek kaydı, işte o anki kayıt.Ne kötü bir tesadüf ki, 1996 yılında hastalığı iyice ilerlemişken son kez Urla'da sahne almış Okan ve "Kadınım"ı söyledikten sonra da fenalaşmış, kısa bir süre sonra da hayatını kaybetmiş. Vedalaşamamış yani kadınıyla...Şarkının kokusu var yani anlayacağınız. Ha bu hikayede can sıkıcı detaylar varsa orasını gerçekten bilemem. Ben kendi araştırıp bulduğum kadarını yazdım. Böyleyken böyle yani...Bu arada Zerrin Hanım'ın soyadı arşivlerde Doğan olarak geçerken güncel yazılarda Erdoğan olarak geçiyor. Hangisi doğru bilmiyorum ama ben dönemin gazete yazılarındaki soyadını kullanmayı tercih ettim.