şimdi kendi bakış açımdan yazıyorum. şaka maka ciddi ciddi evlenmemeyi düşünüyorum. hani öyle ay aman piremsesim ben havalarında değilim. zaten o havalara girecek kadar tipim de yok. eğer bir gün evlenmek gibi bir ciddi işe girişeceksem ciddi bir ikna sürecinden geçmem gerekecek ki biri ile herhangi bir ilişki söz konusu olduğunda bile fazla seçici olurum. ki zaten bu söz konusu olma durumları da fazla olmaz çünkü o kadar güzel değilim.*
şimdi düşünüyorum bence biri bana aşık falan olmaz. olsa olsa mantıken cazip geldiğim için bi şeylere başlamak ister. ne bileyim bi çıkarı vardır yani. ya der hmmm sessiz bu kız ben bunu ezerim, bana itaat eder, ya güçsüz biridir güç alayım falan der, ya tipsiz biridir bana bu kız bakar anca der. der de der yani. ama mutlaka bi çıkar vardır. yani nasıl desem ille de o olsun durumu olmaz. o olmasa başkası olur denir ve kolay vazgeçilirim. yani öyle sevginin hiç mi önemi yok zırvalarını geçiniz. yok sevginin önemi falan.
bunun yanında günümüz şartlarına göre eğer her şey de yolunda giderse maddi sıkıntım olmayacak. hani nasıl desem ulan o para benim neyime yetecek gibi bi durum söz konusu değil. yeter de artar bile, paşalar gibi de yaşarım. hatta üzerine yatırım falan yaparım. zaten öyle çok lüks yaşayan bi insan da değilimdir. ki bu günümüzde güç demek. yani sanmıyorum kendimi birilerine muhtaç hissedeceğimi. bu da cepte.
bunun yanında öyle "ya şimdi napacam ben ühühühü" diye kalmam ortada. afedersiniz boka da batsam ıkınır sıkılır çıkarım ben o durumun içinden. kendime bu konuda güveniyorum. bi işim yarım kalmaz yani. biri gelsin de şunu benim için yapsın demem. yapmazlar çünkü. basit gelecek ama gerekirse musluk da tamir ederim, sataşanı bulaşanı da pişman ederim.
şimdi ya allasen ben neden evleneyim? çocuk meselesine gelince çok mu istiyorum 35-40 yaşlarımda evlat edinirim. cinsellikse zaten yine ciddi ciddi aseksüel olduğumu düşünüyorum. şu yaşıma kadar aşık falan olmadım çünkü. ha beğenmedim mi birilerini beğendim ama off aman ben gidip söylicem olmuyo onsuz demedim. oluyor çünkü gayet de güzel oluyor.
işte bu yüzden kendi kendime "belki" değil de "bu adam kesinlikle benim hayatımı geçirmem gereken kişi" demeden evlenmicem. çünkü neden evleneyim amk? günümü gün ederim onun yerine. gezerim tozarım. sene içinde birikim yapar yirmi günde çatır çatır yerim. missss... yalnız kalma meselesine gelince şimdi de yalnızım zaten. basit bi alışkanlığı devam ettirmek olur. düz mantıkla en azından kaybettiğim bi şey olmaz. en kötü şimdi nasılsam öyle olurum.
bir kadın flört/sevgililik döneminde katlanılmıyorsa evlenince hiç katlanılamaz. ondan sonra vay efendim bu adam bana ilgi göstermiyor, yok efendim güvenilir değil, her an aldatabilir bilmem ne.
yahu önce kendine bir bak ömür geçirilir mi seninle?
kendilerini saçma sapan şeyler için şartlandırabiliyorlar. ayrica kötü kocaya denk gelmektense günümüz koşullarının kadinlara sağladığı maddi destek de bunda öncü rol oynuyor. Eskiden köylerde kocası olen kadinlar kisa bir sure sonra baska bir adamla evleniyorlardı ama şu an bu çok az devlet onlara bir destek veriyor yasliysa yaşlılık parasi falan oluyor. iş imkanları onlara da uygun falan öyle daha bircok sebeb olabilir ama evlenmek isteyen için evlenmek zor degil ama asıl istedikleri evlilik değil her şeyini ona adamış bir koca biraz zor bulurlar tabi.
öncelikle kabullenin dünyada koca bulamamak diye bir sorun yok arkadaşlar. koca isteyene her yer herif kaynıyor. kabul edin. evlenmek isteyen iyi kötü bir şekilde birini bulur. ama evlendiği kişiyle mutlu olmak isteyen birisi kolay kolay evleneceği kişiyi bulamayabilir. biriyle kafalarınız uyuşuyordur ama cinsel çekim yoktur. bir başkasında tam tersini yaşarsınız. bazen kalbiniz fazla kırıktır yeni birini istemezsiniz ve bu çok uzun sürebilir. yada evli hayatı yaşamak size göre değildir. çocuk sahibi olamıyorsunuzdur belki de. bazen çok sevdiğinizi kaybedersiniz. fani dünya sonuçta. belki kariyerini olumsuz etkilemesinden korkmuştur bir evliliğin sorumluluğunun belki de eşcinseldir o evde kalmlş dediğiniz kadın. sevdiği kadına toplum korkusu yüzünden kavuşamamıştır. hatta onu da geçtim aseksüel olabilir. yada benim gibi onu gerçekten kendine aşık edebilecek biri karşısına çıkmamıştır. olasılıklar o kadar sonsuz ki...
daha sonra boşanmaktansa en iyisi baştan evlenmemek.
doğru insanı bulduğunuz zaman her şey hallolur tabi de benim sebebim kırmızı kuşak bağlanması. kocaya sunulan hediye pakedi adeta.
"alın buyrun bugüne kadar kukuşunu erkeklerden muhafaza ettim sıra sende"
yok kuzu kesilsin yok gelinin ağzına bal verilsin ah ah keşke bende senin ağzına verebilsem. bal tabi canım. çok içerledim sözlük bu adetler beni öldürecek
Kendine guvendigi kadar hatta belki daha cok guvendigi bir er kisiyle karsilasmamis olmalari. Simdi anahtar kilit uyumu sart diyecegim bircogunuz totosundan anlayacak lafimi. Ama hayat denilen zor maratonda bir takim arkadasi edinmenin onemli oldugunu dusunuyorum. Bunun icin de uyum lazim. Uyumu tutturamadigin zaman karsilastigin insanlarla evlenmenin de pek bir esprisi kalmiyor. Yapmis olmak icin yapilmamali. Oyle istedigin icin olmali.
hayatım boyunca bir adama yemek yapmak gibi saçma bir müesse sanmıştım oysa ki insan sevdiği adama fedakar oluyormuş. fikirlerime düşünceme, giyinmeme, konuşmama hatta deliliğime bile saygı gösteren anlayışlı bir adamı bulduğum için evlenmekten korkmuyorum artık. şimdide ise aile sorunu var çünkü ben öyle işi hazır dört dörtlük bir adama aşık olamam eksik olmalı ki tamamlayabileyim. sabıkası olması ailemin hayır kararı için yeterli bir sebep ben de bunun için başka birisini istemediğimi ve evlenmeyeceğimi söyledim. sanırım bazı kadınların evlenmeme nedeniden birkaçını buradan bulabilirsiniz.
Türkiye'de kadın olmak nedir bilir misiniz? evlenince kirli donlarını yıkamak ayak kokuna katlanmak ve çocuk doğurup bakan bir mutant olmayı kim niye istesin?