Mesajımı tekrar okuyup, haksızlık ettiğimi düşünerek değiştirme ihtiyacı duydum. Kadınlar çoğu kez savunurlar kendilerini. Yalnızca kalkanlarını indirdikleri biri canlarını yaktıklarında tökezlerler. Bu da ya eş olur ya da sevgili. işte bu zamanlarda çok canları yanar. Bu yüzden herşeyden vazgeçerler. Bunun dışında ne kadar savunmasız gözükselerde akılları yeterince başlarındadır. Muhakeme yeteneklerini kaybetmezler.
pms (premenstrual syndrome) dönemidir. pms, türkçe'de regl dönemiyle aynı anlamda kullanılıyor, bu yanlış bir ifade, regl öncesi dönemi olan bu dönemde, hem duygusal açıdan hem de fiziksel olarak bir kadın en zayıf halindedir. (zayıflık ne yazık ki mecazi anlamda, yoksa vücutta biriken su, ödem, inanın zayıflaştırmıyor.) göğüs uçları, saç dipleri, ayaklar ve yumurtalıklarda belirgin bir sızı oluştuğu gibi bir kadının bu dönemde acı eşiği de çok düşüktür, normalde canınızı acıtmayacak durumlarda bile çığlık atacak kadar irkilebilirsiniz. ayrıca dokunsalar ağlayacak durumda gezeceğinizden, normade yanından bakmadan geçip gideceğiniz bir dilenci, yavru bir kedi ya da ağlayan bir çocuk karşısında saatlerce gözyaşı dökebilirsiniz.
ilk başta ağladıkları an gibi düşüdüm... esasen bir kadının ağlaması karşısındaki erkeğin en savunmasız halidir...çok kötü bir durumdur.. ne yapacağını bilemezsin... saçını mı okşasan... sırtınımı sıvazlasan...takma be yaaa deyip omuzunu hafiten bir yumruklasan mı ?? diye geçirirsin hep içinden ..ama daha çok o bocalama halinde kendini aciz bir yeni yetme gibi hissedersin...
'turkiye ' de tek basina ve gecenin bi yarisinda tenha sokaklardan evine gelmek zorunda oldugu andir. ve bu ani anlamak icin bir kadin olmak gerekir...