sevmem ama şimdi anmam gerek cem yılmaz'ı. hem de içimde en ateşli halimle bağrıma basmak istiyorum. 'bak mahmut salakmışsınız.', 'salak mı seviyorsun sen peki' repliğindeki ayarı için alkışlıyorum.
kadınlar çok seviyor böyle öküz, hayvan laflarını kullanmayı. öküzlük, hayvanlık hoşlarına gidiyor da ondan. hep yakınındaki insanlara diyorlar. yakınındaki insanlar hiç bir zaman mazbut, ya da onları çok seven insanlar olmuyor. genelde piçlik ruhuna işlemiş, onu sevmeyen, ona hükmetmek isteyen kaba ruhlu adamlar erkeksi geliyor. çünkü onların arketipi de bu kaba saba adamdır. ideali de bu adamdır. iyi baba da bu adamdır, seksi erkek de bu adamdır onlara göre.
şimdi bir kadın ona tapan, değer veren birini umursamaz da onu sadece sex objesi olarak gören bir adamın peşinden koşar da evlenince dayak yerse müstahaktır. kendi istemiş demek ki.. erkeğinin kendisine hükmetmesi hoşuna gitmiş. seks ne kadar önemli ise kadınlar için dayak da o kadar önemlidir. dayak yemeyen kadın da mutsuzluk başlar. hükmedilmeyen, kırbaçlanmayan kadında tatminsizlik olur.
bu tespitimde en çok da şiddet gören kadınlarla ilgili bir konuda heyecanlanıp, kadınları savunduğum, duygusal bir konuşma yaparken kızların, özellikle birinin alaycı alaycı baktığını görmemdi. ondan sonra anladım ki: tamam. siz gidin ruhsuz piçlerin, hayvanların peşinden, dayak yeyin, sopa yeyin, sonra da mahkeme koridorlarında sürünüp ölün ayşe paşalı gibi. kadınlar çiçektir dedim, peygamber onları emanet etmiştir dedim. yüzde alaycı bir gülümseme.. öyle mi madem artık sizi savunmuyorum kadınlar. varın içgüdülerinize uygun yaşayın. kaderiniz böyle imiş...