ezelden beri varolmuş ebede kadar baki kalacak fenomendir. biz erkeklerin bu sevdayı anlaması imkansızdır. 48 tane ayakkabısı olan bir kadın gözünü kırpmadan 49.'yu alıyorsa bunun altında bir iş vardır.
sözlüğümüzün kadın yazarları bu durumu anlamlı gerekçelerle bi açıklarlarsa sevinicem.
kadınların çoğu davranışlarının altında anlam aramak imkansızdır ve belki de çoğu anlamsızdır bu davranışların. nerden geldiğini bilmeden saçma sapan dürtüler sürükler bazen mağazanın önüne. şık görünmek, kendini iyi hissetmek, kadınlar için giyinmek, ondan bundan daha güzel olmak ve görünmek, bunlara ek olarak iltifatlar almak pohpohlanmak. öncelikle dış görünüşü ile elde edeceğini umar ve görünüşü güzelleştirmek için de doğru vitrinlerin önünde diz çökmeler başlar.
sadece aykkabı ve çanta merakı giysiden daha ön plandadır. topuklusu, topuksuzu, ruganı, derisi, siyahı, kırmızısı, bez ayakkabısı, terliği... ee hepsine de bir çanta uymaz ve ayakkabı yanında bir de çanta alma ihtiyacı doğar. dost başa düşman ayağa bakrmış misali kadınlar da birbirinin en dişli düşmanı olarak ilk baktıkları detay çanta ve ayakkabıdır. böyle gelmiş böyle gider. daha küçüklükte anneler başlar küçük kızları için kırmızı rugan aykkabı alır, olmaz komşu, kızına kırmızı rugan ama fiyonklu ayakkabı almıştır bir de gider fiyonklusundan alır anne. her elbiseye kırmızı ayakkabı da gitmez ki bunun beyazı, siyahı, pembesi, mavisi. gelir de gelir. daha küçüklükten başlar bu ayakkabı sevdası. sonra sürer gider. çılgınlık haline gelir vesselam.
ama kadın olunca kendini kadın gibi hissetmek ister. kırmızı rugan aykkabı gider topuklu ayakkabılar yerini alır. bir çift aykkabının kadına neler hissettirdiğini bilemez erkekler. Murathan Mungan'ın "Yüksek Topuklar" adlı romanında kadın şöyle der :
"Yüksek topuk iyi bir şey olsaydı erkekler kadınlara bırakmazdı"... her ne kadr bu sevda iyi bir şey değilse de kadınların vazgeçemeyeceği bir şey. kendisinin bile anlamadığı bir şey..
seviyorum. ayakkabılarım olmadan yaşayamam. ıssız bir adaya gitsem yanıma alacağım üç şeyden üçü. alışveriş listemin birinci sırası. mutluluk sebebim. hatta msn avatarım. evet durum ciddi.
kadınlar kilo alır,kilo verir,elbiselerinden,vücutlarından memnun kalmazlar belki ama ayakkabılar onları hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmaz işte bu yüzden kadınlar ayakkabılardan asla vazgeçemez.
sadece kadınlara değil erkeklere de illet olabilen hastalıklı sevdadır. her zaman 3 ayakkabım olmalı. her gün birini giyerim. 2 ye indiği an kendimi mutsuz hisseder alırım bir tane.
Valla benim babamda da var o sevda. Bana da ondan geçmiş bence. Neyse yeni aldığım ayakkabı kargoda hala gelmedi ve yarın arkadaşımın düğünü var. Umarım yetişir gerçekten benim için çok önemli ama yetişmezse diye de üç ayakkabı götüreceğim. birini seçeriz diye düşünüyorum. *