birini yok etmek için, son bir kez der ve rolünü o kadar iyi oynar ki siz kuyruğu kaptırdım sanırsınız. oysa o sırada siz ölmüşsünüzdür haberiniz yoktur en altıncı hissinden.
herkesle oyun oynanmaz ki. tecrübenin bedeli ağırdır, artık her oyuncuya kapılmaz ki. içindeki anaç duygunun eseri bir damlacık sevgiyi harcamak o kadar insancadır ki bunu bildiğinden kadın güler geçer genç adama yüzüne esen taze ılık bahar yelinin yüzü suyu hürmetine sevgiyle anar yine de. vefasızlık kadına özgü değildir ne de olsa.
yani kısaca, oyuncuyla oyuncu, dürüstle dürüsttür gerçek kadın.
güzel bir korhan futacı şarkısıdır. son albüme beklenilen ama eklenmeyen bir şarkıdır. olsundur emre sert (tersemresert) tarafından bir sene önce çekilen canlı performans sevenlerine yetmektedir.
ilgilenenler için link http://vimeo.com/17619985
elinizden kaydırıp kırarsanız onları bir daha eskisi gibi olmazlar.
hasar az bile olsa; dikkatli hiçbir gözden kaçmaz beceriksizce yapılmış tamirler.
artık onu baş köşeye de koysanız kırıktır işte.
atlas halılarla döşeli salonlarda da oturtsanız; altın sulara da bulasanız kırıktır.
kaprisinden değildir düzelmeyişi.
bazen düzelmek bile istese camdan kalp tamir tutar mı?
hassaslıgı mıdır kadının suçu? Yoksa suçlu onu kıran mı?
bir camın düşerken çıkardıgı şangırtı bir kadının feryadıdır.
kırıklar elbet batar kalbine kıranların.
bir kadından camdan gözyaşları akar
dönüşü yoktur kırılan camdan kalplerin.
kadınlar cam gibidir.
camın ömrü; kırılacagı ana kadardır !!
Çikolata yerler her terkedildiklerinde. Eşofmanlarının içinde kaybolup, mutsuzluğa kadeh kaldırırlar. 36 beden pantolonlarına giremediklerinde iyileşme zamanı gelir. Popolarını ve burunlarını küçülttürürler. Her yaptıkları başkaları içindir. Onu beğenmeyen kocası, başkasına bakan sevgilisi, durmadan söylenen annesi, Mazoşist ruhlar... Kendi yüzleriyle asla barışamadıkları için dergi sayfalarını karıştırırlar.
Bizler uslu kız masalları ve kötü kadın naralarıyla büyüdük. Hepimize belkide aslında hiç ait olmadığımız isimler, kimlikler ve kişilikler dayatıldı. Seçmedik!
Hadi çocukluğumuza inelim,
annelerimiz birer çocukken nasıl yetiştirirdi bizi? Zihinlerimizi mi yoksa midelerimizi mi doldururlardı? Ruhlarımızı mı yoksa bedenlerimizi mi sterilize ediyorlardı? Nasıl bebeklerdik? etli butlu olanlarımız makbuldü! ve ağlamayan, soru sormayanlarımız en iyilerimizdi. karnımız doydu ve sustuk. karnımız doydu ve uyuduk.
Biz uyurken gözlerimize tülbentler örten annelerimiz hiç şüphesiz bugünün görmez duymaz ve konuşmaz kadınını yarattılar farkında olmadan. Biz daha annelerimizin kucağında alıştık TESLiM KADINLAR olmaya. ve ilk önce etli butlu olanlarımızı dışladı toplum büyüdüğümüzde. uyuyan kadın ise çay saatlerinin rencide edileni oldu.
bugünün vajinusmularının yaratıcısı annelerimiz, uslu kız ol masallarıyla feminizmin dibine vuran ve lezbiyen bünyeleri hortlattılar. oysa tendi severek dokunulacak olan, ana kucağı olmadığında ısınılacak yer koca kollarıydı. korktuk, çünkü annemiz de babamızdan korkardı.
ve sex! sex, en insanı ihtiyaçken ve bizler az önce yazdığım o üç harfi, bırak konuşmayı, yazarken bile utanan kadınlar olarak hazırladık çeyizlerimizi. geçelim avrupalı yanımızı, modernleşme masalllarımızı, biz öyle bir toplumuz ki başkaları yaptığında ayıpladıklarımızı kendimiz yaptığımızda normal bulunsun da istedik. çünkü annelerimizden öğrendik ayıbın yatakta yapılacağını ve ya ayıbı yok sayıp saklamayı. kendimize bile sahtekar olabilen yabancı bir yanımızda vardı, kadındık, anaydık, ablaydık! aslında kimdik?
Kadın psikolojisini otuz yıldır incelememe rağmen büyük bir soruya cevap bulamadim. Gerçekte kadınlar ne istiyor? sigmund freud
Kadınların saklayabildikleri tek sır, bilmedikleri sırdır. seneca
ilk tutkusunda kadın aşığını sever; ondan sonrakilerde ise sevdiği hep aşktır. lord byron
Kadın her şeyi affeder fakat asla unutmaz. konficyus
Hiçbir süs ve makyaj bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez. emile zola
geceler de kadınlar gibi, kadınlar da geceler gibidir. kadınlar... endişeli ve karanlıktırlar. sonra gece nasıl kokuyorsa onlar da öyle kokarlar ve alabildiğine sessizdirler, tek ve büyük ve de sıcak bir parıltı yerine küçük soğuk yıldızlar açar içlerinde sanki dolunay gibi bakarlar suratıma.. ve tepetaklak bir baykuş gibi şaşkınca dinlerler beni, ve gecenin verdiği rahatlıkla uyuyan tüm canlılara analık ederler sonra sabah olduğunda tanınmaz hale gelirler, ben ne zaman geç saatte dışarı çıksam bir kadın ararım gecenin karanlığında kadınlar gece vakti gerçekten harikadırlar.
Kadınların gidip kendilerine erkek (koca) secebilecekleri bir erkek dükkanı (mağazası) açılmıstır. Mağaza 5 katlıdır ve her kat çıkıldıkca, erkeklerin nitelikleri de yükselmektedir.
Magazada sadece tek bir kural gecerlidir: herhangi bir katın kapısından iceri giren kadın, o kattan alışveriş etmek zorundadır ve eger bir üst kata cıkmak isterse, tekrar asağı katlara inemez.
Bir gün bir grup kız arkadas, kendilerine erkek secmek icin magazaya gider. Ve....
1. KAT: Kapıda şunlar yazılıdır: "Bu kattaki erkeklerin calısacak bir isleri var ve cocukları da severler". Kızlar yazılanları okur ve soyle derler:
--"Eh, hic yoktan iyidir ama bir de ust kata bakalım".
2. KAT: kapıda yazılanlar: "Buradaki erkeklerin iyi bir isleri var, cocukları severler ve son derece yakısıklıdırlar." Kızlar:
--"Hmmm, hic fena degil ama acaba bir ust katta ne var ?"
3. KAT : "Buradaki erkeklerin cok iyi birer isleri var, cocukları severler,son derece yakısıklıdırlar ve ev islerine de yardım ederler". Kızlar:
--"Aman Tanrım, cok etkileyici ama yukarıda baska katlar da var."
4. KAT : "Buradaki erkeklerin isleri cok iyi, cocukları cok severler, gayet yakısıklı olup, ev islerine yardım ederler ve ayrıca son derece romantiktirler". Kızlar cıglık atmaya baslarlar: "Inanılmaz, bir ust katta bizi neyin bekledigini bir dusunun!" Ve bir kat daha cıkarlar...
5. KAT: sunlar yazmaktadır: "Bu kat bostur ve sadece,
kadınları memnun etmenin mumkun olmadıgını kanıtlamak icin konmustur.
Cıkıs soldadır; umarız inerken merdivenlerden yuvarlanmazsınız.
(bkz: kıssadan hisse)
genelleme yapmak istemem ama bana denk gelenlerinden yola çıkarsam 17'sinde de 30'unda da maalesef saplantılıdırlar. neden mi çünkü onu üzen,ağlatan,aldatan bir insana körü körüne bağlanır bir medet umarlar. çözemedim çözememde ben bu cinsi. illa üzülmeleri lazım değer vermeleri için sanırım.