Bazen erkeğe de zarar veren şey. Arabadan atan adam da kadınla birlikte ölmüş. Hem kadını hem kendini yakmış gerizekalı.
Bursa'da yaşanan olay, merkez Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi'nde Şengül Vatansever ile bir süredir birlikte olduğu, Kütayha Domaniç'den gelen erkek arkadaşı Ümit V. arasında yaşandı. iddiaya göre ayrılık aşamasında olan sevgililer, Millet Mahallesi'nde otomobilin içerisinde tartışmaya başladı. Kısa süre sonra tartışma büyüyerek şiddete dönüştü. Ümit V. otomobilde bulunan benzini, Vatansever'in üzerine dökerek Vatansever'i ateşe verdi. Ümit V. yanan kadını araçtan atarak kaçtı.
Vatansever, üzerindeki giysilerin yanmasının ardından, ölmeden önce üstünü örtecek bir şeyler aradı. Kadının üstü örtüldükten sonra sağlık ekiplerine haber verildi.
Oda Tv'nin haberine göre olay yerine gelen sağlık ekibi vücudunda ağır yanıklar olan Vatansever'i Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırdı. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis ise şüpheli Ümit V.'yi kovalamaca sonucu yakaladı. Ancak, Ümit V. de vücudundaki yanıklar nedeniyle Çekirge Devlet Hastanesine kaldırıldı.
HASTANE TADiLATTA OLUNCA KOCAELi’YE SEVKEDiLDi
Vücutlarında ağır derece yanıklar meydana gelen Şengül Vatansever ile Ümit V., Uludağ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde bulunan Yanık Ünitesi'nin tadilatta olması ve bu nedenle hasta kabul etmemesi nedeniyle Kocaeli'ye sevk edildi. Talihsiz kadın dün doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.
ilkokuldaydım. Annem yemek hazırlıyor, mangal erkek işi derler ama babam onu bile yapmazdı. evde karşı komşumuz var, babamla oturuyorlar mutfakta. Babam açlıktan öldük diye yakınıyor, annem gelip pişiyor napayım diyor babam bardak fırlatıyor hızla anneme, annem çekiliyor bardak duvara çarpıyor, tuz buz.
Bi akşam yemek yiyeceğiz, annem pilavı koyuyor tabağa, babam yemeye başlıyor. Dumanı çıkan pilavı şak diye ağzına atan babam bi kaç kaşık yoğurt alıp küfür etmeye başlıyor bu pilav neden sıcak diye.
Babam iş yerinde sorunlar yaşıyor, parasını alamıyor. Patronunun ev numarasını kağıda yazıp vermiş anneme, annemde onu bi yere koymuş babam aniden sorunca panikliyor biliyor çünkü bulamazsa kavga çıkacak. Nitekim öyle de oluyor. Ben kağıdı ararken en son içeri geldiğimde babam annemi tekmeliyordu. Ve nasıl bi durum olduysa annemin bacağına bıçağın ucu girmişti.
Çok ufaktım, annemle babam şakalaşırlarken, babam canının yandığını söyleyerek, ilk arabada dövmeye başlayıp, ordan evde devam edip, en son annemin kafasına tepsiyle vurmuştu defalarca. O gün annemin kaşı yarıldı, dişi kırıldı. Duvarlara sıçrayan kanları adım kadar iyi hatırlıyorum.
Siz o kıyamette büyüyen birinin psikolojisini düşünün. Özgüvensiz, en ufacık şeyde ağlayan, kendini ifade etmekten aciz, çünkü ne zaman ifade etmeye kalksa susturulmuş bi insan düşünün.
Siz siz olun insanlığınızı kaybetmeyin.
Her türlü şiddete karşı çıkın, koruyun, kollayın.
Hiçbir kadının umudu kırılmasın, gülsün.
Hiçbir çocuk ağlamasın.
Kimse kabus görmesin.
Geçmişi geleceğinin önüne dikilmesin.
Hukuk sanık sandalyesinde diye çalışma var. Okuyun onu. Bu kadına şiddet mevzuunun kendi bir şiddet formu halini artık cidden. Konuşa konuşa içini boşalttınız. Hele bu üniversiteye yeni başlayan feminizm buldumcukları yok mu, yeter daaa.
sevgili reyiz;
savunmasız -en azından bir erkek kadar kuvvetli olmayan- kadınların yüzüne tokat atmayı ya da başka bir şekilde fiziksel şiddet uygulamayı bi bok sanan adamlık pazarında beş para etmeyen yaratıkların ellerini götüne sokmamıza izin verilecek bir kanun yapılması mümkün değil mi?
Kadin ile şiddet kelimesinin bile yan yana gelmemesi lazımken, kendini adam diye nitelendiren insan müsveddelerinin bir kadına vurmasını aklım almıyor...
Bilmem kaçıncı yarına hazırlandığın günde, ayrılmak istediğin, bir zamanlar nice sevdiğin ve belki hala seviyorken çirkinleşmesin diye gitmek istediğin, toparlandığın valize koca koca anılar sığdırdığın, gidiyorum ben olmayacak dediğin insanın sana güzel kal, biliyorum en iyisi bu derken gecenin bir vakti alkol alıp geldiği kapıyı sırf özlediğin için açtığın o evde üstüne bayılan, belki de son bir gece uyuyalım diye ağladığında onu yatağa taşıdığın o insan. Bir telefon çalar, bir mesaj gelir o anda bakarsın aldatılmışsın,gideyim dersin içeri o uyusun ama yedirmeye ya da anlamaya çalışırsın ya da öyle düşünürsün. Herneyse öldüresiye bir dayak ve belki yetişmese duvarın ötesindeki insanlar çığlıklarına ölü bir ben, benim içimde ki ise bir neden?
Neden kadınlar gitmek istediğinde, onları nice aldatan, kıran, döken o insanlardan sevgiye değer verdiği en içteki ölmesin diye kaçarken onların rızasıyla, buna maruz kalır?
Acı, lütfen acıtma.