Şiddetin her türlüsü kötü olmakla birlikte, kadına yapılan şiddet bir acizlik göstergesidir. Erkek fiziksel açıdan daha kuvvetli olmasını kadın üstünde gösteremez. Kadına şiddet uygulayan erkekler genelde kişilik sorunu olan insanlardır.
bazı durumlarda gerçekten ağır sözleri ve daha fazlasını ısrar ile hak etmiş olanları olsa bile asla yaşanmaması gereken mevzudur. erkek bir birey karşısındaki ne kadar bu durumu arzularsa arzulasın, tahrik ederse etsin, kullanmaması gereken kelimeleri kullanmış olursa olsun gene de bu yola girmemeli.
herkes kendi pisliğinde boğulsun dönün arkanızı gidin bir şekilde ya sabır çekerek. gücü size yetmeyecek olana hem fiziksel şiddet uygulamak hem manevi olarak ağır hakaret, küfür vs etmek yakışmaz adam olana..
Toplumumuzun en büyük sorunlarından.
Sebebini hiç anlamadım, hiç de anlayamayacağım.
Nedir insanları buna iten? Yetersizlik hissi? Egemen olma isteği? Başkalarının sana yaşattığı eziklik duygusundan kurtulma düşüncesi?
Biraz gülümseme ve güzel söz ile mutlu olabilen bir kadına, vurmak neden? Nasıl bir doygunluk sağlayabilir bu sana.
Umarım toplum olarak insan olmayı öğrenir ve bu çirkinliğe gördüğümüz yerde dur der, böylece son bulmasını sağlarız.
Ayrıca, herkes bilmesine rağmen yeniden yazmak isterim, bu davranış bozukluğu Türklerin arap kültürünü tanıması ve benimsemesi ile toplumumuzda yer edinmiştir.
fiziksel,psikolojik şiddetin her türlüsüne toplumda maruz bırakılan kadınlarımızın sayısı çok fazla malesef. insana sadece insan olduğu için değer verdiğimiz günleri görmek dileğiyle.
Afişle, reklam kampanyalarıyla, sosyal projelerle vs vs vs ile çözmeye çalıştığımız hastalık. Ama sorun çok daha gizli çok daha tehlikeli yerlerde.
(#28523107) bu arkadaş nefis özetlemiş durumu.
Sertlik, maçoluk ve şiddet bir aşk biçimi olarak çok erken yaşta bir biçim alıyor. Fıtratı zayıf ve ruhunda şiddet uykuda olan erkek; bu uyarılma ile kendini kadın üzerinde hakim görmek ve onu bağlamak için sertliğinle gurur duyuyor...devamı geliyor.
Kadına şiddet erkeğin hastalığı aşağılık bir davranışı olduğu kadar; kadının da erkeğe dayattığı bir sevme biçimi olarak hayatımızda varlığını hissettiriyor.
Küçük bir dipnot. Hiç maço olmadım. Sevgililerime değil fiske vurmak sesimi yükseltmedim. Hatta 4 yıllık ilişkimde kız arkadaşım beni sürekli bu konuda sınardı. Uzun uzadıya anlatamam şimdi; ama sınardı ve ben sesimi dahi yükseltmediğim için teşekkür ederdi. Sonra ayrıldık. O evlendi. Hatta sorunlu bir ayrılıktı sanırım aldatıldım ve o kişi ile evlendi. Şiddet gördüğünü işittim. Sert hemde. Evlendiği kişiden. Ama o aşıktı ona. O an anladım. Yıllarca beni sınaması sert bir erkek istemesindendi. Şiddet erkeğin doğasında uykuda bekleyen bir hastalıksa; bunu uyanrdırmakta kadının ruhunda ki bir hastalıktır.
çocukları yetiştirirken merhametli,insan sevgisi olan değerlerine sahip çıkan bir birey olarak yetiştirmeye çalışmak gerekiyor. özellikle de erkek çocukların da bu konuya dikkat edilmeli çünkü erkeksin sen diye küçüklükten kabadayılığa alıştırılan çocuklar büyüyünce canavara dönüşüyor.
Tanidigim 2 buyugum var(komsu) ve maalesef ki ikisi de siddet magduru. Biri bosanmak icin ugrasiyor digeri benim kaderim bu deyip bir sey yapmiyor. Ikisi de evlendikleri kisilerle rahat olurum, param olur diyerek evlendi. Ekonomik bagimsizliklari yok. Buradan cikarabilecegim sonuc ise kimseyle parasi icin evlenmeyin. Sizi sevmedigini dusundugunuz biriyle asla yakinlik kurmayin, hayatinizdan cikarin. En onemlisi ise kimseye muhtac olmadan hayatinizi surebilecek konuma gelin.
Erkek şiddeti ve kadın cinayetleri ile ilgili yazdığım ve bir Uluslararası Eğitim Dergisinde yayınlanan makaleyi okumak ve değerli yorumları ile katkı sağlamak isteyenler şu linkten makaleyi indirebilir. http://www.ijetsar.com/download/article-file/308696
Hukuğun işlemediği, kanunun, kuralın tanınmadığı, eğitimsiz ve sığ toplumlarda sıkça görülen olumsuz durumdur.
Adam olmayı, iki bacağının arasındaki uzantıdan ibaret sanat kimi çift toynaklı erkek kısmının hüner sandığı fiildir.
Aslında bi b..k olmadıklarını herkes bilir de, bi kendisi bilmez insanlara özgü zavallılıktır.
biraz önce yolda arabayla giderken ilk defa bu kadar yakından şahit oldum. adam müsveddesinin biri,kızcağızı karanlık bir caddede sıkıştırmış tartaklıyordu. arabada kızım vardı, bırakıp inmedim. olmasaydı da inebilir miydim, emin değilim... ama yanlarından geçip gidemedim. yolun ortasında dörtlüleri yakıp kornaya abandım, çevreden birileri toplandı, adam müsveddesi de kaçtı. artık nerede, ne zaman kıza bir daha ne yapar, orası bilinmiyor...
yollarda bunlara şahit oluyorsak kapalı kapılar ardında kim bilir neler oluyor?
benim kızım 3 yaşında. ona ne sayıları, ne harfleri, ne de ingilizce kelimeleri öğretme gayretim olmadı bu 3 senede. elimden geldiğince, güçlü olmayı, diğer kadınlar ve erkekler ne yapıyorsa onun da aynısını yapabileceğini, istediği bir şeyi başarmak için gayret ederse her şeyi başarabileceğini, kimsenin ona istemediği bir şeyi yaptıramayacağını öğretmeye çalıştım, çalışıyorum.
kendi ayakları üzerinde durabilen, ne istediğini bilen bir kız olsun, bırak el kaldırılıp tartaklanmayı, kimse ona istemediği bir şeyi dahi yaptıramasın. tek dileğim bu. çünkü bu adam müsveddeleri var, bu gerçek değişmedi, bu toplum yapısında da değişmeyecek. ataerkil düzende hep erkekliği güç gösterisine çeviren bu şerefsizler olacak. en azından tehlikeyi sezen ve kendini korumayı bilen çocuklar yetiştirelim.
her zaman yapacak bir şey vardır. insan en azından buna inanmak istiyor.