Taşımaktan nefret ettiğim aksesuardır. Bir kadını kisitlamaktan başka hiçbir ise yaramaz. Yuruyusunuz, el kol hareketleriniz kontrollü olmak zorundadır hep. O yüzden yanımda başka bir kadınla dışarı cikacaksam ilk isim cüzdanımi vermek olur çanta taşımamak için.hoşuma gidiyor elimi kolumu sallaya sallaya yürüyebilmek,rahat bi ayakkabı,mümkünse tek parça bi elbise. Bunun haricinde mecbur kaldigimda ekstra hiçbir şey olmaz içinde. Kimlik,kartlar,para,birkac taksi kartviziti, birçok şeyin minimum ebata sahip ürünü (ped,parfüm,islak mendil..vb) ama iş dosyası varsa o kötü. Bir ton sözleşme,mutabakat metni örneği,kalem ajanda...yazarken sıkıntı basıyor. Sevmiyorum çantaları.
Gülle gibi olan ve şantiyeden daha karmaşık olan çantadır. Bunun önüne geçmek için dışarda çok vakit geçireceksem küçük postacı tipi çanta kullanıyorum. Çok rahat ve kullanışlı oluyorlar. Yanınıza çok şey almadan da dışarda idare edebilirsiniz hanımlar, ben de mümkün değil sanıyordum ama mümkün.
başkalarına göre ne kadar saçma gelse de kadın için hepsi gerekli olan malzemeleri barındırır içinde. başkalarının dakikalarca arayıp bulamayacağı şeyi kendisinin bulması için beş saniye yetebiliyor. ayrıca ne kadar küçük olursa olsun kadın içine dünyaları sığdırır. ama şerefsizin teki kalbine o kadını sığdıramaz. teşekkürler.
Çok karışıktır. Herşey ama herşey vardır için de. Ara ara elden geçirilir. Çeşit çeşit, büyüklü küçüklü, kıyafete göre renk , uyum bir sürü vardır. Ne kadar büyükse o kadar doludur.
içine düştüğüm bir girdap. öyle çekiyor ki insanı içine kurtulman "na-mümkün". bir an için sisteme ayak uyduruyorum. sonra çanta ile mağazadan çıktıktan sonra kapitalizme sövüp sosyalist oluyorum. taa ki bir sonraki çantayı görene kadar.
güzel, şeytani, gereksiz ama beni mutlu eden bir döngü.