çölde duş almaktır..yatakta gezmeyi, gezerken yatmayı düşünmektir. evde kuruyan çiçeğin ölümüne üzülürken, kendisine alınan çiçeğe, secde etmektir.. erkeğin alışverişte fazladan verdiği 3 kuruşa bin milyon 56 bin laf ederken, kendi başına on binleri fütursuzca harcayabilmektir.. en büyük özellikleri de, arabalardaki tüm pedalleri, istedikleri göreve tayin edebilmektir.
türkiye' de kadın olmak, söylediğinin değeri olmamasıdır. mutfağa eşya alınırken sana sorulmamasıdır. bir araştırmaya göre kadınlar çocuklarının eğitimi hakkında % 10 söz hakkına sahip. öyle para kazanmakla da ilgili değil kolaylığı, zorluğu. her şeyin temel sebebi karşılıklı saygı, fikre güvenme, herşeyi erkek yapar kavramından kurtulamamaktir. çok kişi biliyorum eve para getirdiği halde hiç bir şeye müdehalesi olmayan. üzücü ama gerçek bir zorluktur kadın olmak.
Bazen cok zorlayici olabilir. tek soyleyebilecegim kadin olmak yalnizca erkekler kadinlari bir seks objesi olarak gormekten vazgectiklerinde daha hatta cok daha kolay bir hal alacak.
odalı içeceklerin gazlarının kaçmasını engellemek için buzdolabının içine başaşağı yerleştirmektir ve kabuklarını soyduğunuz meyvelerin kararmalarını önlemek için limonla ovmak. yağın ilk patatesleri atarken sıçrayıp bir yerimizi yakmaması için içine bir tutam tuz atmaktır. soğan soymaya başlamadan soğan kokusu ele bulaşmasın diye elleri sirkeli suya bastırmaktır. sirkenin keskin kokusu için ise bulaşık deterjanı kullanmaktır; erkek olmak ise bunları yapmamaktır.
erkek gibi duygularıyla başa çıkabilmeyi istemektir kadın olmak. Duygusallık, naiflik, kırılganlık hislerini acizce üstünde taşımaktır. Hayata kalbiyle bakabilmektir. Kısaca; sevgi dolu olup insanları değiştirebileceğine inanmaktır.
kadın olmak zordur ama eğer hakikaten kadınsan işte o zaman diğer insanlar zavallı olurlar.
özellikle başarılı, zeki ve güzel bir kadından ötesi yoktur. aynı şartlarda erkekden çok daha şanslıdır kadınlar. o yüzden aşağılanan, dövülen ve hor görülen kadınlar kendileri kaybetmeyi seçmişlerdir. yoksa bir kadının kaybetmesi ya da doğru tabirle hor görülmesi hiç kimseye mantıklı gelmemektedir. o yüzden patlatma / patlatılma muhabbetinin çok üstündedir kadın tanımı.
--spoiler--
BELKi BiRGÜN
MiSAFiR GELiR DiYE
KAPILARI KiLiTLi
YÜREK ODALARI VAR ONLARIN!...
En özel çay bardaklarını,
tabaklarını,
çatal bıçaklarını
hiç kullanmadılar,
misafirlere sakladılar.
Evlerinin
en büyük
ve en rahat
odalarında oturmak yerine,
orayi
özene bezene döşeyip
kapılarını kilitleyip
adını misafir odası koydular.
Ve
kendilerini
daracık odalara hapsettiler.
En güzel masa örtüleri,
kırlentler,
yastık yüzleri,
çarsaflar
ve işlemeli havlulara
dokunmaya kıyamadilar.
Ta ki
bir misafir gelene kadar.
Çikolatalar,
kolonyolar,
tatlılar...
Hele de
pahali cinstense
hep köşe bucak saklandı.
Çocuklara bile elletilmedi.
Hep
en güzel şeyler
birileri için saklandı.
Hiç kendilerini
o özel
ve güzel şeylere
layık görmediler.
Güzel anlara
uzaktan baktılar hep.
Ancak fotoğraf çekilirken
ya da
bir misafir ağırlanırken
mutlu gibi gösterdiler.
Şimdi
biz onlardan
bizi kocaman
ve sınırsız
sevmelerini bekliyoruz.
Fakat onlar
kendilerini
hiç sevmediler ki
bizi nasıl sevsinler?
Hep hayatın
bir köşesinde
ezik bir gölge duranlar,
şimdi
hangi cesaretle
gelip de
kucaklayacaklar bizi?
Misafir odalari gibi
boş ve anlamsiz
bir yürek tasiyorlar içlerinde.
Belki birgün
misafir gelir diye
kapıları kilitli
yürek odalari
var onlarin.
Tertemiz
ve bakımlı
ancak bomboş...
Kadın olmak harika bi şey. Dışarıda görsen korkudan dibinin düşeceği, gayet sert, sakallı bıyıklı kocaman adam sana öpücüklü fotoğraf gönderiyor düşünsene.
şöyle biraz empati yapınca gerçekten zor birşeydir diye düşündüğüm durum. gerçekten işleri çok zor kadınların. gündelik zorlukları geçtim onlar bile gerçekten bir erkeğe fazla gelir ama bir de evlilik durumu. 25 yaşına geldikten sonra pskolojileri alt üst oluyor. hali hazırda evliliğe yürüyen bir ilişkileri yoksa gerçekten zor durumda kalıyorlar. etraftan gelen evde kalıyor dedikoduları, aileyle yaşıyor olmanın verdiği ve sonunun gözükmemesinden ötürü kadında oluşan ruh hali. gerçekten zor bir şey olsa gerek.
Kadın olmak zordur erkek egemen toplumda... Çocukken başlar çifte standart... Kız çocuğu toplar masayı, abisine su götürür. Erkek çocuk ile farklı büyür. Gençlikte kız cocugu erken evde olmak zorundayken erkek çocuk istediği saatte eve döner. Mektebe gitmek, milli formayı giymek gibi ilk cinsel deneyimi teşvik eden terimler vardır ve baba gurur duyar oğlunun 'erkek' olmasıyla. Kız çocuğu beklemek zorundadır evleneceği yaşı. Neden erkekte 'bakirlik' aranmaz? Erkekte aranmıyorsa neden kızda 'bekaret' aranır? Acaba erkeğin korkusu mu vardır öncekilerle kıyaslanmaktan. Trajikomiktir ama bekaretini kaybetmek dışında her deneyimi yaşamış bakire kız ile evlendi diye kendini iyi hisseder erkek. Sonrasında da kadının değil erkeğin tatminidir yaşanan. Cinselliği tanımadan yaşamlarına devam eden milyonlarca kadın var. Erkek giyimine karışır, çalışmasına karışır, her şeyine karışır. Koca değil 'sahip'tir. Kadının omzu görünürse şuçlu kadındır da o minik dekoltede ağzının suları akan erkek milleti neden muaf tutulur? Nereden bakarsan bak; erkek eğemen toplumun temelinde erkeğin acizliğinden, korkularından doğan kabalığı;baskıyı ve şiddeti görürsün.
evrensel olarak bilemem ama türkiye'de kadın olmak;
-anne olmaktır en başta, yemeyip yedirmek, kendinden çok aileni düşünmek, aldatılsan bile sırf çocuğum babasız büyümesin diye ayrılmayıp miden sindirmese de katlanmaktır
-baba evinde öğrendiği namus kavramını her daim hatırlarmak
-11 yaşında tecavüze uğrayan hemcinsleri karşısında tüm çaresizliğiyle beklemek
-okumuş, okumamış, zengin, fakir bir çok erkekten şiddet gören hemcinslerine yardım etmek isteyip de çaresiz kalmak
-sevgilisinden ayrıldığında "küçük orospu" muamelesi görmek
-edilen küfürlerde bile cinsel rolünü kimliğini küçümseyici laflar işitmek
-çoğu zaman duyguları ile oynanıp öreselenmek, kullanılmak bazen..
tüm bunlara rağmen mücadelesinden yılmadan iyiki kadınım diyebilmektir.