Sosyal sebeplerdir bence. Geçtiğimiz yüzyılda her işyerinde birkaç kadın çalışmaya başlasa da henüz yönetici değillerdi.
Projenin başında değilseniz başlayan işin ilerlemesine yararsınız ki ara eleman olursunuz.
Önümüzdeki elli yıl objektif verileri verecek.
m.ö 41 yılında ilk kadın mucit olan galyalı çaçaroniks, dırdırı buldu. ve her kadının kullandığı bir silah oldu. daha güçlü silah var mı? yoo, dırdırı hiçbir güç yenemez.
Cehalet katsayınızla doğru orantılı bir sanıdır.
Misal Jennifer Doudna ve Emmanuelle Charpentier adlı kadın mucitleri duydun mu?
Bu kadınların keşfiyle bir canlı türünü misal hiv virüsünü dünyadan kolayca tamamen silmek dahil üzerlerinde her türlü değişikliği yapma potansiyeline sahip olundu.
Şovenist domuz gen imzası çıkarılırsa yandınız yani.
kadınların bu konuda bastırılmasının da ciddi etkisi olan bir mevzu. kadınlar 20. yüzyılın belli dönemlerine kadar bile akademik çevrelerde kendi adına doğru düzgün faaliyet yapamıyorlardı (bkz: clara immerwahr) ; bir şekilde girebildikleri akademik ortamlarda teleskop kullanamamak, haritacılık yapmasına rağmen bu konuda ihtiyacı olan deniz seferlerine katılmakta problem yaşamak (bkz: marie tharp) gibi kısıtlamalar yaşıyorlardı; hadi bunları kısmen aştı diyelim, erkeklerin bitmez tükenmez savaşlarının dünyasında pat diye akademik faaliyetlerinden olabiliyorlardı (bkz: inge lehmann) vs vs. velhasıl olayın sorumluluğunu sadece kadınlara boca etmek yerine biraz toplumsal tarih, bilim tarihi vs de irdeleyip öyle atıp tutma aşamasına gelmekte yarar var.
Bu konuda kadınları suçlamak haksızlık olur. Dünya, ataerkil düzenden çıkalı daha kaç asır oldu ki? Hatta tam çıkamadık bile sayılır. Ama günümüzde kadınların rahatlığı gayet iyi tabii. Günümüz olarak bakarsak da erkekler, kadınlardan yine çok daha iyi mucitlik konusunda. Ancak dediğim gibi; geçmişi baz alıp tarihte kadın mucit sayısının düşük olmasını eleştirmek abesle iştigaldir.
''Eee, ataerkil düzenin oluşmasına kadınlar nasıl izin verdi? Yine onların suçu var, beyinlerini kullanıp ataerkil düzenin oluşmasına izin vermeseydiler'' gibi sorular aklınıza geliyorsa, bu sorulara da şu açıdan bakabiliriz: geçmiş zamanların şartları ile günümüz şartları asla bir tutulamaz. Erkekler yapısı gereği de bir şekilde baskın olabiliyor. Mesela 2 tane çocuk doğurmak bile kadının çalışma ve eğitim hayatına çok büyük zorluklar çıkarabiliyor. 2 tane çocuk doğurup büyütmek bile yıllarını alabiliyor.
Günümüzde erkekler çoğunluk olsa da kadınlar da bilimin içinde zaten ama geçmişte doğu batı fark etmiyor kadınlar okula bile gidemiyordu. Bilim adamları icatlar yaparken kaç kadın biraz daha özgürleşmek için canından oldu? Tabi sebep tamamen bu değil az da olsa kadınların geride durması, ilgisizliği de var.
Kadınların beyni daha dengelidir. (Mantıksal ve duygusal zeka) . Erkeklerin mantıksal zeka katsayısı daha yüksektir. Ayriyeten buna ek olarak kadına yapılan baskıları da sayarsak, normaldir.
bazen bazı gerçekler vardır ki ulu orta söylenmez.
hatta sözü dahi edilmez. doğuştan engelli bir insana, ''sen engellisin'' demek ne kadar aptalcaysa bu da öyle. çünkü bu kimsenin suçu değil, yaradılışından gelen bir eksiklik çünkü.
Kadınların sürekli sorun çıkaran, solipsist, sorumsuz varlıklar olmalarından kaynaklanır. Kadın sadece mağdur edebiyatı yapar, sorumluluğu en yakınında ki erkeğin üzerine atar bu şekilde rahatlar. Erkek ise sorun çözer, insanlığa fayda sağlar.
kadınlar anne olmak dokuz ay çocuk taşımak sonra da onu emzirmek zorundalar -bugün dünyayı yöneten iki büyük ülkenin başında ( ingiltere, almanya) -hele alman olanı tek bi telefonla senin reyizi zikertip deniz yücel 'i serbest bıraktırabilecek güçte.