bu sözün doğru olduğu düşüncesine kanan herkes şüphesiz evrimsel sürece hakaret etmektedir. şimdiye kadar 108 milyar insanın yaşamış olduğu bu dünyada her iki cinsiyetin popülasyonu da birbirlerine hep benzer olmuştur. şurada sayın desem, tarihte iz bırakmış bir kadını sayamazsınız, çünkü yok.
kadınla erkeğin eşit olmasını bir yana koy ben çift yumurta ikizlerinin bile eşit olduğuna inanmam eğer sadece sosyolojik haklar kastediliyor ise tabi ki eşittir.
evet eşittir. kadına da insanoğlu deriz, erkeğe de insanoğlu deriz. kadına insankızı demeyiz. hem erkek hem de kadın insanoğludur. ikisi de insanoğlu olduğu için eşittirler.
Kimisi prim yapmaya çalışır kimi kadın düşmanlığı yapmaya çalışır kadın erkek eşit değildir ikisinin de birbirine üstünlük kurduğu alanlar vardır kimse mağdur olmasın diye haklar ona göre düzenlenmelidir
eşittir ama aynı değildir. Milyonlarca kelime varken neden eşittir diye kocaman anlamlar barındıran bir kelime ile açıklıyoruz bu durumu. sorun orda bence, yoksa çoğu insan aynı şeyi düşünüyor diye düşünüyorum.
Kadınla erkek tıpkı bir çift ayakkabı gibi birbirine eştir. Nasıl ki ayakkabı çiftini ters giyemiyorsak kadın erkeğin, erkek de kadının yerini alamaz, dolduramaz.
mevkisine göre ve tarihine göre değişen bir kavramdır. Girit uygarlığında kadın bariz üstünken ataerkil toplumlar sonrasında egemenliği sağlamıştır. Doğuda, uzak doğu milletleri dahil erkeğin üstünlüğü öne çıkarken batı toplumlarımda anaerkilleşmekte ve hatta kadının erkeğin yapmadığı şeyleri yapmış gibi söylemesine varabilmektedir. Kısaca eşitlik asla olmamıştır. Zira eşitlik oldurmaya çalışan toplumlarda geçmişten kalan ve egemen olan değil fakat olunan cinsiyete bir yardım etme hissiyatı ve öncelik verme hissi vardır insanlarda. Bu sebeple eşitlenemez, terazi bir kere bozulduktan sonra hep bozuk kalacaktır.
Fakat teoride kadın erkek elbette haklar konusunda eşit olmalıdır.
değildir:kadın ile erkek eşit olsaydı kadın ve erkek diye bişey olmazdı zaten.kadın ile erkek eşit değildir. erkek ile kadın arasında adalet olması lazım.
Kanun öyle olduğunu söylüyor ama maalesef güzel ülkemde öyle olmadığı da bir gerçek.
Gerçi kadın erkek eşitliğine gelene kadar çözmemiz gereken daha önemli işler var.
evet eşittir. toplumda olan kadın algısı kadına biçilen rol üzerinden kadını ifade ediyor, yani gerçekte kadını algılayıştaki yöntem tamamen toplumun dayatması. bu toplumun dayatmasından sıyrılıp yeni bir algı oluşturulursa ( toplum putlarını devirirse) kadın ve erkeğin arasında hiçbir fark olmadığı görülür. ne biyolojik olarak ne de psikolojik olarak hiçbir fark yoktur.
burada biyolojik farkı bir şeylere yeterlilik veya eksiklik üzerinden alıyorum. yani biyoloji olarak bir alt üst ilişkisi oluşturabilecek ayrım yok demeye işi getiriyorum. toplumsal algı ise zaten tamamen palavra.
bir nevi toplumun kadın böyle olmalı değip kadının öyle olduğuna inandığı ve inandırdığı safsata da diyebiliriz.
böyle ucuz argümanlarla her şeyi fiziksel güce dayatıp, erkeğin kadından üstün olması gerektiğini savunmak tam anlamıyla cahil olmayı gerektirir.
savaşlarda erkekler savaştı o halde savaş ganimetleri erkeğe aittir noktasından, yukarıda sözü edildiği gibi, çanakkale'de yok efendim kurtuluş savaşında erkekler savaştı o halde erkeklerin daha fazla statüye hakkı var noktasına geldik. sosyal statüyü bu yolla kazanmış olduğu hülyalarıdan da bir türlü uyanamıyor böyleleri. ikisi arasında nasıl bir alaka kuruyorlar anlamak mümkün değil.
bi de sanki kendisi savaşmış gibi 'beraber savaştık' diyor, sen kimsin ulan! başkalarının başarılarından hak elde etme yüzsüzlüğünü nasıl gösterebiliyorsun?
zamanında savaşan dedelerimiz, böylelerinin sosyal statü sağlamak için bunu dayanak haline getireceklerini bilse eminim ki arkalarından bir mektup bırakırlardı: 'biz bu savaşa torunlarımıza güzel bir memleket bırakmak için giriyoruz, bu torunlarımız da erkeklerden ibaret değildir' diye.
bu mantıkla bakarsanız zaten top, tüfek ve atların da statü olarak sizden daha üstün olabileceği sonucuna varırsınız. zira onlar olmadan savaş filan kazanılmaz. iyi günler.