aşık olduğu kimse izin verdiği nispette her koşulda yanında olur. içindeki kocaman şefkat kadını büyütür. insanlar tarafından yanlış kabul edilse bile dahi hayatının tam merkezine onu koymak, etrafında dolanmak ister. aşk belki de karşı tarafa gönüllü teslim olma durumudur.
Önce onu kendi kafasında bir kalıbın içine sokar. Çünkü aşıktır ve aşık olduğu adamın kendi doğrularına göre mükemmel olmasını ister. Ondan sonra o adamı değiştirmeye çalışır. Eğer adam da asiksa değişmek için elinden geleni yapar. Cidden değiştiğini düşünüp, düşündürebilir bile. Ondan sonra mevsimler geçer, kışlar biter yazlar olur, yazlar biter yapraklar sararır. Kadın bir bakar sevdiği adam artık sevdiği adam değil. Kendisi, kendisi değil. Değiştirmeye çalışırken yok etmiş uğruna saçlarını kestirdiği adamı. Kadın üzülür, kadın kızar, kadın gider. Sen der, sen benim sevdiğim adam değilsin artık. O erkek de anlatamaz derdini. Değismemi isteyen sendin diyemez. Dinletemez. Kadın gider, adam değiştiği ile kalır. Mesela yıldızları sevmeyi asla bırakamaz.
Zaten ilgilendiğini belli eder fakat şu soru oluşur acaba arkadaşcamı yaklaşıyor yoksa oda hoşlandımı bunu anlamak için bir süre bakışmalar gülüşmeler gibi saçma ama işe yarar taktikler vardır ama dikkat hoşlantı olayını uzatırsanız bu iş arkadaşlığa doğru yönelir bu yüzden flört olayı hızlı olmalı.