birçok partinin yaptığı, ama muhalefette ise yapan partiye bok attığı adam kayırma durumudur. bir kamu dairesinde bilhassa müdürler hükümet değişimi ile birlikte değişir.
örnek için herkes okuduğu lisenin tarihine bakabilir..
direk halkla birebir hasir nesir olan milli egitim ïl müdürlükleri veya saglik il müdürlükleri gibi kurumlarda akp tarafindan layigiyla tamamlanmis eylemdir.
akp hükümetinin yüzyıllık değişim programı.
okullardaki bütün açık idari kadrolara resen kendi adamlarını atama yaparak yerleştirme hareketi.mevcut müdürleri ise Eğitim birsen üyeliği için zorlamasını,işin içinde olan herkes bilir.
akp hükümetinin bol miktarda yaptığı şeydir. thy kabin memuru alımı yaparken anadolu lisesi, süper lise gibi dil eğitimi vermiş olan okul mezunlarını alacağını duyurmuştur ama; gören gözler, duyan kulaklar su diyaloglara tanıklık etmişlerdir:
thy yönetim : ne mezunusunuz?
aday 1 : imamhatip
thy yönetim : hımm, meslek lisesi yani? adaylığınız uygundur.buyrun aday numaranız...
thy yönetim : ne mezunusunuz?
aday 2 : süperlise
thy yönetim : başvuru için uygun değilsiniz, üzgünüz...
bir siyasi görüşün kendi yandaşlarını, herhangi başka bir kriteri dikkate almadan, sadece kendi yandaşları olduğu için bazı işlere yerleştirmesi ve bunun sonucunda işe yerleştirmelerin geçekleştiği kurumların, o siyasal görüşün etkisi altına girmesidir.
ayrıca melih aşık - milliyet;
Kamu Personeli Seçme Sınavı'nı (KPSS) kazanan yüz binlerce genç dururken iktidarın kamu kadrolarını kendi yandaşlarıyla nasıl doldurmakta olduğunu bir yandan muhalefet milletvekilleri dile getiriyor, diğer yandan biz yazıyoruz. En çarpıcı örnekleri son olarak Elektrik idaresi Etüd işleri (EiEi) ve Toplu Konut idaresi'nde (TOKi) görülen bu haksız uygulamanın bir benzerini de eski SSK Genel Müdürü, CHP Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu bakınız nasıl anlatıyor:
"Kamu kurumları işçi ihtiyacını Türkiye iş Kurumu'ndan (iŞKUR) karşılamak zorundadır. Bu bir yasal zorunluluktur. Bazı istisnalar dışında geçmiş iktidarlar hep böyle yapmıştır. Ama AKP iktidarına bu yasanın da çiğnendiğini görüyoruz. Örneğin iŞKUR'un internet sitesine girerseniz şu rakamlar karşınıza çıkar: 2004 yılında sadece 14 bin 285 kişi iŞKUR aracılığıyla işe alınmışken aynı yıl tam 69 bin 264 kişi iŞKUR devre dışı bırakılarak dışarıdan alınmış. 2005 yılında iŞKUR aracılığıyla işe yerleştirilen işsiz sayısı 32 bin 753 olurken, kamu kurumlarının iŞKUR'u baypas ederek doğrudan kendilerinin aldığı işsiz sayısı 232 bin 682'yi bulmuş. Yani bu iktidar sadece 2005 yılında yasayı tam 232 bin 682 kere hiçe saymış, çiğnemiş."
Kemal Kılıçdaroğlu, bu durumda ne yapılabileceğini de şöyle anlatıyor:
"2005 ve öncesinde iş için iŞKUR'a başvuru yapmış olanlar iktidarın bu uygulamasına karşı dava açarlarsa eminim ki kazanırlar ve tazminat alırlar..."