değiştiremediğiniz, engel olamadığınız, önleyemediğiniz bir acının bünyeye olan tesiridir. bugün yarın yada ileriki her hangi bir günde, acı denen illetin, insanın en derin duygularına işleyerek ve bilerek onu vurmasıdır. oltaya takılmış bir balığın son dakikalarıdır belkide, cırpınır, kıvranır ama karşı koyamaz o balıkcının ellerinde can vermeye.
kanserli bir hastadir bu, hiç bir derse calışmayıp sınavlara giren ve akabinde sınav sonuclarının daha acıklanmadığı ama açıklanacağı günün içinde olup o ümütsiz bekleyiş içinde olan bir öğrencidir, otoyolda 120 km hız yaparken önüne çıkan çocugu son anda fark eden ama elinden birşey gelmeyen şöförün o çarpışmadan önceki son saniyeleridir, romantik mumdur sonunun sabahım güneşini görmeden biteceğini bilen, bir dalgadır o en sonunda sahilin kıyısındaki cıplak ayakların önünde son bulacağını bilen..
bir sözlük yazarıdır o, formata uymadan kendi başının dikine gidip moderasyonun ellerinde son bulacagını bilen. herşeye rağmen sonunu , önünü ve acısını bilen, bekleyendir o, sabırla, iştahla, sinirle, hayatındaki en soguk kanlı kişilikle, yenemediği öfkesiyle. bir karmaşadır o umutları öldürüp kötü sonu önceden haber veren.