sadece kadınlar için değil tam tersi de olan durumdur.aslında her şey için olan durumdur.misal türk halkı da kendi ağzına sıçan hükümeti başa getirir vs. kısacası bu durum hep böyledir.biz buna 4s kuralı diyoruz
sonunda, başka bir kadına gözü gibi bakarak aslında diğer bir kadının ağzına sıçmakta olduğu gerçeğiyle yüzleşeceği uzun bir yolculuğun henüz başında olan bireyin yola çıkmadan önce sigarasından son bir nefes alıp söndürerek sessizce mırıldandığı söz öbeği.
hoca birgün pazarda gezerken hatunun biri yanına yaklamış ve "hoca senden çok hoşlanıyorum" demiş. hoca; "gel bakayım sen şöyle arkaya" diyerek hatunu bafilemiş.
bafilemiş ama abayı da yakmış.
neyse bir sonra ki haftaya kadar zor dayanmış hoca tekrar görebilmek için zevcesini.
hergün onu düşünerek asılmış, asılmış...
tabii o zaman ne cep var ne ayfon. bırak ayfonu, amına koyayım afedersin ankesörlü telefon bile yok. telgrafın telleri ise okuyana girsin.
neyse efem çok uzatmadan ve polemiğe girmeden, ertesi hafta pazarına gelelim.
hoca pazarda yanarak zevcesini arıyor. ana bi bakıyor hatun kişi kasaların arkasında yeşillikçiye vermekte. yeşillikçi, hocanın zevcesine verirken limonu salatayı, bir yandan da elindeki maydonoz demeti ile hatunun kalçalara kırbaç fantazisi yapmakta.
hoca demiş ki;
"ulen kadın milleti değil misiniz, ağzınıza sıçan erkeklerden hoşlanıyorsunuz".
kadın da demiş ki;
" erkek milleti değil misiniz, ağzınıza sıçan kadınlara aşık oluyorsunuz".
kıssadan hisse; hoşlanmak başka, aşık olmak başka.
hayır, yanlıştır. kadınlar güçlü erkeklerden (statü, para, karizma, bilgi vb) hoşlanırlar. güçlü erkeklerden hoşlanan kadınlar güçsüz, o erkeğin durumunda olmayan kadınlardır. güçlü kadınlar ise bu erkekleri elde etmek yada hoşlanmak gibi şeylerle uğraşmazlar, çünkü erkekler onlara gelirler. ama güçlü kadınların sayısı az olduğundan genellemeler güçsüz kadınlar üzerinden yapılır ve "kadınlar ağızlarına sıçan erkeklerden hoşlanır" gibi kavramlar çıkar ortaya. yanlıştır bu kavramlar inanmayalım. hiçbir insan ağzına sıçan birinden hoşlanmaz; kız yada erkek farketmez.
bu yöntemle kız arayan pek çok odun tanırım ki ortalıkta odunluklarından ödün vermeden dolaşır dururlar. belki bir gün ağzına sıçılmasından hoşlanan kendileri gibi bir odune bulurlar umarım.
Sıçıncaya kadar herşey güzeldir, motorun arka koltuğunda fiyuuuuv' dur. Akabinde gelişen travmaya ise tababette "aslında iyi çocuk sendromu" diyorlarmış. Egodan yarılan kızın rahatsız olduğu geçmişini, kendince yanlış yaptığı işleri vicdanında meşrulaştırmaya kanırtması.
grip halimle sözlükte gezindiğim şu saatlerde -01:56- "kadınlar ağızlarından sıçan erkeklerden hoşlanır" şeklinde okuduğum başlık. evde kalmaya razı olmuştum bir an.
Kadınlar begenilmek el üstünde tutulmak isterler. Bu durumda bunu basarincaya kadar her erkek hoş ve çekicidir. Başarı elde edildiğinde bitecek olan durumdur. Adı üstünde bu bir hoslantidir ve yerini aşk yada sevgiye birakmaz.
insanın içindeki elde etme arzusuyla birlikte oluşan durum. elde edildiği anda değeri kalmaz ve durum anlaşılır değer bilen sevgiliye geri dönülür. dönülemiyorsa ölünür.