Sanırım gerçekten benim tipim olan adam. Gözlerinin yeşil oluşu, sesinin bu kadar uyuşturucu oluşu, o şarkıların yazıldığı kişi olmayı istetiyor.
Yüzyüzeyken konuşuruz kaan.
kuliste fotoğraf çekebilir miyiz dediğim de "instagrama atıp hava atıcaksınız di mi sizi gidi boklar" cevabını aldığım sesiyle öpüşmek istediğim solist ve gitarist.
özel hayatında hiç gülüyor mu acaba merak ettiğim kişi. o soğuk poz kesmeleri yüzünden bi' ayar oluyorum bazen. sonra o sözleri yazan insan kötü olamaz diye vazgeçiyorum.
seni kaybetmek beylikdüzünde yaşamak gibi
ne yazık ki ikisi de hayatımın gerçekliği
öyle deme nolursun
beni dinlemeden gitme pişman olursun diyorum bir de pişkin pişkin
sanki ben masumum da sen kendiliğinden değiştin
bunu kabullenmek bunla yaşamak çok yorucu
ben yapamıyorum peki kim ödeyecek bu borcu
böyle yapma nolursun
beni dinlemeden gitme pişman olursun diyorum bir de pişkin pişkin
sanki ben masumum da sen kendiliğinden değiştin
bak nolursun dinle beni gitme sana muhtacım
peki ben bana muhtaç adamı ne yapayım
pınar bunu deme nolursun
beni dinlemeden gitme pişman olursun diyorum bir de pişkin pişkin
sanki ben masumum da sen kendiliğinden değiştin.
sanki biraz burnu kaf dağının arkasında koku alıyor gibi gözüken ve gökyüzüne selam çakan yüzyüzeyken konuşuruz solisti. iyi sözleri de var, teenage genç modunda takıldığı hatta 1989 kasım'ına kızın doğumuna, saç rengine falan girdiği sözler de var.
neyse ışık veriyor, yalnız şu kaf dağı meselesini halletmeli öncelikle.