k dergi

    35.
  1. 9 mart 2007 tarihli 23. sayısında goethenin insan kendini yalnızca insanda tanır sözü ile açılan ve truman capotenin kaleme inandığımdan daha çok makasa inanırım sözü ile kapanan içi dolu dergi. bu sayı k derginin en beğendiğim sayısıdır ki şeyh galip hakkında esaslı bir yazı ile açılan dergi ileri sayfalarda heinrich heine'nin hayatına uzanır. ama esas vurucu noktayı kapanıştan bir önceki yazıya saklar ve ivan alekseyeviç buninin öyküsü ile yaralar okuyucuyu. bravo demek isterim burdan bu sayıyı hazırlayan ellere, yüreklere.
    4 ...
  2. 44.
  3. esasen biraz tehlikeli bir dergi. elbette sanat alanına adanan her emeğe saygı duyulmalı fakat, burada emek pek sanata adanmamış gibi...

    şimdi şöyle, sanatçılardan bahsedilirken, onların özel hayatından, nerede kimle gezdiğinden, nerede ne yaptığından, kime ne küfür ettiğinden, aile sorunlarından, ilk sevgililerinden bahsediliyor. tamam bir sorun yok buraya kadar, çünkü büyük sanatçıların büyük eserleri, en nihayetinde onların yaşamlarındaki önemli noktalardan etkilenmeyle oluşmuştur ve bunlar hakkında da bilgi sahibi olunması gerekir.

    fakat, sadece sanatçının özel hayatı hakkında bilgi verilmesi, magazinciliktir, sanat tarihçiliği ya da sanat dergiciliği değil. iyi bildiğim birkaç yazar ve düşünürün hakkında kaleme alınmış yazıya göz gezdirdiğimde, adamın ideolojisini, düşünce sistemini, yazı üslubunu belirleyen pek bir şeye rastlamadım. örnek şiir de bir tane konduruluvermiş. olacak iş mi? fikrimce hâlâ varlık haricinde pek bir sanat dergisi yok, ortaya çıkması da zor.
    4 ...
  4. 23.
  5. bir süre tamam magazinsel bir yaklaşım, tamam dişe dokunur değil çokça ama yine de ufak tefek de olsa, ucundan kıyısında da geçse birşeyler katıyor, zihnimize ufak notlar düşüyor en azından, böyle sabun köpüğü kabilindende olsa edebiyat dergisi satsın bu memlekette dedik. ama bir gün virginia woolf'un olduğu sayısında kapağa woolf yerine the hours'da woolf'u canlandıran nicole kidman'ın resmini gördüm o vakit kalsın istemez dedim. bu denli ucuz bir pazarlama stratejisi ile, bu kadar ahlaksız ve sanatçıya hakarate kabul edilebilecek bir taktik ile satacaklarsa bu dergiyi bırakın kalsın. böyle edebiyat olayına ısınacaksa insanlar bırakın ısınmasınlar. bir edebiyat dergisi için bu nasıl bir ayıptır tasavvur edemiyorum.

    oscar wilde'ın olduğu sayıda ise nerdeyse tamamen eşcinselliği üzerine kurgulanmış bir metin bulunca önümde hepten edebiyatın boxer'ı, fhm'i olduğuna kanaat getirdim. bir de "size yalan söylemişler edebiyat sıkıcı değildir" diyor. yahu kim söledi, kim iddia etti ki bunu. edebiyat sıkıcıdır şeklinde malca bir cümle kuracak adam varsa, bu cümleyi onayacak birisi varsa, hayatının bir döneminde buna inanmış, benimsemiş olan varsa uzasın yavaş yavaş asabım bozmasın benim. edebiyat sıkıcıymış. yahu matematik mi bu, fizik mi. bir bilim dalından mı bahsediyoruz. bir kitap sıkıcı olur belki. bir yazarı sıkıcı bulabilirsiniz. ama "edebiyat sıkıcıdır" şeklinde bir önermeyi ciddiye alıp "hayır değildir bakın" demek bile çok abes. hele ki bir edebiyat dergisi için.

    bir insana ömrü boyunca ortalama dört bilemedin beş kitap düşen bi memlekette çok satan edebiyat dergisi de böyle olur. ayıptır lan. sıkıcı insanlar sizi.
    3 ...
  6. 54.
  7. fiyatı içeriğine göre okyanusta kum tanesi kalan, çok sevdiğim ve kelimesi kelimesine okuduğum dergi. geçen sayılarının birinde balzac ı anlatıyordu, vadideki zambak la harmanlanmış mükemmel bir uyumamak için içilen kahveler hikayesi vardı. o gün bu gündür bu derginin eski sayılarını nerede bulabileceğimi araştırır dururum.
    3 ...
  8. 41.
  9. adeta ders kitabı niteliğindeki edebiyat dergisi. insana edebiyatı sevdiriyor. Bu dergiyi daha çok edebiyata yeni başlayanların aldığını varsayarsak, derginin biraz daha türk edebiyatından şahsiyetlere yer vermesi gerekir.
    3 ...
  10. 31.
  11. edebi dergilerin yüzkarası, kompleks edebiyatı dergisi.
    3 ...
  12. 14.
  13. güzel yazılar barındırmasına rağmen bazı yazarlar hakkındaki bölümler, yazarı tanımayanlar için pek bir şey ifade etmez ve tanıtmaktan çok uzak. zaman geçtikçe almak için duyduğum istek azaldı.

    bir sayısında bulunan jim morrison ile ilgili yazı sadece edebiyatçıları değil her türlü edebi işle ilgililer için olduğunu göstermiştir.
    2 ...
  14. 3.
  15. 5. sayısında yahya kemal, william faulkner , george sand gibi yazarlardan bahseden güzel dergi.
    2 ...
  16. 24.
  17. edebiyattan anladığım pek söylenemez fakat göz attığım birkaç sayısında, bana edebiyat dünyasının şamdan'ı gibi bir izlenim veren dergi. *
    edit:şamdan olmadıysa dolce diyelim?
    3 ...
  18. 16.
  19. edebi şahsiyetleri ansiklopedik bilgilerin dışına çıkarak tanıtan faydalı bir girişim.

    hakkında çok az şey bildiğiniz hatta daha önce hiç tanışma fırsatı bulamadığınız bir çok yazarı kısaca tanıtıp siz de önüne geçilemez bir okuma isteği uyandıran başarılı bir dergi.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük