zira kavga edersiniz gecenin bir köründe yaptığı sakarlık yüzünden. "uyu uyu hadi" dersiniz. o da "sanane uyurum uyumam kendi işine bak" diye bağırır. yorganı çeker yatarsınız. ama uyuyamazsınız. o anda dengesizin teki gelir, yanağınıza "şullloopphh" diye bi öpücük kondurur. "seni seviyorum" der ve gider. siz de sebepsiz yere uyuyor taklidi yaparsınız.
sonraki gün sabah gülüşe gülüşe konuşursunuz. sonra buluttan nem kapar, küser gider. ardından "bok" deseniz bile küsmez.
neyse lan, ekşın katıyor böyle kızlar hayata. güzel bi problem yani.
önceki ve sonraki buluşma arasında fark aramak gibi problemlerin nedeni. genelde de mutlaka birşey bulurlar erkeklerin hayatında sınavsız günleri anlamayacak sorusunu da beraberinde getirir.
her ne kadar kızlar tarafından kabul edilmesede vardır. gülü seven dikenine katlanır hesabı madem onlarsız
bu hayat olmuyor, katlanmak da bize düşüyor.
(bkz: ne diyem mahmut mu diyem)
- abi şu kız milletindeki dengesizlik problemini çözemiyorum
- bak sen
- valla abi kız milleti şöyle bölye bik bik...
- diyosun
- he valla canım abim
- senin dengeni altüst ederim recai, siktir git çay koy.
- peki abi.
ilişkilerin devamı olması için gereken problemdir. zira kız problem çıkartır erkek özür diler kız problem çıkartır erkek özür diler kendini affettirmek için uğraşır suçluymuş gibi. bu böyle sürer gider...
zaman içerisinde evlenip çoluk çocuğa karıştıklarında kendilerini bile gülümseten, bazı asabi türk gençlerinin uzun süre tahammül edemediği problemdir.
biraz dengesizilik, şımarıklık, gezip-tozmak onlarında hakkıdır.
(bkz: alın verin nüfusa can verin)