demek ki iki dil uygulamasından kasıt türkiye'nin tamamına iki dil konuşma mecburiyeti getirmekmiş.
demek ki yüz verince astar da isteniyormuş.
demek ki fazla "açılınca" gerçekten boğulunabilirmiş.
yok yok, 2-3 kişi için genellememeliyiz biricik dostlarımız kürtleri. mesela bdp nin arkasında giden bir halk için hepsini genellememeliyiz. bdp milletvekilinin "herkesin içinde pkk sevgisi vardır" misali sözlerine alkış tutanlarla hepsini genellememeliyiz. her taş atan çocuğa kaybedilmiş olarak bakmalıyız. her tecavüz vakasından sonra kürtlere genelleme yapmamalıyız. insanlık için, demokrasi için kardeşimiz kürtleri sevmeliyiz, ne yaparsalar yapsınlar hepsi...
özet olarak ne biliyor musunuz; bu kardeşiz yalanı artık çok sıktı. oldu bitti besliyoruz ve sonuç aynı sonuç. insan olan sular kırmızı olmadan da anlar. şimdi bu yazdığıma sürüsüyle geri tek-kaş gülecektir ama bilsinler; o gün elbet gelir...
kürt faşistleri ve kürtçü bölücüler tarafından "olayı başka yerlere çekmeyin" diyerek eleştirilen şarkıcıdır.
mazallah bir kürt şarkıcı türkçe okumuyor diye öldürülse idi...
düşünmek bile istemiyorum.
ayrıca,
şarkıcı kürtçe bilmediğini söyleyerek bu isteği reddetmiş. acaba kürtçe bilse söyler miydi? yani açıklama bu yönde olmuş. "kürtçe bilmediği için söyleyemeyeceğini beyan etmiş" yani, kürtçe bilse söyler anlamı da çıkıyor bu durumda...
ama her ne olursa olsun türkiye cumhuriyeti'nda bir türk'ün kürtler tarafından kürtçe söylemiyor diye öldürülmesi orospu çocukluğudur.
lakin bizler hariç sayın devlet büyüklerimizce hasıraltı edilecek. böylece yaklaşmakta olan türk kürt iç savaşı örtbas edilmeye çalışılacaktır.
allah rahmet eylesin...
bir yandan türk kürt kardeştir deyip bir yandan da dil ayrımı, toprak ayrımı, kimlik ayrımı kavramını destekleme sonucu ortaya çıkan durumdur. provakatör olmayan gercek kürtlere sorduğunuzda bir sorunları yok aslında. ama sonunu düşünmeden toprak veririz, dil veririz diye hönkürmeler sonucu ikilemler çıkmaya başlamıştır. bugüne kadar kim kürtçe konuştuğu yada konuşmadığı için şiddet görmüştürki? ama şuan taraflar farklı, beklentiler farklı ve ne istediklerini bile bilmeyen bir topluluk oluşmuş karşımızda ülke isteriz diyen.
aslında herkez istediği gibi yönetilir... tüm bu olanlara ramen hala gün itibarı ile yapılan anketlerde yaklaşık % 44 alıyo iseler, herşey mübahtır.
çünkü aslolan kömürdür, aslolan patatestir.
bu olaya atfen, acaba kürtçe konuşup türkçe konuşmadığı için birisi öldürülse ne olurdu. türkler ne kadar faşist, ne kadar kan emici, ne kadar zalim olurlardı? şimdi ise bu olay, başlık sol frame den düşer düşmez bizler nezdinde unutulacaktır. tüm türkiye de de çok çok 1 gün yankısı sürecektir. halibuki bir türk bir kürde bunu yapsa...
(bkz: sivil örümceğin ağında)**
şimdi size bu kitaptan bir alıntı vereyim:
yeni basımın (bendeki 15. basım) giriş sayfalarında (sayfa 5)yazan şudur;
--spoiler--
"oysa türkiye, genişletilmiş bir operasyonla karşı karşıyadır: türklerin egemen olmadığı bir federatif devletin yasal alt yapısı, yaklaşık 25 yıldır, abartılmış "ab kriterleri" denilerek ve "demokrasi" terimi de bolca kullanılarak, çoktan hazırlanmıştı. terör eylemleriyle bireylere ve topluluklara saldıran pkk, abd-ab ve ırak'ta abd kuklası olarak oluşturulan kürdistan "güney" devleti desteğinde, kır gerilla savaşı ile şehir gerilla savaşını birleştiriyor. project democracy operasyonunun birer aygıtı olanların da desteğiyle, federasyon istemleri yayın ve yasama ortamlarında seslendiriliyor; yarı-legal* partileşme süreci ilerliyor, kışkırtmalarla çatışma yükseltiliyor."
--spoiler--
gelelim hemen devamına ve girişteki sayfa 9'a:
--spoiler--
bu operasyonun en önemli ayağı "çok kültürlülük" üstüne kuruldu. başlarda "farklılıklar zenginliğimizdir" diyenleri bile şaşırtacak derecede kısa bir sürede farklılıklar etnik azınlık isteklerine yükseltildi. toplumun dinsel dayanışmasını da denetim altında tutabilmek için "din hürriyeti" senaryosunu büyük bir başarıyla uygulayan abd örgütleri, dinsel topluluklarla, şeyhlerle, şıhlarla, vakıflarla ilişkilerini geliştirerek demokrasi(!) cephesine kattılar.
--spoiler--
şahsi fikrim en ufak bir yanlış ve anlaşılmayacak bir durum yok. o sebeple bu kitabı her türk vatandaşı okumalı ve okunmasını sağlamalıdır. tekrar tekrar yüreğine sağlık mustafa yıldırım.
gereksiz yere gitmiş şarkıcıdır. tanımı da yapalım.
not:imlalar düzeltildi.
Türkiye yi kimse bölemez diyen sayın politikacılarımıza bir işaret olsa gerek. taş atan çocuklardan sonra sıradaki kanununn da silah sıkan kürtlere af olmalı heralde... hele ki silahlanmayla ilgili yasa tasarısı gündemdeyken cuk oturmuş bir vakadır. utanması gerekenlere sevgiler...
yeni bir dönemin ilk ışıkları gibi görünmektedir.Silah kullanımının daha serbest ve satın almanın bu kadar kolaylaştırıldığı bir ortamda, en ufak anlaşmazlıkta daha nicelerine şahit olacağımız üzücü olaydır.
şaşırılacak bir durum yoktur. bir çok kürdün içindeki o vahşet duygusunun bir örneğidir. olay mersinde olduğu için duyulmuştur zaten eğer doğuda bir yerde olsaydı(oluyor da zaten) kimsenin ruhu duymazdı.