ilkbahar gelince, sonbaharmış gibi, solan yapraklar gibi, hüzünlü kelimeler dudaklarında, titreyen elleri tutunmaya çalışan bir dal arar gibi sendelemek.
pencereden yansıyan solgun mum ışığı, acı dolu gözlerini tırmalar düşen takımın. "işte orada" diye bir ses yankılanır boş tribünlerde. "işte orada" şanlı mazimiz.
soyunma odasına giden boş koridorların yalnızlığına bürünür insan. "takır tukur" diye krampon sesleri vardır kulaklarında.
ohaaa.. üç dk öncesine kadar küm e düşmek olarak bildiğim.. lan nedir bu küm diye araştırdığım.. ve kendi kendime aydınlandığım futbolsal bi terim... olayın aslı şuymuş meğersem...
küme düşmek.. evet bu kadar basit... bulunduğun kümeden bir alt kümeye düşmek.. küme azaltmak gibi... küme yüksetmek gibi... (bkz: vay anasını sayın seyirciler)
Tabii bu açıklamayı üstte yazılan entryi okuduktan sonra öğrendim. Yoksa arkadaşıma sorduğumda 'vay kandırıldık, tuzağa geldik' anlamında gibi şeyler duydum.
Tek derdimiz küme düşmek olsun be kardeşim. Hayat'dan kümeye düşmeyelim yeterki. Fanatik fenerli yazarların rüyaların'da gördüğü kabustur küme düşmek. Takınıza sahip çıkın gerisi gelecektir.