justin bieber in ölmesi

entry6 galeri0
    6.
  1. uzunluğu nedeniyle okumaya teşvik etmeyen yazıdır.
    (bkz: cool story bro)
    1 ...
  2. 5.
  3. 4.
  4. Cok trajik olurdu o kesin albümler patlama yapardı 2inci elvis vakası kefenine cep koymak gerekirdi.
    1 ...
  5. 3.
  6. bir fenerbahce sendromu daha yasadik...
    1 ...
  7. 2.
  8. south park ta geçen olaydır. beyni patlayarak ölür güzeldir.
    0 ...
  9. 1.
  10. Araba kazası. evet evet biliyorum... çok üzgünüm... çarpan arabanın izi hala sürülüyor. Plakasının "34 zonker 666" olduğu biliniyor. Halla halla kim acaba? Neyse mühim olan ölmüş olması. Arkasından gomez "Aşkımm bir tanecik bebeğim" diye bağırdı. çok ağladı selena çok. böyle hüngür hüngür. Bu sabah yanıma geldi. dedi, zonker yardım et, ben çok üzülüyorum justine. dedim boşver, ölenle ölünmez. o da ölünür dedi çekti silahı vurdu kendini. polis geldi. beni tutukladı. o gece saatlerce karakolda bekledim. suçlu dediler bana. suratıma tükürdüler. Böyle bıyıklı bi polis, geldi kulağıma sinirli sinirli fısıldadı: "Eğer justin'imi öldürenle uzaktan yakından bir bağlantın varsa... bittin oğlum sen, bittin!" töbe töbe polis justin hayranı çıktı. döndü arkasını, justinin resmini çıkardı cüzdanından, baktı ona, sonra bir daha yerine koydu. "Atın bunu hücreye!..." dedi. sonra beni hücreye attılar. Baktım, yan tarafta barış manço. "Barış? sen ölmedin mi oğlum? zall sana arabayla çarpmıştı hani?" dedi ki: "Yok lan yok. Seda sayan'a tecavüz ettim diye beni içeri attılar. ben de öldüm diye kandırdım sizi." "Ulan ede ede ona mı tecaüz eetin?" "Yok be oğlum, etmedim. o geldi istedi, ben yok diyince silahla zorladı. ben de... yaptım..." "Noldu sonra?" "N'olcak, o gece doğurdu psikopat karı. Hem de 3'üz. Açlıktan çocukların ikisini yedi. bi tane kaldı, onuda yiiyecekti ki ben kol kanat gerdim çocuğa. dedim yiyemezsin onu. o beni çocuğum. Adını justin koydum." "Ne yani çocuğunun adı justin mi?" "Yaa, evvet. Sonra pencereden aşağı fırlattım onu bu deli kadın yemesin diye. sonra öğrendim, alt arafta deniz varmış, orada amerikaya giden bir gemiye düşmüş, amerikaya kadar gitmiş, orada da bir aile bulmuş onu evlat edinmiş." "Şşeey, ailenin soyadı ne peki?" "Yaauuvv, ne bileim, bieber mi, bieaber mi öyle bir şey." dedi. ben sustum. şok oldum. justin barış mançonun oğluymuş. başımı öne eğdim. gözümden yaş geldi. yaş yere düştü. barış bana baktı. sordu bana nooldu diye.
    -Barış... Ben senin oğlunu öldürdüm...
    +Justini mi?
    -E heralde başka oğlun mu var?
    Barış manço sinirli sinirli bana baktı. sonra bıyıklarıyla oynamaya başladı. gülpembeyi söyledi.
    Ertesi sabah, polisler benim aynı zamanda justine çarpan adam olduğumu öğrendiler. 10 yıl ordan: bir de selenayı öldürdüm sandılar, 5 yıl da oradan, 15 yıl hapis cezası aldım ben. Beni hapishaneye götürdüler. daha 19 yaşında ben, bıyıklı bıyıklı adamların arasında kalakaldım. karşıda 52 ekran bir televizyon var. number one açık televizyonda. Justin bieberin beybi klibi geldi. Herkes böyle bir nara attı görseniz!
    "Aslanımm bee" "Bebeğimm yürrüü bee!" adamlar bıyıklı ama gey çıktı. ben korktum. benim bilmiyolar justin katili olduğumu. ellerinde de silah felan var ben bir korktum. Sonra alt yazı geçti number one'da: "Justin bieberin katili zonker, yakalandı, 15 yıl hapis cezası alan zonker, şuan 18 mart cezaevinde bulunuyor..."
    +Ulan zonkerin z'sini küçük yapmış ipneler... diye bağırdım. adamlar bana baktı. "Sen zonker misin lan?"
    -Yok abi değilim, tanımıyorum...
    Adam bana doğru yürümeye başladı.
    +Seni çok pis yaparım ulan. çok pis yaparım ulan çok piiss!
    Adam bana saldırdı. bir iki yumruk attı. diğerleri de üzerime çullandılar. biraz dövdüler. ama sonra içlerindeki reis:
    durun lan durun! diyerek arkalardan çıkıverdi.
    +Bumu öldürmüş justin'i?
    +++Evet AAbbbii...
    adam yanıma yaklaştı. suratıma bir yumruk patlattı.
    +Akşama saklayınbunu. Fazla hırpalamayın burada... adamlar hep bir ağızdan gülüşmeye başladılar. "akşama saklama" söyleminin anlamını o akşama kadar bilmiyordum.
    bunların dilinde ipnelik yapmakmış anlayın işte.
    o gece bir şey oldu hatırlamıyorum ben o geceyi. ama sabah uyandım g't deliğimde bir acı. çırılçıplak bir sandalyeye bağlanmışım. sandalyeyi itekleye itekleye kapının oraya gidip gardyanı çağırdım. o da geldi, gardiyan bayan.

    +Ne var lan. Hiiii!
    (beni çıplak görünceki şoku)
    -Kurtar beni noolur!
    +Iııy, metrosexüeler...
    Kapıyı açtı. Kalkın ulan kalkın diye bağırdı. uyandılar. beni gördüler öyle, yanımda gardiyanı, müebbet alanlardan birisi çıkardı silahı bana ateş etti. ayağımı vurdu ben bir bağırmışım. uf çok acımıştı. beni apar topar hastaneye götürdüler. gözlerimi açtığımda baktım, burası neresi, hastane. bn sedyede uzanmışım, tek kişilik bir odadayım. önümde mini etekli sarı saçlı bir hemşire, arkası dönük. önüne bir döndü, anam o ne?!?! Lady Gaga!
    -Haayy Beyybiiii! (Hi Baby diyo anladınız dimi)
    +Sen, Gaga?
    Beni sakat koltuğun oturtturdu, kapıyı açtı, hızla acil çıkışa yöneldi, cil çıkış kapısını açtı. anam o nei rihanna! aralarında bir şeyler fısıldaştılar.
    +Yes, this is he...
    -Oh may god? justin killer?
    +Oh yes... Look at him... he is very cute and sexxyy!!!
    -And he is the killer of Justin! So i love it...
    Anladığım kadarrıyla onlar da justinden nefret ediyorlar. beni aşağı indirip siyah bir arabaya bindirdiler. bastılar gaza, güvenlik müvenlik demeden kapıyı kırarak hastaneden çıktılar. Lady gaga bağırdı:
    +SSoorrryyy...
    yolda beyocé'yi de aldılar, beni bir otele götürdüler, beraber içtik biraz. eğlendik sohbet ettik justinin ölümü hakkında. onlar da hiç sevmiyorlarmış justini. uzun uzun öldürme planları yapıyorlarmış ama bir türlü başarılı olamıyorlarmış. ne hoş, ben öldürdüm diye beni alkışladılar.
    ertesi sabah bir uçakla amerikaya gittik. daha doğrusu gidemedik. yolda uçak arıza yaptı aşağı düştük. bir adaya düştük merak etmeyin 56 milyonda bir ihtimal zaten bir adaya düşmemiz. adada kim vardı tahmin edin? Michael jackson. Ağladım gittim boynuna sarıldım kırık bacağımla. Zavallı adam bembeyaz olmuş. bana şöyle dedi tercüme edersek:
    "Dünyadan bıkan ben, şanı, ünü, parayı, şöhreti bırakıp bu adaya geldim. ve bu adada ne öğrendim biliyor musun? hiçbir zaman yeterli vakit ve para yoktur. şimdi siktirin gidin buradan..."
    5 ...
© 2025 uludağ sözlük