Öykündüğü ajeossi filmi ile birbirinden bazı yönleri ile ayrılır. Mesela kamera birinde tam bir güney kore yönetmeni çakallığı ile kavga edenlerin arasına girerken ve seyirciyi kavgaya sokarken, diğeri seyircisine sen uzakta dur der, senin bu kavganın içinde işin yok. Çünkülü john wick filminde hiçbir toplum eleştirisi yoktur. Seyircinin kendinden bir şeyler bulması amacı taşıyan bir yönetmen ya da bu dava hepimizin diyen bir kahraman yoktur. Amaçsız bir filmdir bu. yavru köpegin intikamı amacı ile başlar ama sonra, bana sorarsanız, egosuna yenilen kahramanın bi de eşinin ölümüne olan öfkesini boşaltmaya çalışmasına döner.
Annem çocukken beni dövdüğü zaman, bunu vay arkadaş hadsizliğe bak düşüncesine dönüştürür, sonucunda yere işer ve ağlaya ağlaya yeri silmesini oturup izlerdim. Böyle böyle dövmeyi bıraktı. intikam bizim işimiz 1992 yılından beri ve kesinlikle john beni yemesin, bayağı olaylar egosu çevresinde dönüyor.
Tarantino bu işin içine girseydi karakterin neden intikam almak istediğini 84 dakika dinlerdik. Empati ve sempati yapmak zorunda hissederdik. Ani geçişler olurdu. Öncesi ve sonrasına geçişler sırasında olay örgüsü iyice karışırdı. Bence olmazdı.
John wick kırmızı yada turuncu felan giyerdi, klasik tabancası yada katana kılıcı olurdu, on metre göklere uçabilirdi, bütün sahneleri aşırı renkli göze batar cinsten olurdu ve kan her yer kan olurdu kırmızı kırmızı. Adam renk seviyor.