1963 yılında henüz saçları ve müzikleri bile dünyada tartışma konusuyken, the royal variety show'da şöyle bir espri yapıp salonda oturan kraliçeyi nakavt etmiştir.
"sizlerden bir ricam var, ucuz koltuklardakiler alkışlasın lütfen, diğerleri mücevherlerini sallasa da olur."
mücevherler içindeki kraliçe ne yapacağını şaşırıp gülerek etrafa bakınmıştır.
Korku kralı Stephen King'in öldürdüğü varsayımı ortaya atılmış sanatçı.
steve lightout adlı adı sanı duyummamış bir yazar, "stephen king shot john lennon" (john lennon'u stephen king vurdu) adlı kitabında bu komplo teorisini detaylarıyla anlatmış. gül gül öldüm.
hayatı uçlarda yaşayan insanlardan biriydi john lennon. kendisinin yüksek bir egoya sahip olduğunu da düşünmüyor değildim. bunun sebebi ise john lennon olduğu için böyleydi, evet o böyle bir insandı. bunu yenmek için ise bayağı bir çabaladığını düşünüyordum. bu çabalarından biri ise şaşıracağım üzere the beatles grubuydu. onun tanrı olabilecek iken bir insan olarak kalmayı seçmesi yine onun büyük bir iradeye sahip olduğunun bir göstergesiydi. o, grupta yer alırken bu dünyada kendini tanrı gibi görebilecek insanlardan biri olabilecek iken bunu yapmadı. belki de düşündü, istedi ama engel oldu. insanlar kendisine büyük sorumluluklar yüklemişti zamanında. o ise bunların altından ezilmeden sıyrılıp hayatını devam ettirmeyi başardı. beyninin kıvrımlarında kim bilir hangi dünyaların içinde yaşıyordu. sonunda bir hayranı çıkıp onu vurdu. acaba o kimdi, neden böyle bir şey yapmıştı? yoksa insanların ona büyük bir sorumluluk yüklediğinin ve büyük kitlere önder olabilme potansiyeline sahip olmasının farkında olan kişilerin lennon'a yolladığı bir piyon muydu bu kişi, bilinmez. her şeye rağmen lennon güzel yaşadı, belki de istediklerinin çoğuna sahip olan bir insan oldu, kim bilir, belki de yapacağı daha bir sürü şey vardı ve göçüp gitti bu diyarlardan. ütopik bir barış yanlısı, gerçek sevgi yolunda yenik düşmüş bir asker, anarşist ruhlu küçük bir çocuk, orijinal deli bir herifin tekiydi john lennon.
35. ölüm yıldönümünde hüzünle anıyorum güzel insanı. sadece barışı düşünen ve isteyen bunun için çalışan , insanları bir araya getiren birisinin bir silahla öldürülmesi müthiş üzüntü verici gerçekten.
sırf dinler olmasın, milliyetçilik ve ülke sınırları olmasın deyip birilerinin para kaynağına çomak soktuğu için suikastle öldürülen koca yürekli barış aktivisti. bu dünya için fazla iyiydi.
60'lı yılların değişim sürecini bire bir John Lennon kişiliğini incelediğinizde net görüyorsunuz. Apolitize olmuş bir gençlik kuşağından dünya sorunlarıyla ilgilenmeye başlayan bir kuşağın doğum sancılarını da taşımaktadır. bildiğiniz üzere kapitalizm bir kriz sistemidir. Bu buhranda politik dil, sanattan edebiyata bütün alanlara etki etmekteydi. John Lennon'un değişimi, bu çağın en somut örneklerinden biriydi. iyi bir müzisyendi.
Beatles in yanı sıra solo kariyeriylede tanınan efsanevi ingiliz sanatçı sevgilisi yoko ona ile rolling stone dergisine verdiği çıplak pozlar rahatsız edicidir psikopat bir hayranı tarafından vurularak öldürülmüştür.
hayal et
bütün insanları barış içinde yaşarken hayal et
hayat et bütün insanların
tüm dünyayı paylaştığını
benim bir hayalci olduğumu söyleyebilirsin
ama ben tek değilim.
John lennon keltoş değildir. Lepiska saçları vardır. Ve kendiyle özdeşleşmiş yuvarlak gözlükleri. Grubun en yakışıklısıdır. En sevimlisi de bence Paul McCartney dir. Ve yoko ono ya o kadar aşıktır ki onun soy ismini almıştır ve adını da yoko yapmıştır. (bkz: John yoko ono)
Huzurlu uyu barış adamı...
Ölüm yıl dönümünde en sevdiğim şarkısını paylaşmak istedim. Bu şarkı da geçen bir söz öğrendiğimden beri hiç dilimden düşmeyen bir söze dönüştü. "Life is what happened to you while you are making other plan." https://youtu.be/L_j-tpmdPlI