çok cins balık. bakması da oldukça sinir bozucu. kardeşim balıklarını bana emanet edip gitti, ilk gün yem vermeyi unuttum, neyse sonra hatırlayıp yemlerini vereyim dedim. akvaryuma yem atıyorum yemiyorlar. kardeşim elinle besleyeceksin diye tembih etmişti. elime yemi alıp balığa uzatıyorum, neredeyse parmaklarımı yiyecek. ilk günü atlattık, ertesi gün yine aynı işkence. bir balığa elden yem vermek çok sinir bozucu.
bizim akvaryumda birbirini yemişti bunlar. bu da çocukluğuma ait bir travmadır.
bir sabah baktığımda küçük olan japon balığının kuyruğu yoktu. ertesi gün de öldü zaten. hem de en çok o küçüğünü seviyordum. ama ibret alın; balığımı yiyen balığı beslemeye devam ettim. kocaman akvaryumda tek başına bir sene daha yaşamıştı pislik.
bu arkadaşların doğal ortamda nasıl yaşadıklarını ateyizler bile açıklayamaz. gözlerimle görsem inanmam doğada yaşadıklarına. bu kadar salak olan bir canlı vahşi doğada nasıl avlanacak? onu da geçtim bu aptallar açlıktan ölürler.
sazangillerden olduğu için lezzetli olabilecek olan balık. ama tabi bütün hayatı boyunca hazır yemle beslenmiş balık ne kadar lezzetli olur bilemem, doğada yaşayanını bulup tadına bakmak lazım.
en çok bilinen akvaryum balığı cinsidir. fazla aç gözlüdür. sahibinin bu durumuna çok üzülüp fazla yem atması nedeni ile yan yatıp ölmesiyle de ünlüdür.
42 lt akvaryumda 13 tanesine sahip olduğum balık türü 2-3 tanesi 7-8 cm, 6-7 tanesi 4-6 cm geri kalanı da 2-3 cm.
Küçük olanlardan 2 tanesi devir daim pompasının altında kumun az üstündeki konumunu koruyor. Solungaç yüzgeç ve ağız hareketleri normal yalnız nadiren yer değiştiriyor. Sebebini bilen akvaristlerin bilgi paylaşımına açığım.
en canayakın, en hareketli, en şirin balık türlerinden. Yalnız fanusta değil, akvaryumda beslenmeli. iyi bakılırsa 30-40 yıl bile yaşayanları var. şuradan ayrıntılı bilgi alınabilir: http://japon-baligi.blogspot.com.tr