Vakti zamanında 1996 yılında Galatasaray Hagi'yi alıp da sükse yaptığında Fenerbahce de Okocha'yı Eintracht Frankfurt'tan transfer etmişti. Bunun üzerine dönemin GS başkanı faruk süren geyik olsun diye "broşürden bakarken şu kaça bu kaça diye okoça'yı bulmuşlar ahahah" demişti. O okoça galatasaray ile oynadığı 4 lig maçının 4'ünde de gol attı, hatta biri korner noktasının ordan frikikti. Faruk Süren'i göt etti ve gitti.
Boyu 1.74 m, ağırlığı 70 kg'dır. Türk Vatandaşlığı vardır. Orta saha oyuncusudur. 72 kez Nijerya Milli Takımı formasını giymiştir. 1996'da Almanya'nın Eintracht Frankfurt takımından Fenerbahçe'ye transfer oldu. Türk vatandaşlığına geçen Okocha Muhammed Yavuz adını almıştır. 1998 Dünya Kupası'nda Nijerya Milli Takımı formasını giymiş ve en şovmen futbolcu seçilmiştir. 1998'de 16,5 milyon dolara Fransa'nın Paris St-Germain takımına transfer olmuştur. Oradan da ingiltere'nin Bolton takımına daha sonrada Hull city'e transfer olup futbol hayatına burada son vermiştir. 2002 yılında düzenlenen Afrika Uluslar Kupası' nda en iyi futbolcu ödülünü kazanmıştır.
edit: bu adama bu kadar entry girildiğini görmek beni derinden yaralamıştır.
3 kez afrika'da yılın futbolcusu seçilmiş, 2 kez premier ligde yılın 11'inde yer almış, pele'nin yaşayan en büyük 100 futbolcu listesine girmiş (bkz: fifa 100) futbol tarihinin en başarılı 10 afrikalı isminden birisidir. daha da önemlisi vikipedia'da diğer dilde açılmış sayfalarında aynı zamanda türk vatandaşlığının olduğu daha ilk paragrafta geçer.
türk futbolunun gelişmesine nasıl katkı yaptığı anlaşılamayandır. herhalde o yıllarda fenerbahçe'ye hiç birimizin bilmediği, hatırlamadığı bir avrupa kupası falan kazandırmış. akla gel yiğidim!
tarihin en büyük balonudur. iki güzel harekete salyaları akanlar bunu büyük futbolcu zanneder. top kaptırma da üstüne yoktu. fenerbahçe'nin yediği gollerin yarısında bu adamın kaptırdığı toplar vardı.
kırmızı kramponlarıyla, olağanüstü yeteneğiyle, nokta atışı frikikleriyle türkiye'ye damgasını vurmuş nijeryalı eski futbolcu. fenerbahçe'nin avrupa'ya satıp para kazandığı nadir oyunculardan.
imzalı fenerbahçe forması vardı, gözüm gibi bakar saklardım ama annem eskimiş diye formayı önce cam bezi yapmış, en sonunda da atmış ben askerdeyken. ne diyim, canın sağ olsun anne ama keşke beni atsaydın*
ayrılmayıp fenerbahçede kalsaydı alex kadar efsane olması mümkün olan futbolcuydu.
attığı çalımlar, bazuka gibi gönderdiği şutlar, müthiş serbest vuruşları ile esasen alexten daha yetenekli olan ama alex kadar futbol zekasına sahip olmayan futbolcuydu.
alex attığı paslarla oyunun yönünü çevirmede ve takımı yönlendirmede daha başarılıydı jay jay okochaya göre.
okocha ise top cambazı kavramının açılımıydı. futbolu sevmeyen insanlar bile onu izlemek için ekran başında toplaşırdı.
sonuç olarak tek başına takımdı ama takım oyuncusu değildi.
Kirmizi kramponlariyla unlu, 96 97 sezonu fenerbahce' de de oynamis efsane 10 numara.
Ayriyetten galatasaray'a da 1'i firikikten olmak uzere en az 2 tane golu bulunmaktadir.
Not: bi galatasaray'li olarak adami yere goğe sigdiramadik.