işsizlik

entry662 galeri51
    235.
  1. Kahve köşelerinde okey, poker, tavla oynayan oturduğu yerden vatan kurtartan meslektir.
    1 ...
  2. 234.
  3. çok değişik.

    bazen insanın en verimli olduğu zamanlar bu işsizlik zamanları olabiliyor. hem işsiz hem mutlu olabilirse birisi, şayet bunu başarabilirse, çok beklenmedik şeyler çıkabilir ortaya. illa pembe bir yumurtanın çıkması gerekmez. lafın gelişi o hacı. işsiz olmak kolay da bunu yaparken mutlu kalabilmeyi başarabilmek zor. illa paraya indirgememek gerekir. bazen, neden iş aramadığınızı yüzünüze vurmayan bir çift ebeveyn -doğada eşine az rastlanır bunlara- işsiz gencimizin endorfin dişlilerine yapışmaz bir motor yağı işlevi görebilir. veyahut über* bir zekaya sahip olmanız sizi neden işsiz olduğunuz hususunda düşünmekten alıkoyarak, izlediğiniz çizgi filimde yardımcı jön olan köpeğin komik aksanına odaklayıp salakça sırıtmanızı sağlayabilir. bunlar işsizliği güzel kılar. bir müddet.
    5 ...
  4. 233.
  5. şanssızlık, değersiz hissetme, yalnızlık, insanlardan kaçma ve zamanla özgüven kaybı. bu hislerin tümünün her gün hissedildiği sırayla döne döne içten içe sikilme halidir.
    1 ...
  6. 232.
  7. Bulunan iş ve maaş birbirinden alakasızdır. Devlete girmek ayrı zor kapitalist manyaklara katlanmak ayrı zor. En iyisi süresiz kafa izni.
    1 ...
  8. 231.
  9. insanın ruhsal sağlığını zorlayan bir travmadır. kendinizi işe yaramaz ve dışlanmış hissedersiniz.
    0 ...
  10. 230.
  11. Halen çalışıyor olsam da daha iyi bir iş için başvuru yapıyorum. Neyse gittik görüşmeye:

    ingilizce icin sınav degil de ufak bir mektuplaşma yapıyoruz. Kac adet alırsak kac tl den yapariz, nakliye vs vs... Bunu hallettik sorun yok.

    Sap kullanimina geldik onu da yaptik, aslinda sap degil ama ona benzer bir yazilimdi modülleri farkli neyse satis/stok/üretim analizi diyelim, onu da yaptik.

    Ürün bilgisi, hakimiyet o da tamam.

    O kadar sordular soruşturdular çok güzel ben de sordum maaş ne?

    Karşımdaki dingil alttan girdi üstten çıktı:

    - piyasanin durumunu göz önüne alırsak işte yeni başlayan biri için bu pozisyonda bizim düşündügümüz rakam ve şartlar aslında çok süper müthiş vs vs geveliyordu, kaç para veriyon abi sen dedim.

    - 1000 tl...

    Ulan göt bu pozisyona 1000 tl ye 6 ay adam bulamamissin bu gidisle 6 ay daha bulamazsin, amcik, bodrum'da terlik satan çocuk bile 1000 tl ye ingilizce konuşmuyor...
    3 ...
  12. 229.
  13. 2014 yılında halen google'a satanizm nedir? yazabilmektir.
    0 ...
  14. 228.
  15. Düşünün Bir ülkenin %10'u işsiz. Ve bu rakamın artmasından çekiniliyor. Gizli işsizleri de sayarsanız bu oran %15'lere çıkıyor. Yani istatistiğe vurursak her altı kişiden biri işsiz. Korkunç bir oran.

    Ve on iki yılda bu durum iyileşeceğine daha betere gitti, hani diyoruz ya kalkınma diye. istihdam bir ülkeye yapılan yatırımları ve bu yatırımların istihdam yaratma kapasitesini gösterir. Demek ki ülkede çok az yatırım var ki istihdam yaratamıyor aksine hızlı nüfus artışı ve kapanan işletmeler çok. Yani kalkınma yok reele vurduğunuzda büyüme yok.

    Peki bu ülkede hala nasıl buna sebep parti böylesine oy alıyor? Neredeyse her ailenin bi işsizi var; onlar buna bakıp da hala nasıl bu partiye oy veriyor? Demek ki ailenin diğer fertleri çok iyi kazanıyor başka açıklaması yok.

    Kendisine yat alınan çocuk gibi hakikaten anlayamıyorum. Gerçekten anlayamılorum. Eminim ki %10'unun %9'u AKP'ye oy atmıştır.

    Yazık...
    2 ...
  16. 227.
  17. türkiye'deki oranı her zaman yüksek olmuştur. ufak bir kaza veya hafriyat işi yapılırken bunu saatlerce seyreden kalabalığa bakarak anlayabilirsiniz.
    2 ...
  18. 226.
  19. 225.
  20. uzun süre sonra içine düştüğüm insanı psikolojik sıkıntıya sokan saçma sapan durum.
    1 ...
  21. 224.
  22. --spoiler--
    Yıllar yıllar önce “Ah şu mektepler olmasa, maarifi ne güzel idare ederdik” diyerek başladık mazeret yaratmaya. Devam ettik. Yıllar yılı “Petrolümüz, doğalgazımız yok, o yüzden cari açık veriyoruz” dedik. Ama bunu söylerken biraz uzakta kaldıkları için olsa gerek, Japonya’nın da, Güney Kore’nin de enerji kaynaklarının olmadığını hiç görmedik. “Enerji hariç şukadar açık veriyoruz” diye hesaplar yaptık. Hızımızı alamıyorduk artık, bütçede “faiz dışı fazla” diye yeni bir kavram icat ettik. Sanki faiz yükünü Afrika’nın adını duymadığımız ülkesinin bir kabilesi oluşturmuş gibi. Kim tutardı bizi; 2013’e geldik, bu kez de “Altın ithalatı hariç cari açığımız iyi gidiyor” demeye başladık. Sanki bu altını biz değil başkaları ithal ediyordu, hesabı ise biz ödüyorduk.

    Şimdi işsizlik oranı başkaldırma eğiliminde ya, geçen iki yıla göre bir artış var ya, bekliyoruz nasıl bir “izah” geleceğini...

    “Nüfus artıyor, çalışmak isteyenler, yani işgücü piyasasına girenler artıyor, işsizlikte de bu yüzden yükselme var” dense, olmaz. Olmaz; çünkü bir yandan da nüfus artsın, diye çaba gösteriliyor. Dünün, bugünün çabası elbette işgücüne henüz yansımış değildir; ama eğer bu çaba karşılığını bulmuşsa, söz konusu yansıma elbette bir gün olacaktır. Dolayısıyla bu gerekçe tutmaz; tümden sakat!

    Kaldı ki, bizde işgücüne katılma oranı hala çok ama çok düşük. Bizde yüzde 50’yi ancak aşan işgücüne katılma oranı, bazı ülkelerde, örneğin izlanda, isviçre, isveç, Hollanda ve Danimarka’da yüzde 75 ile yüzde 85 arasında.

    Toplam oranda bile adeta fark yemişiz, kadınlarda ise durumumuz içler acısı. Bizde çalışabilir durumdaki her 3 kadından ancak 1’i çalışmak istiyor ve bu oranla dünyanın en geri ülkelerinden biriyiz.

    Ama yine de “Çalışmak isteyenlerimiz de biraz azalsa, bakın işsizlik gibi bir sorunumuz kalacak mı” diyebiliriz. Anlamsız olur, saçma olur; olsun, niye demeyelim ki...

    Bir gerekçe bulmazsak, yüzde 10’a dayanan ve yakında çift haneye çıkacakmış gibi görünen işsizliğe bir açıklama getirmemiz gerekecek ve zorlanacağız. TÜiK’in dün yaptığı açıklamaya göre, eylül ayındaki işsizlik oranı yüzde 9.9 oldu. Eylül ayındaki işsizlik oranı geçen yıl yüzde 9.1, 2011 yılında yüzde 8.8 düzeyindeydi. Yani son üç yılın en kötü eylülünü yaşıyoruz. 2009 ve 2010’daki oranlar daha yüksekti yüksek olmasına ama, kabul edelim ki o yıllarda 2008 krizinin izlerini taşımaktaydık. Dolayısıyla 2009 ve 2010’a göre yine de iyi durumdayız, diye mutlu olmak pek de mantıklı değil.

    Her 5 gençten 1’i işsiz

    Toplam işsizlik oranı, işgücüne katılma oranının düşüklüğü sayesinde hala tek hanede. Kendimizi avutmanın, hele hele “Bakın ispanya’nın, Yunanistan’ın, italya’nın haline, oralarda işsizlik yüzde 20’lerde” demenin, mezarlıktan geçerken ıslık çalmaktan farkı yok. Bunu söyleyenlerin, rakamlara biraz daha dürüst bakması ve o ülkelerdeki işgücüne katılma oranını da dikkate alması gerekir.

    Dedik ya, işgücüne katılma oranımız düşük ve bu sayede hala tek hanede tutunabilmiş durumdayız. Ama, hani o “Hep artsın artsın” dediğimiz genç kesim var ya, onların 5’te 1’i işsiz geziyor. 15-24 yaş arası genç nüfustaki işsizlik oranı geçen yıl eylülde yüzde 18’di, bu yıl yüzde 19.4’e çıktı. Oran kentlerde yüzde 21.8’den yüzde 22.1’e yükseldi. Kırsal kesimde de geçen yıl yüzde 10.5 olan oranın bu yıl yüzde 13.7’ye yükseldiği görüldü.

    Genç nüfustaki işsizliği, bir başka gün daha detaylı olarak ele almakta yarar var. Türkiye’nin kanayan en büyük yarası bu çünkü.

    Siz hiç, yıllar önce okulu bitirmiş ve işsiz gezmekten boynu bükülmüş gençlerin öğretmen kurası atamalarındaki yüz ifadelerine baktınız mı? Türkiye’nin neresinde olursa olsun görev yapmaya, 2 bin lirayı bile bulmayan maaşa razı yaşamaya hazır bu genç insanların gözlerinden süzülen sevinç (ya da adları yine çıkmayınca keder) gözyaşlarını gördünüz mü?
    http://www.dunya.com/ah-b...enler-azalsa-154187yy.htm
    --spoiler--
    0 ...
  23. 223.
  24. 222.
  25. 9 yıl diyalize girmişliğim olduğu için bu süreçte musallat olmuş durum. şimdide aynı.
    allah kahretsindir.
    2 ...
  26. 221.
  27. eşittir parasızlık demektir. hazıra da dağ dayanmaz. fakiri de kimse sevmez, zengin kadar yeri yurdu yoktur. işlenin.
    0 ...
  28. 220.
  29. izni, tatili çok ve kafa rahattır buna mukabil parası azdır. tam bir trade off.
    1 ...
  30. 219.
  31. ne olacak bu işssizlerin hali diye düşünmeyen bir hükümetin doğurun doğurun en az 3 tane diye söylemesi ne kadar acıdır. tüik verileri tamamen yanıltıcıdır. nedeni ise eğer 6 ay iş bulmamış bir insanı gönüllü işsiz ( gönüllü işsizlik )kabul etmektedir. ne kadar acı ki memleketin gençleri tee ilkokullardan yaşları 35 lere kadar sınavlara girmetedirler ve bunların bir kısmı malesef işe girememektedir. kimi insalar ise simit sat diyerek banane dercesine mırın kırın etmektedir. bu tavır malesef cahil konuşmasıdır. bu sorun iş bulamayan kişinin değil ayrıca bunu söyleyen kişininde sorunudur.

    son olarak bunu biliyor musunuz ? diyerek bir şey yazmak isterim. ülkede 1 aktifi 4 pasif düşmektedir nedir mi bu yani 1 sigortalı kişi yani çalışan ya da emekli kişi sırtında 4 kişiyi taşıyarak onlara bakmaktadır.
    ekonomi süper diyenlere peki bu da mı yalan diye sorulması gereken sorudur.

    türkiye malesef işsizlik sorununu haledememiş olmakla beraber şu an ülkede dönen paranında aldatıcı olduğunu unutmamak lazım bu sıcak para kaynağı satılan kitler vs den gelen özelleştirmeden gelen paralar olmakla birlikte her an yok olabilecek paralardır. başbakanımız bir zamanlar diyordu vergiyi bir cepten alıp öbür cebe atıyoruz diye inşallah uzun vade de o haklı çıkar yaşayıp görücez.

    ama hakkınıda vermek lazım bankacılık sektörünü sağlam tutmaktadırlar.

    bunlara rağmen işsizlik fenadır işsizlik bunalımdır işsizlik kendini boş sanmaktır.

    not: bir işsizin öz olarak düşünceleridir. konuyu derinlemesine yazmadım ama kuşbakışı gözüken budur.
    2 ...
  32. 218.
  33. en büyük hobim ya. düzenli aralıklarla yapacak iş bulamıyorum god damn.
    0 ...
  34. 217.
  35. bir bireyin isteği, yeterliliği olmasına karşın iş bulamamasına verilen addır. varlığı eksik istihdam yaratır. bir bireyin işsiz sayılması için iş araması ve işe başlamaya hazır olması gerekmektedir.
    açık işsizlik, gayri iradi işsizlik, mevsimlik işsizlik, yapısal işsizlik, teknolojik işsizlik, konjonktürel işsizlik, geçici işsizlik gibi türleri vardır.
    0 ...
  36. 216.
  37. girdiğin her sınav sonrası bir tokat daha yemiş olan bünyenin isyan etmesidir.
    -girilen 4-5 banka sınavı.
    -2 adet kpss.
    -katiplik.
    -son olarak da pomem.

    sonuç? babayı. insanın kendini mal gibi hissetmesidir.
    dışarı çıkınca nefes alasının bile gelmemesidir.
    mal gibi oyunlara kafayı gömerek gerçek hayatın dişlilerinin verdiği acıyı bir an için unutmaya çalışmaktır.
    7 ...
  38. 215.
  39. hergün kalktığında yatakta tembellikle sağa sola dönerek kıvranırsın. yorgan bedeninin kıvrımlarına girerek bu tembelliğe yardımcı olur. kalkarsın aynada şöyle bir suratına bakarsın, gözlerinin altı hafiften çukurlaşmıştır. gel zaman git zaman insanlar değişime uğramıştır. sense genel olarak sisteme lanet okuyorsundur. haketmediğini düşündüğün şeyler çoğalır, bunların başında ise kendinden daha aptal olarak gördüklerinin senden daha iyi bir yaşama sahip olmasını gördüğün andır. sonra tak eder ve olur olmadık yerlere iş başvurusu bırakırsın, formu doldurduktan sonra bir umutla aramalarını beklersin fakat nafile. hayat işsizliğinde devam ediyordur. insanlara ''ne haber?'' diyemezsin sonra, çünkü cevaplar '' iyi valla, iş güç. senden?'' olur. içine kapanırsın. kitap kurdu olman en güzel savuşturucu olur. yazarsın, düşünürsün. işsiz ve kitap okuyan erkek ortalama bir kadına hitap etmez. dolayısıyla yalnızlığa terk olursun. zaten beklediğin kadın da çıkıverse, karşılamak için onu belli miktar eyvallahın olmamalı. malum, o otobüs kartına 3TL doldurup hesap yapan erkeksindir...

    velhasıl; iş zor, işsizlik gani gani zor. fekat işsizken yaptığın birikimle, iş hayatında ani bir sıçrama, adeta bir kanguru misali doğada gezinebilirsin. tabii bunu yapmak ve işsizkenki birikimi sağlamak için kitap okumak, kendini geliştirmek, ve net üzerinden de olsa bir yabancı dil geliştirmek olabilir. internet çağındayız ulen! kullan bunu. bırak artık facebook'tan kız aramaları, porno sitelerinde gereğinden fazla vakit geçirmeleri... işsiz birisi olarak, sellamınallaykum.
    5 ...
  40. 214.
  41. gereklidir gereksizdir diye bakılmadan bol bol üniversite ve bölüm açarak düşük gösterilen oran.

    mezun sayısını artar ki patronlara hem ucuz hem nitelikli işgücü sağlansın.
    en az üç çocuk, en az üç üniversiteli.

    bi 50 yıl sonra doktora yapmış işsizler ordusu kurulacak rhat olun. profesyonel askerlik ne güne duruyor diyor dış ses.
    8 ...
  42. 213.
  43. hesap edilirken öğrencilerin dahil edilmediği uygulama. sayıyı düşük gösteriyor ne de olsa. üniversiteleri acaba sırf bu yüzden mi açtılar diye kıllandırır insanı.

    üniversiteden mezun olup da iş bulamayınca, aslında o bölümlerin o konuda yetişmiş insana ihtiyaç olduğu için değil de sırf işsiz sayısı az görünsün diye açılıp össde istediği yeri tutturamamış kişiler için neresi gelirse diye yazdıkları yerlerin sayısının artıp da tutma olasılığını arttırma amacıyla yapıldığını anlıyor insan.

    iş yok mu? var tabi olmaz olur mu. ille de iş bulucam diyen olursa asgari ücrete çalışıyor. niye? çünkü aynı bölümden o kadar çok mezun var ki üstüne para öde deseler işe giren olur. *
    1 ...
  44. 212.
  45. nasılsın diye soran olsa işsizim ben cevabını veresim geliyor. zira laf dönüp dolaşıp oraya geliyor. baştan söyleyeyim de karşımdaki çok uğraşmadan ahkam kesmeye başlasın istiyorum, sonra vıdı vıdısını yapsın ve sussun. ne kadar çok yorum yapmaya meraklı, o kadar okudun ne oldu bak diye yüzüme karşı gülecek insancıklar varmış. ben bilmiyordum zaten kendimi tatilde sanıyordum iyiki söylediniz öğrenmiş oldum. yıllarca harcadığı emeğin hiçbir işe yaramadığını görmenin insanı nasıl yaraladığını, günden güne yiyip bitirdiğini herhangi biri nasıl anlayabilir ki.
    1 ...
  46. 211.
  47. gene gerilemiş türkiye sorunu. 11 yıldır geriliyor amk. bana bir değişiklik yok gibi geliyor nedense!
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük