Bu corbaya direk corba demek saygisizliktir efenim.
Cok emek ister yapmasi. Herkesin yaptigi da yenmez. Özellikle annenin yaptigi vardir. bi o yenir, bir de bir kac taninmis yerde yapilir, oralarda yenir.
Bol limon, sarimsak soslu ve pul biberi de olmali ki; yerken doguklara ulasmali insan.
Kimisi icin igrenc birsey. Olabilir. Biz yine de seviyoruz seni iskembe corbasi. Kim ne derse desin, kim yasaklamak isterse istesin; biz seni sevenler hep arkandayiz.
Bir de bunun hazirini cikartmislar. Icinde hic birsey yok. Sanki iskembeyi kurup, toz haline getirmisler. Ne tadi var, ne de tuzu.
Sosyete restuarantlarinda hic aramayin yoktur. Oralarda kertenkele, sümüklü böcek vs vs gibi nesneler satalarlar ama iskembe corbasi yapmazlar. Sonra da kalkip iskembe corbasi icenlere laf atarlar.
Eeee senin yedigin yengec igrenc degil mi?
Al! Bu da bana igrenc geliyor.
bir sevdadır işkembe çorbası, her gece sizin gibi öğrenci olan 8-9 açın bir çorbacıya dolup "abi az" demesiyle başlayandır... mahallenin iti kopuğu ile tanışık olmanızı sağlayandır bu çorba, bütün sarhoşları tanımanızdır aynı zamanda... bitirdikten sonra sigara ikramının mutlaka geleceğini bilerek içtiğiniz bir çorbadır... sadece sarhoş olduğunda değil de ayıkken sadece "işkembe çorbası içmek istiyorum" dürtüsüyle içtiğinizde çok büyük anlamlar kazandırandır.
bursa'da içilmeyecek bir tek yer varsa o da mudanya-izmir yolu ayrımındaki bursa işkembecisidir. bildiğin sulu işkembe parçalarını getirir koyarlar önüne. bursa'yı tanıyan bilen insanlar için içilebilecek birkaç yer vardır ki muhtemelen türkiye sınırları içersinde en lezzetli işkembe çorbası kendilerinde yapılmaktadır:
sadece gündüzleri açık olan; beşevler küçük sanayi girişinde mercan restaurant. yalnız işkembe değil de tuzlama olarak istenirse asıl lezzetine kavuşuyor.
kent meydanında her saat açık olan divan restaurant elbette.
kültürpark içinde içildiyse ve artık yavaştan kalkılıyorsa yusuf restaurant. anlatmaya lüzum yok, mekanın ulviliğini bilen iyi bilir...
valla ab uyum yasalarinda ileriki bir tarihte kesinlikle sözkonusu olacagini düsündügüm corba. sünnet olmak gibi, kokorec yemek, iskembe corbasi icmek gibi geleneksel tadlarimiz, "sünepe" ,ipek esarpla dolasan ve "modaya uymus" bircoklarini rahatsiz eder.
hem batida hem de bizde...
ben ipek esarptan uyuz oldugum icin iskembe corbasini cok severim. sen yurtdisinda yasa, sonra da iskembe corbasina karsi tutum takin...olmayacak bir seydir bana göre.
anneye ve eve duyulan ozlemi daha bir arttiran, yemek olmaktan ziyade pek cok evde basli basina bir aktivitedir iskembe corbasi. şoyle ki, gece vakti oturup aile arasinda sohbet ederken bir psikopatin cikip "iskembe corbasi yemeliyiz" demesi ve caydan midesi kazinmis ev ahalisinin onu desteklemesiyle devam eden israrlara dayanamayan annenin buzluktan cikarip gece yarisi ziyafeti hazirlamasi ve sonrasinda kokulu kokulu uykuya gitmek en ozlenen hallerindendir.
genelde kafalar güzel içildiği için, tuzdur, biberdir, sirkedir, sarımsaktır ucundan ucundan konularak tadı kontrol edilir. mükemmel tada ulaşıldığına kanaat getirildikten sonra hayvani bir iştahla içilmeye başlanır.
nihayetinde; her kaşıktan sonra, daha tuzlu, daha acı ve daha ekşi gelmeye başlar. sonuç yine hüsrandır.
bugün bir kez daha anladım ki bu çorbanın üstüne çorba yok sözlük. o nasıl bir koku, o nasıl bir tat, o nasıl bir servis ediş... kelimeler kifayetsiz kalıyor konu işkembe çorbası olunca. anlatılmaz sadece yaşanır. sadece...
tam olarak hangi ülkenin yemeği olduğu bilinememektedir. makedonyalılardan sonra; bulgar ve hatta yunanlılarda, türk'lere bu konuda rakip çıkıp; kendi yemekleri olduğunu iddaa ediyorlar.