yarın bir tanesine daha gideceğim iş prosedürlerindendir. galiba sırf deneyim olsun diye gidiyorum. daha başvuru formunda başlayan saçmalıkları görünce biraz ukalaca doldurmuştum belgeyi. olmadı muhabbet eder çıkarım, hiçbir gerginlik hissetmiyorum nedense öncekiler gibi.
Her seferinde bir bahane buldugum icin is bulamiyorum.
- o zaman yarin sabah gel basla. Siyah pantolon ve beyaz gomlek giy, tamam?
+ siyah etek olmaz mi? Pantolon giyme ihtimalim no way.
baska bir adla baska bir zamanda:
- yani mesai saatlerimiz oglen 1den gece 11e kadar...
+ boyle gunes battiktan sonra gelsem ben, dogunca gitsem? Bakin bence burasi 24 saat acik olmali. Hayir mi? Tamam.
- cv'nizi mail atabilir misiniz?
+ yok ya atamam tesekkur ederim.
- aa neden?
+ mail adresim immmsey@gmail.com yani, siz olsaniz atar misiniz?
- haftalik 500 tl, yemek ve yol parasi veriyoruz.
+ neden?
- anlayamadim hanımefendi nasil neden?
+ garsona haftada 500 tl mi verilir yani ne yaptiriyorsunuz kim bilir...
- ...
- yalniz ben pazar gunleri calisamam.
+ ama en yogun oldugumuz vakit.
- benim de!?
Bunlar gibi yuz binlerce konusma yuzunden is bulamiyorum. Bazilari kabul ediyor ama sabah uyanamiyorum. Bir de butuuun sartlarimi tam anlamiyla kabul eden bir yer var sadece. Orasi da pek icime sinmiyor.
dün girdiğim bir görüşmeden sonra bugün tarafıma gelen olumsuz maille bir kez daha ik cılara küfür etmemi sağlamıştır.
Mail de teknik özelliklerimin olumlu olduğu ancak iş için olumsuz olduğu yazmaktadır. Acaba teknik diyerek anlatmak istedikleri şey neydi.
Rahat olun, eliniz ayağınız titremesin, devamlı bir tebessüm haliniz olsun. Parmaklarınızı yemeyin,dik oturun..
teknik sorular dışındaki sorular ya beden dili vasıtasıyla karakterinizi ölçme ya da panik durum halinde olaya nasıl yaklaşacağınızla ilgili sorulardır.
Mavi araba mı, kırmızı araba mı diye bir soru gelirse bu soru seçtiğiniz rengin anlamı ile ilgili bir sorudur.
mesela turuncu renk gelip geçer olmayı, kısa süreli olmayı temsil eder.
Bazen iş görüşmesi yapan kişi işin pozisyonuna göre size hakaret edecek seviyede laubali yaklaşır.sizden o direnci kırmanızı bekler, kızarıp bozarıyorsanıZ o iş orda bitmiştir.
bazen sadece konuşmanızı dinlemek için soru sorarlar, diksiyonunuzu, göz temasınızı, sürekliliğinizi.. böyle bir soruda aklınıza geleni tane tane anlatın.
Bir önceki şirketimle yaptığım görüşmemde bana da sorulmuştu "niçin sizinle çalışalım" sorusu. 3 ay sonra patronumuz(muz) size beni işe aldığınız için teşekkür edecek. Demiştim, aldılar.
Şimdi yaptığım işe başlarken bizzat patronla kıran kırana maaş pazarlığı yapan da o genç çocukdu. ilk başlarda hayal ettiğiniz bir pozisyonunuz olmayabilir ama kendinizi geliştirdikçe siz iş seçmeye başlayacaksınız. Çalışın, fedakarlıklar yapın, cefakarlıklar yapın, kendinizi yorun, verebileceğinizin fazlasını verin
Okul bitmiş toy bi şekilde iK sorumlusunun karşısına çıkılmıştır. Ondan sonra karakter analizi için saçma sapan sorularla bombardımana başlanmıştır. Ardı arkası gelmeyen sorulardan sonra başka adayımız yok zaten sizi almak durumundayız hayırlı olsun denmiştir o gün bu gündür bu şirketteyim. Ve yöneticilik kadrosuna eleman almak için yapılmıştır bu mülakat. Sonradan öğrendim ki daha önceden gelen bütün adayları biz sizi ararız deyip geri göndermişler.
işsizken sayısız sayısız yüzle tanışmak sonrada biz sizi ararız deniyo ya eyvallah kardeş ben kendime bi çay ısmarlıyım diyip uygun yerinize baka baka ilerlediğiniz kaldırımlara dönüşüyor. Sakin olmak lazım adınız soyadınız biz sizi ararız ..oldu iyi günlerrrr..
Özel sektörde çalışıp da sırtının yere gelmeyeceğini düşünenleri göstermiştir.
Özel sektörde sırtının yere gelmeyeceğinden emin olabilmen için; turkcell'in falan ceo'su olman lazım. O zaman bile garanti değil.
efendim görüşmek için traş ol parfüm sık takım kravat giy hazırlan ve yola çık. nihayetinde gideceğim yere ulaşıyorum güvenlik adımı soruyor ve elinde liste olan kağıda işaretliyor sonra ikinci güvenliğe geliyoruz xray dan geç diyor peki deyip geçiyorum hemen adımızı alıp efendisine telefon faslı sonra ziyaretçi kartı veriliyor, beklemeye başlıyorum. etrafı bakıyor tanımaya çalışıyorum su sebili görüyorum susadığımı fark edip 1 bardak su içiyorum yaklaşık 25 dk beklemeden sonra nihayet tamam gidebilirsin ilerden en soldaki oda... kartı makineye okutup giriyorum 2 genç takım elbiseli hoş geldiniz diyor yeşil koltuğa otur deniliyor eyvallah deyip oturuyorum klasik klışe sorular başlıyor kendini anlat yalnız biz müdahale etmiyecez sen konuş deniliyor! anlatıyorum... kitap okumayı severim diyorum sözün bir yerinde hangi tür deniliyor. her türlü ayrım yapmam bilgi sonuçta diyorum adam taktı okuduğun kitap ne. (bkz: ilber ortaylı)ilber ortaylı diyorum adam hemen siyasi mi okuyorsun yani diyor ya sabır diyorum içimden (be hey adam az önce dedim her türlü okurum ayrım yapmam diye) yavaş yavaş görüşme sonuna geliyoruz ama bir şey dikkatimi çekiyor ki içler acısı: adamın akıcı düzgün konuşması gereken mesleği icraa ediyor iki de bir eeee, ıııı gibi asalak cümleleri kuruyor şuan tekrar gitsem orayı terk ederdim konuşmayı bilmiyor diksiyon nedir bilmez mülakat yapıyor! durum böyle işte
köle olmak için görüşmektir. şirketin köle almaktan sorumlu kölesi, yani insan kaynaklarından ayşe hanım ( adı bile rahatsız edici amk insan kaynağı. bak direk malsın çünkü sen bi kaynaksın yani.) bu eleman sizin şirkete neler katabileceğinizi değerlendirmek için rahatsız edici sorular sorar. çok rahatsız edici bir şeydir. en ufak gururu olan insanın gururuna dokunur bu görüşme. çünkü esasında amaç sana şerefinle çalışabileceğin bir iş sağlamak değildir ''bu adam şirkete ne kadar kazandırabilir ?'' sorusudur.