içip içip birilerini aramamayı öğrendiğin zaman büyüyorsun aslında. öğrenilmiş çaresizlik de, denediğin şeylerin bir şeyi değiştirmeyeceğini öğrenmek de. belki de senin bir başkasını aradığın gibi, bir diğer kişi de içince seni arıyor ve bu durumdan ölesiye rahatsız oluyorken sen; aramak istediğin kişinin senin hakkında bu şekilde düşünmesini istemiyorsun. bilemiyorum tam olarak hangisi, belki de hepsinin biraz karışımı. ama içip de arayamadığın zaman, o noktada artık bir umudun kalmamış oluyor. umut derken kast ettiğim karşındaki o kişiye karşı değil, genel olarak hayata ya da ilişkilere karşı. düşe kalka, vura çarpa, morluklar içerisinde öğreniyorsun hayatta bazı şeyleri istesen de değiştiremeyeceğini. işte o becerememe hissi belki de şarhoş olup, sürünerek aradığın kişi tarafından sevilmemekten daha kötü.
böyle devam edersem yakında gerçekleştireceğim eylemdir. sadece hangisini arayacağıma tam karar veremiyorum alkolün de etkisiyle. neyse memiştoları güzel olanı seçeyim.
Hic bir zaman bu kadar yıkık olmayın iradeli olun. Ayıkken yapamayacağınız bir şeyi sarhoşken yapmayın. Siz kendinize güvenin bir şey olmuyorsa olmuyordur zorlamayın. zorlamayın ki önünüze gelen güzellikleri farkedin.
her erkeğin ergenlik döneminde yaşadığı, belli bir yaşa geldikten sonra hatırlandığında "vay amk ne kekoymuşuz lan o zamanlar!" dediği anılardan birisidir.
Keşke telefonu olsada arada wp den fotosuna baksam diyorum belki otobüste denk geliriz diye yalvarıyorum rabbime her gün keşke sarhoş kafayla denk gelsemde 9 senedir sana sarılamamak çok acı bilsen ne kadar sevildiğini utanır sarılırsın bana derim.