Havanın dumanlı,
Vaktin dar olduğu bir zamanda,
Bu sözü bir gül gibi bıraktın yüreğime:
"içim içime sığmıyor!"
Şimdi sana dairim,
Ölesiye tutkulu,
Ölesiye şairim!
Tarihe gömüyorum acıyı ve ölümü,
Yenilgiyi zafer şarkılarına,
Çünkü sen geldin; kumrular geldi.
içim içime sığmıyor!
Umurumda mı sanki ayrılık trenleri,
Ay tutulması, rasathaneler
Aşkın değerini düşüren darphaneler,
Başbakanın Amerika evleri,
Umurumda mı sanki?
Sen geldin; çöllere yağmurlar geldi
Bana göre değil Küba'nın çiçekleri
Yeni bir skandal senaryosunda,
Şaşkın bir ingiliz prensesinin,
Yıkılan hayalleri...
Bana göre değil kavga,
Uygarlığın kriz noktalarında.
Gurbet kokan bir hayatım var benim.
93 harbinden kalma sokaklarında:
ikindi sonrası sirenler çalar,
Eritir dağların kirli karını,
Susuz bir denizde hırçın dalgalar,
Deler karanlığın kulak zarını...
Sen geldin; vefakâr duygular geldi.
Yakamozlar oynaşıyor sularda.
Benim de sırlara ermek çağımdır,
Buzlar vadisinde bir gelin, sevda
Sevda benim özgül ağırlığımdır!
Sen geldin; güvertelere
Umut yükleyip boşaltan gemilerin,
Hindistan cevizi kırdığı kırdığı limanlarda
Ermiş kaptanlara muhabbet duyan
Meczup tayfalar geldi.
içim içime sığmıyor!
Çünkü hem sen geldin; hem bahar geldi...