üniversiteyi bırakıp istediğim bölümü kazanmama ve mutlu olmama rağmen gelirimin eski bölümüme göre daha az olacağını düşündüğüm gerçektir. ama para her şey değildir diyerek bitiriyorum.
şimdiye kadar bir ilişkide tam tamına mutlu olamadım. hep bir şeyler yarım kaldı. bunun benim de biraz payım vardı tabiki de. çünkü hiçbir şeyi sadece karşı tarafa yüklemeyi sevmedim şimdiye kadar. ama düşününce ne yaptım sorusu geldi aklıma. sevmekten başka bir şey yapmadım ama hep yıkıldım. yıkıldığım yerde öylece kaldım. çok büyük okyanuslarda boğuldum. kurtarılmadım. sadece bekledim. belki de hatam hep beklemekti. bir şeyleri elde etmek için elimi bile kıpırdatmadım. çünkü tüm suçu kendimde aramak istedim. böylesi daha kolaydı benim için. ya da ben öyle düşündüm.
analitik düşünme denen illetin insanın iç huzuru ve mutluluğunun önündeki en büyük engel olması. sürekli yeni hedefler ve terminler belirleyip hepsini sırayla gerçekleştirmek insanı mutlu etmiyor, önemli olan insanın elindekilerle yetinebilme yeteneği. 10 yaşındayken ve tek mal varlığınız bir poşet taso iken çok daha mutluydunuz muhtemelen.
zaman sana şiir gibi cevap veriyor' şimdi sen de herkes gibisin'
oysa çok da uzak değildi çok büyük şeyler düşündüğün zamanlar.
olmayacak şeylerin ardından bakmak can yakıyor hem de fazlasıyla.
dışarda bir kitle yaşıyor, yaşadığını sanıyor.
bakıyor, bakıyorsun.